1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Bu filmi Çok izledik
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu filmi Çok izledik

A+A-

Seçimler zamanında yapılırsa, ki, AK Parti yöneticileri  ve Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan “Erken seçim yok. Seçimler zamanında yapılacak” diyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’de :
“Erken seçimin zamanı değil” demektedir.  O halde seçimlerin önce Yerel sonra da genel anlamda 219 yılında yapılacak gibi görünüyor.
İttifak görüşmeleri var.  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamaları sonrasında Cumhurbaşkanı  R. Tayyip Erdoğan kendisini  köşke davet edip, görüştüler. Bu görüşmeden olumlu sonuç çıktı gibi. Bahçeli AK Parti’yi 2019 yılından sonra da destekleyeceğiz dedi. Bunun anlamını anlamamak için aptal olmak lazım.
Yine AK parti ve diğer partilerde seçim öncesinde İl genel kurulları ve arkasından da büyük genel kurullar yapılacak.
Ana Muhalefet partisi CHP’nin kalesi durumundaki İzmir’de geçen hafta il kongresi yapıldı.  Konya İl kongresi de bu cumartesi yapılacak. Görebildiğim kadarıyla Konya’daki genel kurula Av. Tarkan Büyük ortak aday olduğunu açıkladı. Bakalım seçim nasıl sonuçlanacak.
Yalnız İzmir’de yapılan genel kuruldaki görüntüler bildiğimiz geçmişteki klasiklere benziyordu. Bu tablo CHP’nin her zamanki görüntüsü diye düşündüm.
 İzmir CHP teşkilatı, bence İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu yeni İl Başkanı'nı seçti.Bir tarafta Aziz Kocaoğlu'nun kontrolündeki Deniz Yücel, diğer tarafta Utku Gümrükçü.
Kavgalar ve yumruklaşmalar arasında geçen Kongre'de kazanan kim oldu? Bence kimin kazanması değil, ana muhalefet partisi CHP’nin kazanması gerekirdi. Ancak öyle olmadı.
Kazanan Aziz Kocaoğlu olduğu gün gibi aşikarsa ve aş ile CHP'nin geleceği arasında kalan birçok delegenin tercihi iş ve aş olunca kazanan Deniz Yücel oldu. Demokrasi  havariliği yapıyoruz ama, iş ciddiye geldiğinde de görüyoruz ki,delegenin oyuna ipotek konulduğu görüntülerden de anladığım kadarıyla  gün gibi ortada idi. 
Başta Konya olmak üzere dileyelim güçlü bir muhalefet ve iktidar adayı olan partinin il kongreleri daha olgun ve halka daha açık ve doğru mesajların verilmesidir.Bu olumlu ve doğru mesajlara Türkiye’nin dünden, bugün daha çok ihtiyacı vardır.


Diyanet İşleri Başkanlığı'na yönelik yapılan sistematik saldırıların ardı arkası kesilmiyor.
Bu saldırılarda amaç, diyanet işleri bakanlığı gibi görünse de esas hedefin İslamiyet olduğu gün gibi aşikar. Diyanet İşleri Başkanlığı'nca, kız çocuklarının erken yaşta evlenebilecekleri yönünde fetva verildiği iddiaları yalanlanmasına rağmen, malum kesim konuyu gündemde tutmak için akla hayale gelmeyecek yollara başvuruyorlar. Diyanet bu  ve benzer konlarda çok daha dikkatli ve yoruma meydan vermiyecek fetvalar vermeli, din ve İslam düşmanlarına zemin hazırlamamalıdır.
Bilmiyorum görenleriniz, okuyanlarınız vardır. Bu din ve İslam düşmanlarını aslında tüm Türk ve Müslüman, aklı selim insanlar biliyorlar ama öyle ileri gittiler ki twitter'da "Diyanet Kapatılsın" hashtag'i açıldı.
Hatta konuya ilişkin kaçak Can Dündar,  sözde tiyatro ve sinama oyuncusu İlyas Salman tweet attı. Yine gazete bir twitter paylaşımında Diyanet İşleri Başkanı'nın fotoğrafını kullanarak, böyle bir fetva verilmiş algısı oluşturması boşuna değil herhalde.
Bu necip Millet bin senedir birlikte yaşamaktadır. Kimse bu milleti şu  veya bu diye bölmeye, ötekileştirmeye, 1970 li yılların sonlarında  yapılan hain planlarla kutuplaştırmaya soyunmasın. Bu millet bunlara izin vermez, vermeyecektir.
Bütün bunları görüp, yaşamakta olduğumuz şu karanlık, puslu günlerde, devletimizi, milletimizi karıştırmak isteyen,  Necip Milletimiz arasında fesat yaymaya çalışanlara  Ulu Önder Atatürk’ün Gençliğe hitabesinde söyledi bir söz ile yazımı bitirmek istiyorum.Muhtaç Olduğun Kudret; Damarlarındaki Asil Kanda Mevcuttur.
+++    
Dün çalışan gazeteciler günüydü.
Bizi gazetemizde gelip, kutlayanların yanı sıra, telefon ve e-mail ile kutlayan dostlarımıza, bizi hatırlayanlara ve yaptığımız işin zorluğunu bilerek takdir edenlere teşekkür ediyoruz. Burada şunu da belirtelim, kuru kuruya kutlamanın yanı sıra, çalışan gazetecilere de eski kaybettiği hakların yeniden verilmesini, değer verilmesini,. Taşıdığı kartın ağırlığını taşıyanlara da destek olunmasını diliyorum.
Yoksa yılda bir gün kutlamak, çalışan gazetecilerin ne karnını doyurur, ne de dertlerine, sorunlarına çare olur.Bu da böyle biline.
Bizi temsil eden  kurumlar bizim sıkıntı ve sorunlarımızı en az bizim kadar bilmektedirler. Bunların çözümü için çare üretecek çalışmalar yapılmalıdır. Sorunlar 10 Ocaklarda  konuşulup kalmamalıdır.
 

Bu yazı toplam 238 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum