1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Bölgesel Sorunlar Kontrollü Büyü-Tülü-Yor
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Bölgesel Sorunlar Kontrollü Büyü-Tülü-Yor

A+A-
Bölgemizde son zamanlarda yaşanan gelişmeler gözler önünde cereyan ediyor. Ülke olarak birçok devlet için tehdit değiliz. Bu işler artık eskiden olduğu gibi kurusıkı atmakla da olmuyor. Dört bir yanımızı düşmanların sardığı bir dönemde dik durma heyecanımızı bir noktaya kadar anlayabiliriz ama yeni dünya düzeninde artık caka satmayla, kuru sıkı atmayla devlet idare edilemiyor. Bu sebeple özellikle hükümet temsilcilerimizden âcizane bir isteğim olacak. Lütfen açıklamalar yaparken ağız dolusu laflarla birilerini sindirme amacı gütmeden gerçekçi çözümler üreterek hareket etmek zorundayız. Millet olarak vatanperver hissiyatımızın harekete geçmesiyle gelene gidene sert mukabelede bulunuyor olmamız bizim gerçekten güç ve kudret sahibi olduğumuz noktasında sağladığı inandırıcılık düzeyi nerededir?

Bu konuya hiç dikkat ettiğimiz yok. Bölgede güç olduğumuza olan inancımız sadece bizi bağlıyor. Nükleer anlamda didiştiğimiz devletlerin birçoğu gerekli tüm hazırlıklarını bitirmiş. Ellerinin altında ki nükleer güç olmalarına dayanak sağlayan çok sayıda birikime fazlasıyla sahipler. O halde bizim konumumuz bu noktada nedir?
Bugün bu konuya ağırlık vermeliyiz.
Nükleer arınmadan kasıt bazı güç haline gelmiş odaklara ileride tehdit unsuru olabilecek yapıda ki ulusların önüne set çekme girişiminden öte bir anlam taşımamaktadır.
Bölgemizin hassas yapısından kaynaklanan sebeplerle bize düşen bu konuda gerekli tedbirleri gelecek tüm tehditlere ve dışlamalara rağmen almamızdır. Ortaya çıkan durum gösteriyor ki ülke olarak tehdit değiliz. Her ulusun kendi ulusal sınırları çerçevesinde etrafına zarar vermeden hayatlarını idame ettirmek için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz. Evet, olması gereken normalde budur. Ama her an dengelerin değiştiği, büyük balığın küçük balığı yuttuğu asrımızda verdiğimiz tırsık görüntünün altından korkak sonucu çıkarılması söz konusu ise işte biz o noktada yokuz. Uzun zamandır bu milleti idare eden AK parti öncesi ağırlıklı koalisyon yönetimlerinin toplamından çıkan sonuç üzülerek ifade etmeliyim ki budur.

Genel tabloya göz attığımızda nükleer anlamda İslam ülkeleri ile gariban Afrika ülkelerinin tamamen sistem dışında kaldığını ve Allah muhafaza olası bir savaşta istenildiği nispette tehdit olmadığımız ortaya çıkmaktadır.

Günümüzde nükleer silah bulundurmanın anlamını kötü niyetli olmak olarak algılamak yanlıştır. Bunda en hassas nokta kötü niyetli olup ta nükleer güç olmayı tekelinde gibi gören zalim güçler için bir tehdit unsuru olabilmek ve olası girişimlerine karşı misliyle karşılık verebileceğimizi bilmelerini temindir. Bugün Rusya’nın ülkemiz üzerinde böylesine bir tehdit unsuru olmasına karşılık bizimde ona misliyle mukabele edebileceğimiz nükleer birikimden zayıf kalmamız ister istemez can sıkmamıza yetip te artıyor.
Yine ifade ediyorum ki atom bombasına sahip olmak illa ki onu kullanacağımız anlamına gelmemekle birlikte bu bombayı bulundurmak ülkemizin milli menfaatlerinin korunması noktasında çok önemlidir. Bu konuda başkalarının inayetine muhtaç olmak inanın ki bağımsızlığımızı bile masaya yatıracak oranda ciddi bir noksana karşılık gelmektedir.
Atom bombamızın olması bugünkü anlamıyla “Bana tehdit olana tehdit olurum. Bana dokunmayana zerre kadar zararım olmaz.” düşüncesine işaret etmektedir. Bugüne kadar birilerinin güdümünde idare edilmekte olan ülkemiz, etrafımızı alev dalgalarının sardığı günümüzde önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Yıllardır İran’ı nükleer silah ürettiği sebebiyle kontrol altında tutan Amerika’nın ta ki İran’ın Rus köpeği olması ve iyi ilişkiler içine girmesinden itibaren nükleer silah imalatı yapmadığı gerekçesiyle kontrolden beri tutulması aslında uyutulan İslam âlemi için en ibretlik vesikadır.
Bugün bölgede Şii-Sünni çatışması hedefleyen ülkelerin başında ABD ve Rusya vardır. Düşmanı olabildiğince zayıf noktalarından vurarak hedefini başka yönlere kaydıran emperyalist maşaların ana hedefinde İslam dünyası için hedefledikleri çirkin oyunları vardır. İran’da kimin adına ya da neyin adına hareket ediyor bilinmiyor ama eminim ki onlarda emperyalist baronların çıkarlarına alet olmaktadır. Savaşlar esnasında İsrail’e birkaç yalandan diş göstermekle ümmeti kandırabileceğini zanneden bu zavallı ülke gelecekte ettiklerinin ceremesini fazlasıyla çekecektir.
Bölgede dik durmayı başarabilmiş ülkelerden biri olan Türkiye’mizde de terör şebekesi PKK kullanılarak ülkemizin parçalanması ve içten içe bitirilmesi hedeflenmektedir. Türkiye olarak sonucu ne olursa olsun milli birlik ve bütünlüğümüze zarar getirecek tüm gelişmelerde batının saçmaları değil, kendimizin sağduyusu ile hareket etmek durumundayız.


 
Bu yazı toplam 79 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.