1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Bu Ramazan Farklı Olsun
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu Ramazan Farklı Olsun

A+A-
Kaldı 2 gün… Allah’ın izniyle pazartesi günü mübarek ramazan ayının ilk gününü idrak edeceğiz. Bu güzellik 04 Temmuz günü iftar açmamızla hitama erecek. 05 Temmuz günü itibariyle de ramazan bayramının ilk gün coşkusu yaşanacak. Büyükler ziyaret edilecek. Küçüklere harçlıklar verilecek. Belki küs olanlar hatasını anlayıp barışmaya gelecekler. Kimisi kendisini hatadan münezzeh görmeye devam ederek bildiğini okumaya devam edecek, cek cak cek…..
Her sene aynı filmi ömrümüz müsaade ettikçe görmeye devam edeceğiz. Bu sene ramazan biraz daha farklı olmalı diyorum. Mesela Ramazanı daha olgunca yaşamalıyız. Daha doyurucu ibadet olarak kalp huzurunu sağlayacak şekilde ibadet anlayışımızı doldurmalıyız. Artık klişeleşmiş ve çoğunlukla alışkanlık kokan, gösteriş kokan ramazan ayı yaşamak yerine daha dolu dolu, daha yaşanası, kalp itminanını hissettiren bir mübarek ay yaşamamız lazım.
Bu ramazan ayını gelip geçsin gitsin de günlük hayatımıza bilindik yollarla yaşamaya devam edelim anlayışından beri bir şeyler kazandıralım dostlar! Olmaz mı?
Biliyorsunuz bir daha ki Ramazan ayına ömrümüz yeter mi yetmez mi hiç birimiz bilemeyiz. Elbette bu bize yaşamı da ölümü de veren Allah’ın takdirinde olan bir gerçek. Madem öyle gelin hep birlikte bu yıl Rabbimizin bize bir kere daha nasip ettiği bu mübarek ayı şanına göre yaşamanın yollarını arayalım. Efendimizin (sav) mübarek diliyle bize aktarılan her dua oldukça önemlidir. Mübarek üç aylara girdiğimizden bu yana Peygamber Efendimiz (sav)’in bize öğrettiği ve sürekli tavsiye ettiği dualardan bereketlenmemiz lazım. Ramazan çok mübarek bir aydır ki onun her bir dakikası, her bir saati bize cennetleri kazandıracak bir hazine özelliği taşıyor. İşte Peygamberimiz (sav) “Allah’ım Recep ve Şaban’ı hakkımızda hayırlı kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” şeklinde ki o mübarek duası kabul olmuş ve biz bir kere daha bizi büyük bir rahmet deryası gibi karşılayan Ramazan’a kavuşmuş olacağız. Ramazan boyunca kendimize bir yol haritası çizerek rahmetten en fazla nasıl müstefit olabiliriz diye bir çabanın içerisinde olmanın yollarını bulmalıyız. Bir dahaki Mübarek Ramazan’a ya yetişiriz ya yetişmeyiz, şüphesiz bu bize hayatı da ölümü de veren yüce Rabbimizin takdirinde olan bir şey. Madem öyle gelin hep birlikte bu yıl ulaştığımız Ramazan’ı şanına göre yaşamanın yollarına odaklanalım.
Ramazan ayı malumunuzdur ki Kur’an-ı Kerim ayıdır. Bu yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de de böyle yer alıyor. Madem bu ay Kur’an ayı o halde Kur’an’la olan irtibatımızı bu ayda daha bir sağlam tutalım. Bazı Allah dostlarının gecede iki hatim indirdiklerini de dikkate alarak her bir harfine 70 bin sevabın verildiği Kur’an-ı Kerim’i okuyarak manevi kazancımızı artıralım.
İlk oruca başladığımız günden itibaren gün içerisinde elimizi uzattığımız her bir nimetin bize Allah tarafından gönderilen bir nimet oluşunu tefekkür edelim. Ve bu tefekkür bize onun izni olmadan asla ona el uzatma hakkımızın olmadığını hatırlatsın. Zamanın diğer bölümlerinde elimizi ve ağzımızı serbest bırakan kudreti sonsuza hamd ve şükür içerisinde olalım.
Okuma alışkanlıkları olanların okumadan durmayacağı bilinen bir gerçek. Ancak bu coşkun rahmet dikkate alınarak bu ayda öyle sıradan, eften püften kitaplar değil insanın manevi oluşumuna katkı yapacak kitaplar tercih edelim. Peygamber Efendimizin (sav) hayatını okuduysak bu kez bir başka kaynak veya yazarın kaleminden onun muazzam hayatlarını okuyalım.
Allah dostlarının “Her gece Kadir, her gelen Hızır bilinmeli” tarzındaki öğütlerini dikkate alarak bütün bir Ramazan’ı aynı şuurla değerlendirmeliyiz. Her gece Allah için sıcacık döşekler terk edilerek o Kudreti Sonsuz Rabbimize yönelmeliyiz. Özellikle Ramazan’ın son on gününde gündüz ve gece çok daha iyi değerlendirmeye gayret edilmeli. İmkânı olanlar mutlaka itikâfa girerek, son on gününde Efendimizin bu sünnetini ifa edip, hem sünnet sevabını kazanma gayretinde olmalı hem de bu son günler böylece bütün ibadet ve taatla geçirilmelidir. Gençlik yıllarımda Mısır’da öğrenci iken Kahire’de mi Fatıma-ı Zehra camiinde bir haftalık itikâfa girmiş ve oldukça müstefit olmuştum. İşte o manevi hazzı genç kardeşlerimizin yaşamasını çok isterim. Şehrimizde ki itikâfa girilen camileri tespit ederek bu doyumsuz Allah aşkını yaşamanızı isterim.
Şu konuda oldukça hassas olalım. Yetimleri ve çocukları sevindirmeliyiz. Özellikle yakınızda doğuda ki terör sebebiyle şehadete ulaşmış askerlerimizin ana ve babacıklarına ziyarette ve ikramda bulunmalıyız. Onların acılarına bir nebzede olsa merhem olmak büyük bir ecir vesilesidir.
İftar saatlerinin manevi bereket ve kazançları değerlendirilmelidir. Malum duaların asla geri çevrilmediği oruçlunun iftar etmesi anında ki dua keskin bir ok gibidir. Mutlaka hedefine vasıl olur.
Yine Ramazan’da verilen iftar ve sadakaların değerlerinin bir sonsuz hazine mesabesinde olduğu bilinir. Bu vesile öğrenci kardeşlerimize iftarlar verilerek bu hazineye iştirak edelim. Dua, müminin her an, her dilediğini bütün dileklere karşılık veren sonsuz merhamet sahibi bir kudretin kapısında el açıp ona yalvarmanın, O’ndan istemenin adı ve adresidir.
Ramazan ayımız cümlemize hayırlar getirsin, inşallah…
 
Bu yazı toplam 153 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum