1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. BOYANIN ALTINDA Kİ SIVAYA BAKMALIYIZ!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

BOYANIN ALTINDA Kİ SIVAYA BAKMALIYIZ!

A+A-

Halkın aklı oldukça karışık. Kimse yarınlarından emin olmamanın verdiği ikilem içerisinde kimi destekleyeceğini ya da desteklemeyeceğini düşünüyor. Hükümet kanadı insanımızın ruhuna su serpecek net bir duruş sergilemiyor. Halkın sorunlarının çözümünde samimiyetsizlik olduğu duygusu hakim olmuş. Bugün asgari ücretliye verilen zam farkının halkın sırtından nasıl tahsil edileceğinin hesabı yapılıyor.
İşte bu ikilem insanımızın canını oldukça sıkıyor.
İzlenen dış politikada Amerika’ya karşı şahsiyetli ve dik duruş olması insanımızı mutlu ediyor. Bu siyasetin net ve kararlı olması halkımızda geleceği görme duygusu oluştururken, bunun yanında diğer izlenen bir takım siyasi hataların ortaya çıkması ve bunun ceremesinin de halkın özverisiyle ve fedakarlığıyla çözülecek olması karşısında insanımızda bir kararsızlık ortaya çıkmasına sebep teşkil ediyor. 
Bu siyasi hataların başında da sıkça dile getirdiğim tarım ve hayvancılık politikalarında ki çökmenin ayan beyan ortaya çıkması geliyor. 
Yaz meyveleri yazın ateş pahası, kış meyveleri kışın ateş pahası olduğu için insanımız pazardan dilediğince alışveriş yapamamanın verdiği ezikliği yaşıyor.
Şimdi birde seçim öncesi yapılan asgari ücret zammının seçim sonrasında halktan acıta acıta çıkarılacağı duygusu vatandaşta ciddi bir stres yaratıyor. 
Peki şimdi ne olacak?
Bunun devamında insanımızın nisan ayından itibaren dayanılmaz bir kemer sıkma politikasına maruz bırakılacağı ihtimali alanında uzman, hata bir çoğu AK Partili kesimce dile getiriliyor. 
Geçen salı akşamı Atatürk Havalimanı’nın yanında ki özellikle taksici esnafının takıldığı benimde zaman zaman uğrayıp karnımı doyurduğum anam babam lokantada otururken burada yüksek volümlü tartışmaya şahit oldum. Büyük çoğunluğu hükümetin aleyhinde tavır alırken hükümet politikalarını da destekleyen bir kesim vardı. 
Orada birinin ifadesi oldukça dikkatimi çekti. 
1980’li yıllardan bahsedilirken insanların yoklukla boğuşmasının yanısıra şimdiye nispeten oldukça mutlu olduğunu ifade ediyordu. 
Herkes gelişme ve ilerleme yanlısı ama huzuru bozmadan, insani ilişkileri koparmadan, elinde ki azla mutluluğu tadabilen, teknoloji saplantısıyla gözü dönmeyen, mütevazılığı hayatına şiar edinmiş olan insanların olduğu bir Türkiye özlemi dile getiriliyordu. 
Normal şartlarda düşündüğünüz zaman aslında bu yanlış değildir. İnsanlık olgusundan taviz vermeden kardeşane olarak birbirini kucaklayan güzel insanların ülkesi olamadığımız için madde olgusunun ön plana çıktığı güzelim memleketimde herkesin tadı kaçmış, huzurun kalmadığı garabet bir ülkeye dönüşmüşüz.
Niçin gerçeklere bu çerçeveden bakmıyoruz?
Niçin bizim vatandaşımız her durumda patlamaya hazır bomba misal, saldıracak, çatacak yer arıyor?
Niçin birbirimize karşı empati yapamaz hale geldik?
Niçin akrabalar arasında ki bağlarımız kopma düzeyine geldi?
İşte duruma bu noktadan bakmak zorundayız. Asayişin olmadığı herkesin barut gibi sokaklarda dolandığı memleketin her köşe başına devasa yapılar, köprüler, tren hatları ile donatıldığı bir ortamda niçin herkes mutsuz?
Birisi bana bunu anlatsın.
Tamam AK Parti desteklensin. 
Ama biri bana yukarıda dile getirdiğim konuda içime su serpecek bir açıklamada bulunsun. 
Açık ve net yukarıda dile getirdiğim gibi izlenen dış politikada çok güzel bir yerde olduğumuzu halkın büyük çoğunluğu takdir ediyor da kendi topraklarımızda yetiştirilen sebze ve meyvelerin yanısıra bir zamanlar bu topraklarda güdülen ve büyütülerek dağıtılan hayvancılığımıza ne oldu?
Halkın büyük çoğunluğunca açık ve net ifade ediyorum ki, damat Berat takıntısı oluştuğu halde koca memlekette başka bir uzman yokmuşçasına hazine ve maliyenin tamamıyla bu adama teslim edilmesinin yanısıra, mimiklerini kontrol edemeyen güç sarhoşluğu yaşandığı izlenimi veren siyasete de ciddi tepki var.
Bugün böyle ama yarın çok can sıkıcı...
 

Bu yazı toplam 968 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.