1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Bölgede Yaşanan Olaylarda Asıl Hedef : İslam
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Bölgede Yaşanan Olaylarda Asıl Hedef : İslam

A+A-
Bu yılın son ayına savaşlarla, entrikalarla, ikiyüzlü dünyanın türlü senaryoları içerisinde girdik. Tam bir ay sonra nasipse yeni bir yıla giriş yapacağız. Ama her yılbaşlarında dillere yapışan ve tekerlemeye dönüşen: “ Yeni yılın mutluluk ve huzur getirmesini…..” şeklinde başlayan temennileri ciddiye alamıyoruz. Uzun süredir hiçbir yeni yıl ne huzur getirdi ne de mutluluk…
Dünya üzerinde yer alan karasal alanlarda inşa olmuş ülkeler, liderleri ve vatandaşları sadece birbirlerini yemekle ve sömürmekle günlerini geçiriyorlar. Temennilerimiz iyi yönde olmak zorunda belki ama terk edeceğimiz bu yılın son ayına da savaşlar, katliamlar, zorunlu göçler, terör eylemleri ve kaybolup giden insanlığın gölgesinde girdik. Gidişat öyle gösteriyor ki 2016 yılının da pek hayra alamet gelişmeler getirmeyeceği açık ve net olarak görünüyor. Mevzunun özü, yeni yılında kan ve gözyaşı ile geçeceğini anlamak için allame olmamıza gerek yok. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde yaşanan Avrupa katliamları ve yaşanan terör olayları sonrasında Asya ve Afrika kervanına Avrupa’da katılmış gözüküyor.
Peki, o halde bunun sonucu nereye gidecek?
Geçtiğimiz ay yaşanan Rusya uçağının düşürülmesine dair yaşananlarda açık ve net gözüken bir şey var. Dünyanın kaymağını yiyen Amerika ile Rusya arasında ciddi bir rekabet var. Bu iki süper güç (!) akıllarınca tüm dünyayı parsellemişler. Kendilerine tabi olan ülkelere sözde ağabeylik (!) yapan bu iki ülkenin her şeyden önce gelişmelere itidalli olarak yaklaşmasını beklemek bence biraz safça olur. Birisi Kuzeyden öbürü okyanusun öbür ucundan dünyayı kasıp kavuran savaş ve terör kasırgalarından kendilerine pay çıkarmanın derin hesapları içerisindeler. Bunu yaparken diğer milletleri uyandırmamaya azami itina göstererek nihai hedeflerine ulaşma gayreti içerisinde planlar uyguluyorlar. Geçtiğimiz ay ki Rusya uçağının düşürülmesine yönelik gelişmelerde Amerika’nın yanımızda yer alması gibi bir saçmalığa inanmamızı kimse beklemesin. Bunun temelinde kendi çıkarları ve hedefleri vardır. Bölgede ölüp giden taze canlar, masum insanlar zerre kadar umurlarında değil.
İşte bu hengâme arasında çeşitli çıkışlarıyla dikkat çeken Türkiye’mizin ileri adımlarla atağa geçmesine müsaade etmemek için üzerimizde çok çeşitli senaryolar karalanıyor. Türkiye’mizin İslam dünyasına ağabeylik misyonu üslenmesi ihtimaline karşı bölgede itibarsızlaştırma başta olmak üzere kendi uyduları olan iç düşman dinamiklerini de harekete geçirerek ileri gitmemiz engellenmek isteniyor. Peki, Türkiye bunca akıntı arasında dimdik hedefinde ilerleyerek amacına ulaşacak mıdır?
Bu konuya sadece “Allah bilir” cevabı verebilirim.

Bu durumda ne yapmalıyız?
Yapacak fazla bir şey yok açıkçası. Türkiye, etrafında yükselen ateş çemberine dönük dik duruşunu sergilemekle birlikte -eğer varsa- dünyada yaşanan entrikatik oyunlar arasında yanında durabilecek ciddi partner ülkelerle birlik içerisinde hareket etmeli ve ümmetin hakkını bu iki azılı vampirin elinde oyuncak olmaktan kurtarmalıdır.
Bu kolay olacak mı?
Tabi ki hayır…
Ama İslam ümmetinin bunca zamandır yaşadığı katliamlar, sürgünler, sindirmeler, lider sultaları gibi olumsuz gelişmelere karşısında her şeyden önce tabii olduğu dine karşı olan yükümlülüklerinde samimi olmalıdır. Amerika’nın ya da Rusya’nın uşağı olmuş İslam ülke liderlerinin hidayet bulması umulur ama bu çok uzak bir ihtimal olarak göründüğüne göre ilk kıvılcımı atacak liderlerle bu işe bir Bismillah demenin zamanı gelmiştir.
Dünyada Hristiyanları temsil eden Amerika ve Rusya dışında Yahudileri de temsil eden İsrail var. Ama İslamiyet’i temsil eden gerçek iman sahibi ülke liderlerinin azlığı işte bu kritik tabloyu ön plana çıkarmaktadır. Buna yeltenenlerin bile bahsi geçen diğer din mensupları maharetiyle bertaraf edildiğine uzun yıllar hatta asırlar boyunca şahit olmadık mı?
Bugün Mısır’a baktığınızda, ülke halkının teveccühüyle iktidara gelen Muhammed Mursi’nin yaşadığı acı gelişmelerin temelinde sizce ne yatıyor?
Bugün Sisi rejiminin İsrail’le birebir ortak hareket etmesinin temelinde yatan etken sizce nedir?
İslam dinine mensup ümmetin liderlerinin katkılarıyla ikircikli bir yaşam süren Müslümanları içeriden yıkan yapı yok mudur? Şiilerle Sünniler arasında yaşanan kin ve nefret tohumlarını sizce kim körüklüyor?
Adına DAEŞ, IŞİD ya da her ne derseniz deyin verilen terör örgütü mensuplarının aynı din ama farklı mezheplere sahip ümmeti Şiiler ve Sünniler diye ayırarak, Şiiler üzerinde oynadıkları oyunlar sebebiyle yaşattıkları katliamlar sizce neden oluyor?
Hemen yanı başlarında ki baş yılan İsrail katliamlarına bile bu kadar duyarlı davranmamalarının temelinde yatan sebep nedir?
Rusya’nın kilometrelerce öteden gelerek DAEŞ ya da diğer terör örgütlerini vurmak yerine Bayırbucak Türkmenlerini acımasızca vurmalarının sebebi nedir?
Büyük bir oyun oynanıyor üzerimizde… Bunların nihai hedefi bölge ülkelerinde ki gerçek Müslüman nüfuzunu ortadan kaldırmaktır. Suriye’den kaçmak zorunda bırakılan vatandaşların savaş bitmesi durumunda geri ülkelerine döneceklerine inanıyor musunuz? O iş bitmiştir. Güneyimizde yaşananlar sonrasında İslam’a karşı oynanan acımasız savaş devam ediyor.
Ama dedim ya! Biz inancımızı kaybetmeden hakkın sesini yani İslam’ın sesini haykırmaya devam edeceğiz. Sonuçta teker teker hesaba çekileceğiz.
 
Bu yazı toplam 76 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.