1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. Bozkırın Tezenesi Ertaş NEVÜ’de türkülerle anıldı 
Bozkırın Tezenesi Ertaş NEVÜ’de türkülerle anıldı 

Bozkırın Tezenesi Ertaş NEVÜ’de türkülerle anıldı 

Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ)’de düzenlenen konferans ve türküler eşliğinde anıldı. 

A+A-

UNESCO tarafından 2010 yılında mahalli sanatçı ve ozan kimliği ile ‘Yaşayan İnsan Hazineleri’ listesine dâhil edilen ‘Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş’, NEVÜ Halk Bilimi Kulübü, Nevşehir Kapadokya Araştırma ve Uygulama Merkezi (NEVKAM) ve Türk Halk Bilimi Bölümü işbirliği ile düzenlenen konferansta anlatıldı. 
Kültür Bakanlığı sanatçıları Abdal Vedat Öz ve Abdal Ümit Yaşar Apaydın’ın icra ettiği türküler eşliğinde abdallık geleneği ve Neşet Ertaş’ı anlatan Prof. Dr. Salahaddin Bekki, “Her türlü çatışmadan, kavgadan, ayrıştırmadan uzak bir yaşam biçimini benimseyen, insana hizmeti Hakk’a hizmet bilen abdallar, bu doğrultuda müziği bir hizmet alanı olarak görmekte ve hayatın tüm zorluklarına rağmen bu kutlu görevi asırlardır özverili bir şekilde devam ettirmektedirler. Bu özverili grubun yaşam alanlarının başında da Kırşehir gelmektedir. 
Tarihi ve etimolojik olarak bozlak hakkında çok şey söylenebilir ama bize göre bozlak, yokluğun, yoksulluğun, acının ve kavrulmuşluğun simgesi olan bozkır insanının çığlığıdır. Sazı ve sözü bize kayıtlarla ulaşabilen ve hepsi ayrı birer değer olan ‘Bozlak’ ustalarının en tanınmışları Kırşehirli Muharrem Ertaş (1913-1984), oğlu Neşet Ertaş (1938-2012), Çekiç Ali (1932-1973) ve Keskinli Hacı Taşan (1925-1983)’dır. Daha onlarcası sayılabilecek Kırşehir abdalları içerisinde, sazı, sözü, kişiliği ve şairliğiyle ön plana çıkan isim kuşkusuz Neşet Ertaş’tır. 
2006 yılında “Türkiye Büyük Millet Meclisi Üstün Hizmet Ödülü”ne layık görülen Neşet Ertaş, 2010 yılında dünya çapında bir sanatçı olduğu için UNESCO Türkiye Millî Komisyonu tarafından tescil edilerek kendisine “Yaşayan İnsan Hazinesi” unvanı verildi. Neşet Ertaş, Hakk’a yürüdüğünde bizlere kendisinin de sayını bilmediği elektronik ortamda kayıt altına alınmış yüzlerce türkü/bozlak ve şiir bırakmıştır. 
1970’li yıllardan itibaren çağdaşı sanatçılar tarafından da sıklıkla okunmaya başlanan Neşet Ertaş türküleri, 2000’li yıllarda zirve yapmıştır. 2000’li yıllardan itibaren gelişen dizi ve film sektöründe geleneksel müzik belleğinden en üst seviyede yararlanıldığı göze çarpmakta. Birçok dizi ve filmde, dramatik anlarda hüzün yoğunluğunu sağlama, yöresellik vurgusu, mekân-konu bütünlüğünü sağlama, kahramanı çağrıştırma, nostalji ve mizahî hava oluşturma gibi noktalarda Neşet Ertaş türkülerine başvurulduğunu görüyoruz. 
Katılımcılar Neşet Ertaş Türküleriyle Gönüllerince Eğlendi 
Prof. Dr. Salahaddin Bekki’nin konuşmalarının ardından Kültür Bakanlığı sanatçıları Abdal Vedat Öz ve Abdal Ümit Yaşar Apaydın, Neşet Ertaş’a ait birbirinden değerli türküleri seslendirdi. Katılımcılar, Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş türkülerine alkışlarıyla eşlik ederken, icra edilen oyun havalarıyla da gönüllerince eğlendi. HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.