1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. BU YÜZYIL, FELAKETLER SİLSİLESİNDE SON NOKTA OLMALI!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

BU YÜZYIL, FELAKETLER SİLSİLESİNDE SON NOKTA OLMALI!

A+A-

İçinde bulunduğumuz yılın girişinden  itibaren günümüze değin yaşlı dünyamızın başına gelmedik felaket kalmadı.

Her yılın başında insanlar yeni yıl için hayırlı beklentilerine ilişkin görüşlerini iletir, paylaşımlarını yaparlar. Bu yılın başında da oldu. Ne hazindir ki daha ocak ayıyla birlikte çalkantılar, yıkımlar, felaketler sıraya girdi.   

Depremler, sel baskınları, uçak kazaları, çığ felaketleri, yılbaşından beridir dünyayı kasıp kavuran hafta başından bu yana da komşumuz ülkelere musallat olan corona virüsü, H1N1’in yeniden patlaması, aşırı yağan kar, hiç yağmayan kar, aşırı yağan yağmur, hiç yağmayan yağmur, amansız iklim hareketleri, eriyen buzullar, kuruyan göller, tsunamiler ve daha duyup duymadığımız niceleri!

Niçin biliyor musunuz?

Herkes diğerlerini düzeltmek için kıyasıya eleştiriyor ama dönüp kendine bakan yok.

Öyle faceden, twitterden şurdan burdan paylaşım yapmakla ahlak kemale ermiyor. Diğer insanlara kendini pazarlamak için lüks lokantalarda, seçkin mağazalarda, ibadet anlarında ve alanlarında, düğün sofralarında… Yaşantısıyla diğer insanları imrendirmek yerine edep ve hayasıyla anılan bir insan olabilme uğruna gayret sarfetmeli ki toplumsal düzeliş artı yöne evrilsin.

Arada sırada olası paylaşımlar konusunda elbette itirazım olamaz. Diğer dostların haberdar olması amacıyla nadiren paylaşımlar yapılmasını yadırgamam. Şahsen öyle yapıyorum. Gün içinde onca haber ve resim paylaşacak ne vaktim ne de fırsatım var. Bazılarının tüm gününü bu saçmalığa harcadığını ortaya koyan sıralı paylaşımları şaşırtıcıdır.

Çoluk çocuk değil haa! Yaşı başı kemale ermiş adına dede dediğimiz yaşta ki insanlarda da bu hastalık başgösterdi. 

Benim takıldığım nokta; bu işin, insanların algısal yapısına dokundurma çabasıdır.

Müslüman her zaman takva sahibidir. Kişisel melekeleriyle, mal varlığıyla övünme gafletinin içine düşmez.

İman ehli için aslolan, yaratanın rızasını kazanmak, bu yönden üzerine düşen mükellefiyetin gereklerini yerine getirmektir.

Biz müslümanlara yönelik kısmı bu...

Gayrimüslim toplumlar açısından konuyu değerlendirecek olursak, ekonomik büyüklüğü, sanayisi, başarıları ile övünmeyi alışkanlık haline getiren, diğerlerini küçük gören koca Çin Devleti bir virüs belasıyla yerinden oynamadı mı? Şimdi biri size en lüks şartlarda bir haftalık Çin tatili teklif ederse gider misiniz?

Amerika ekonomisi de aynı şekilde gücüyle övünüyor olsa da borcu boyunu aşmış ama güçyetenlikle dünyaya yön vermeyi sürdürüyor. Bir gün tepetaklak geleceğini biliyor. O yüzden aşırı çıkışlar ve askeri çıkışlar yaparak ayakta kalmaya çabalıyor. Normal şartlarda ABD ekonomisinin nüfusuna kıyasla, ülkemizin nüfusuna düşen hisseyi ve etkileşimi inceleyecek olsaydık, ABD şartlarında ki Türkiyemizi açlık ve sefalet yer bitirirdi.

Merak etmeyin, ABD’de bitecek, rezil rüsva olacak, tepetaklak gelecek. Kendi biterken maşaları ve köpekliğine soyunan diğer dünya devletleri de etkilenecek ve hepsi ekonomik sarsıntının etkisiyle yerle yeksan olacaklar.

Aynı deprem enerjisi misali, ekonomik şartlara ilişkin enerji birikmiş, dünyanın şımarık ülkelerini sarsarak yerle bir edeceği günü bekliyor. Bunu rabbimiz  ilahi ikazla yahut diğerlerinin eliyle yaptırdığı belalarla gönderiyor. 

Yıllar boyu Afrika’yı sömüren, kaynaklarına vampir gibi dadanan, saldırgan batı toplumları için sonun başlangıcı olmayacak mı sanıyordunuz?

Artık roller değişecek ama bu roller öyle olduğu yerde değil dünyayı kasıp kavuracak bir biyolojik savaş belki de bunun başlangıcını oluşturabilecektir. Korona belası  bunun ilk adımı olabilir.

Ya da İran bahanesiyle, Sudan bahanesiyle, Irak bahanesiyle veya başka bir ülke bahanesiyle uzunca zamandır hangarlarda bekletilen atom bombaları Hiroşima misali bir yerlerde kullanılarak sözde güç sahipleri sonunun ne olacağını düşünmeksizin yıkım başlatabilecekler. 

Klasik Amerikan filmleri vardır. Bu filmler boşu boşuna yapılmamış. Örneğin “2012” ismiyle bilinen filmde ki sahneleri hatırlayın. Koskoca dünyada kala kala sadece Afrika kıtası kalıyor kalan kısmı okyanusun içine gömülüp gidiyor.

Afrika’da felaketler olsa da asıl Asya’da, Avrupa’da, Amerika’da yaşananlar ve azgınlıklar Afrikanın katbekat üstünde olduğu için yerkürenin dibine çekilecek.

Ben yazdım, değerlendirmesi siz okurlarıma kalıyor. Olmaz demeyin. Nice olmaz dediklerimiz birer birer gözümüzün önünde gerçekleşmedi mi?

Bir kıyamet bekliyor bizi… Ne çok uzak, ne de çok yakın!..

Bu yazı toplam 1684 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.