1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Bu Şehrin Sahibi Yok Mu?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu Şehrin Sahibi Yok Mu?

A+A-
Zaman zaman yazıyoruz.
Yaza yaza da usandık.
Konya bir büyük kent, Selçukluların kadim başkenti.
Gelin görün ki, bu şehirde ya belediye yok, ya da belediyenin mühendisi, mimarı yok.
Allah’a şükürler olsun Başbakan çıkartıyoruz.
Bakan çıkartıyoruz.
Büyük yatırım yapılacak projelerimiz var.
Ancak gerek Başbakan’ın, gerekse üst düzey yöneticilerinin Konya’ya gelmesinde bir avuç çıkar çevresi etraflarını sarıyor ve Konya’da ne eksik, ne sıkıntı var bunları göstermiyorlar.
Her ne kadar Kasım ayı yağışsız geçiyorsa da, kış aylarına girdik. Birkaç saatliğine bir kar yağışı veya yağmur yağsa şehirde her yer göle döner, trafik kilitlenir.
Sadece o günlerde birkaç sözde yetkili çıkar, “ Alınacak tedbirlerle bundan sonra bu sıkıntılar yaşanmayacak” denir ve sonra da sıkıntı geçince de unutulur.
Allah aşkına şu yapılan caddelere, sokak aralarındaki asfaltlara bir bakar mısınız. Bir sağanak yağmurda  her taraf su altında kalıyor. Aklıma gelen yerleri şöyle sıralasam Larende caddesi, Eski hal binası çevresi, Sanayiler tam çilehaneye dönmektedir. Ankara yolu Hava lo jmanları civarında sudan, gölden geçilmez.
Göz göre göre sıkıntı, trafik yoğunluğu geliyor. Alınan bir tedbir yok. Mesela Ankara’da Kızılay Meydanı ve caddesinin yapılacağı zaman Atatürk’e soruyorlar.
“Genişlik ne kadar olsun ?”
Atatürk cevap veriyor:
“ 75 Metre genişlik istiyorum”
Şaşırıyorlar.” Paşa yine sarhoş galiba” diyorlar.
Bugün Kızılay’daki trafik yoğunluğu ortada.
Geçmişte Konya’da Nalçacı Caddesini yaptıran merhum Belediye Başkanı A. Hilmi Nalçacı için “ Deli bu adam, ne yapılacak bu kadar geniş cadde? Uçak mı inecek” demişlerdi.
Ya şimdi…
Günün hemen her saatinde ve özellikle de sabah ve akşam saatlerinde trafik kilitleniyor. 5 dakikada gidilecek yere yarım saatten, bir saatten önce gidemiyorsunuz.
Ana arterlerde yol, kaldırım tamir ve bakımı bir türlü bitmiyor. Bir taraftan yapılıyor, bitmeden, başlanılan yerden yeniden tamirat başlanılıyor. Boyalı- cilalı kaldırım taşları ile kimler zengin ediliyor, bilemiyorum.
Karatay garajından, Anıta  aracınızla gitmek” Cehennem azabı gibi”  Bir başka konuda şu tramvay yolları . Alâeddin’den Adliye giden yolda, eğer Zafer’den bir araçla gidecek olursanız, tekrar dönüşünüz yaklaşık 3 Km. uzaklıkta. Giden milli servet, akaryakıt israfı işin çabası. Zaman öyle. Alaeddin’den Mevlana’ya doğru giderken, bir araçla sol tarafa nereden döneceksiniz.  Sedirlere bile gidemezsiniz.
Bizim belediye yetkilileri çok uzağa gitmelerine gerek yok. Avrupaları felek sırtından kelek keser gibi geziyorlar ama, demek ki, sadece geziyorlar. Ankara’yı biraz gezip görsünler.
Selçuklu ilçesinde Selçuklu köprülü kavşağında araçlar merkezden Selçukluya dönerken, anlamsız ve gereksiz trafik ışığı nedeniyle tramvay yolunda durmak zorunda kalıyorlar. Bunları bizim yetkililer masa başından değil de, bir gezip görseler iyi olur diye düşünüyorum.
Ama ne yazık ki, bizdeki mantık “ Ben yaptım, oldu” olunca olan bu insanların çektiğiyle kalıyor. 
Bu yazı toplam 83 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.