1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. BÖLGEMİZDE YARATILAN ILIMLI İSLAM TUZAĞI!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

BÖLGEMİZDE YARATILAN ILIMLI İSLAM TUZAĞI!

A+A-

Bölgemizde karışıklık sürüyor. İran’ın uçak düşürme skandalı, Doğu Akdeniz’de  petrol arama çalışmaları, Suriye’de uluslararası güçlerin gövde gösterileri, Irak’ın Amerika’ya kaptırdığı kuyruğunu kurtarma çabaları sonrasında ABD’den aldığı yanıt, Libya’da Hafter’in dış güdümlü mide bulandırıcı Arap ülkeleri tarafından desteklenmesi, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz petrolünden pay kapma aşkıyla kavrulduğu günümüzde, ülkemizin bölgede söz sahibi olmaya emin adımlarla yürümesi sonrası çektiği hazımsızlık, Sudan’da askeri yönetimin halkın gazını almaya yönelik sonu belirsiz girişimleri, Suudi Arabistan’ın ABD’ye gönüllü kölelikte sınır tanımaması ve daha nice sorunlar günden güne artarak devam ediyor. 

Amerika ve Rusya tarafından yürütülen oldukça gizli, kirli bir hava hakim ortalıkta.

Bu havanın dağılması için islam ülkelerinin milli bir politika belirlemesi, her ne pahasına olursa olsun, geleceği için, şerefi için, halkı için, dinimiz İslam için mücadele azmi ve kararlılığında olması lazım.

Evet, sizin de mırıldandığınız gibi imkansızdan bahsediyorum. Çünkü İslam ülkelerinin birçoğunda milli bir politika olmadığı için zikri geçen iki gücün ardına takılmış ve emir eri olmaya baş koymuşlar. Canları pahasına milli bir duruş sergileyememenin sonucu olarak kuklalaşmışlar.

Bölgemiz, her fırsatta birilerinin politikalarına hizmet amacıyla cadı kazanına döndürülmüş durumda.

Sık tartışılan konulardan birisi de malumunuz olduğu üzere “ılımlı İslam” ve bununla bağlantılı olan “dinde reform” sorununun ayyuka çıkmasıdır. Bu sorun, ABD’nin Ortadoğu merkezli BOP yani bu proje Büyük Ortadoğu, Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika vb. adlar alıyor. Bu proje, ABD’nin bölgedeki emperyalist çıkarlarını genel olarak ifade eder. Bölge halklarının genellikle İslam dinine mensup fertlerden oluşması, BOP ideologlarınca da İslam dininin “terör ve şiddeti” doğuruyor sayılması, beraberinde İslam dininin “ılımlılaştırılması”, “reformdan geçirilmesi” hedeflerini dile getiren emperyalist güçlerin bilindik ve ustalıkla sürdüregeldikleri bir politikanın doğurduğu sonuçtur. Bu nedenle, bugün “ılımlı İslam”ın ve bununla bağlantılı olan dinde reform çalışmalarının, ABD’nin dünya egemenliği politikasından, bunun içinde İslam ülkelerine yönelik stratejilerinden ayrı ele alınması olası görünmemektedir. Bölgedeki İslam halkları, ABD’nin müdahale ve işgallerine razı bir pozisyona getirilmek istenmekte, bu amaçla, bugün onlar arasında hemen hemen en etkili ideoloji durumundaki İslam, ABD’nin gerici, emperyalist girişimlerine olur verecek biçimde yeniden yorumlanmak istenmektedir. Bölgemizde yaşanan çatışmaların temelinde aslında bu etken yatar. Ziyaret ettiğim tüm İslam ülkelerinde ki yaşam tarzı, kişisel algılar ve diğer tüm etkenler kombine olarak değerlendirildiğinde sonucun, ABD emperyalizmine ışık tutma amacıyla düzenlendiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. AB’nin bir “medeniyet projesi” olarak yansıtılması gibi, “Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika” projesi de, “bir uygarlık ve demokrasi projesi” olarak yansıtılmaktadır. Asıl hedefte, bölge halklarını köleleştirmek suretiyle dilediği gibi çekip çevirmek ve istediği noktaya taşıyabilmek amacı taşınmaktadır. Coğrafyamızın rahata ermesi, huzura kavuşması, tüm ülkelerin kendi yeraltı kaynaklarını dilediği gibi çıkarıp, diledikleri gibi sarfetme gibi bir misyon asla düşünülmemektedir.

Kendimi bildim bileli güneydoğumuzda zengin petrol yatakları olduğunu her fırsatta duyarım. Bunları çıkarıp milli gelire dönüştürebilmemizin önünde ki kasıtlı ambargonun yaşandığı coğrafyanın fertleriyiz.

Bugün ılımlılaşması için emperyalizmin temsilcileri tarafından hedefe konan din; dinimiz İslam’dır. Bir cümle ile ifade edecek olursak, ABD’nin bölgede ki çıkarlarını güvenceye almak amacıyla ümmet olarak kullanılıyoruz. ABD başta olmak üzere, emperyalist güçler, akıllarınca İslam’ı uygarlaştırma ve ehlileştirme peşindeler. İslam halklarının geçmiş yüzyıllarda insanlığın ilerlemesine yaptığı katkılar unutulmakta, sağlam bir uygarlık yarattıklarının üzeri örtülmekte, müslümanlar; uygarlaştırılmaları gereken barbar sürüleri olarak görülmektedir.

Kafama takılan konuyu dikkatinize arz etmek istiyorum.

Tüm bunlar bir araya gelince bir soru öne çıkmakta: ABD emperyalizminin önderliğinde, Ortadoğu’nun Müslüman halklarına karşı yürütülen bu savaş ve müdahale saldırısı, dine, Kur’an’a dayanarak püskürtülebilir mi? Yanlış anlaşılmasın, Ortadoğu’nun Arap, Kürt, Türk, Pers ve diğer halkları, tek bir “cihat bayrağı” altında toplanarak, ya da tek tek bu emperyalist saldırıyı püskürtebilirler mi? Yoksa Ortadoğu halkları ulusal ve sosyal kurtuluş için farklı bir temele dayanmak, birliğini ve mücadelesini bu temel üzerinden geliştirerek zafere ulaşmak zorunluluğu ile mi karşı karşıya? Orta ve yakındoğu halklarının önümüzdeki dönemde yürütecekleri mücadelenin kaderinin, büyük oranda bu sorunun çözümünde yattığı ortadadır.

Bölgesel istikrar için islam ülkelerinin dini hassasiyetleri, farklı yönde seyirler ortaya koymaktadır. İran’ın bu ay başında Ukrayna uçağını düşürmesiyle ortaya çıkan saçma siyaset mantığı, bölgemizin ne kadar istikrardan yoksun ve halkların ne kadar birbirinden kopuk olduğuna ilişkin bir fikir vermektedir.

Şu an için bu durumun nasıl düzeleceğine ilişkin bir öngörü sağlayamıyorum. Çünkü hiçbir islam ülkesine güvenmiyorum. Hiçbirinin ardına takılıp doğruyu bulduğuna ilişkin bir sağduyu anlayışının galebe çalacağına da inancım yok.

Bekleyeceğiz…

Bu yazı toplam 1077 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.