1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. BU ZULÜM DAHA FAZLA DEVAM EDEMEZ
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

BU ZULÜM DAHA FAZLA DEVAM EDEMEZ

A+A-

Zulüm Dünya kurulalıdan beri vardır, kıyamete kadar da olacaktır. Bu dünya zaten yokluklar, sıkıntılar, hüzünler, zulümler diyarıdır. Bu sebeple bu dünyada cenneti aramak hem hayaldir hem de hakikat bilgisine zıttır. Böyle olmakla birlikte tıpkı cehennemin azap derecelerine göre bölümleri, cennetin de nimetin azlığı çokluğu yönü ile  kendi içinde makamları varsa; Bu dünyadaki zulmünde azı, çoğu, ortası ve zirvesi vardır.
Dünyada Son 100- 150 yıldır zulüm adım adım zirve yapmıştır. Hele de son 30-40 yıldır zulüm güneşi karardıkça kararmıştır. Elbette tarihte dünyayı idare eden Roma Pers imparatorlukları da  zulme bulaşmışlardı. Osmanlının son dönemlerinde adalette zayıflıklar görülmüştü. Lakin günümüzde, son 200 yıldır dünyayı idare eden İngiltere ve ABD nin zulümleri artık dayanılmaz noktalara ulaşmıştır. Başkan Trump bu zulmün alenileşmesinde pek büyük bir role sahiptir. Büyük Şeytan ABD yi frenlemesini beklediğimiz “küçük şeytanlar” Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ( güvenlik konseyi üyeleri) kendi çıkarlarına dokunulmadığı müddetçe birbirlerine asla dokunmuyorlar. ABD Ortadoğu başta olmak üzere Venezuelalıdan İran’a,  Suriye’den Irak’a ortalığı kan gölüne çevirirken, küçük şeytanlar bu manzarayı sadece seyrediyorlar. Çünkü Rusya Kırım başta olmak üzere Suriye Çeçenistan Ukrayna da zulüm kırbacını şaklatmaya devam ediyor. Çin ise Uygur bölgesindeki Müslüman Türkleri çok büyük bir asimilasyona tabi tutuyor. İngiltere Afrika ve bir çok Ortadoğu ülkesinde sinsi sinsi zulmünü devam ettiriyor. Fransa Afrika’daki sömürgelerinde halkın önce mal sonra kültürel zenginliklerini yağmaya devam ediyor. Tabi tüm bu haksızlıkların oluşmasında,  devam etmesinde en büyük rolü oynayan da dünya sermayesinin, siyasetinin, iletişim araçlarının büyük bir kısmına hükmeden Yahudi (İsrail) dir.   
Zulümden birkaç kare anlatarak zulmün karanlığının derecesini gösterelim. Arakan da Müslümanlar tarihte eşi olmayan bir kıyıma uğrarken, Suriye’de çocuklar, kadınlar başta olmak üzere mazlumlar kullanımı yasak bombalarla parçalanıyorlar, yakılıyorlar. Filistin’i söylemeye gerek yok. 4 yaşındaki çocuklar mahkemeye çıkarılıyor. Üç büyük din tarafından da kutsal sayılan Kudüs Siyonistlere peşkeş çekiliyor. Kendi ülkelerinde evsiz, barksız, ilaçsız… Yaşamaya çalışan bu mazlum halk, tarihin gördüğü en büyük kıyıma tabi tutuluyor. Irak paramparça edilmiş, Afrika ülkeleri açlığa susuzluğa mahkûm edilmiş….Tüm bunlar zulmün zirve yaptığının en büyük görünen belgeleri;  Bundan daha büyük zulüm ise mazlumların bu zulümleri görmeyip, bu kötülüklerin sahibi  esas failleri tanımayıp suçu birbirlerine atarak  birbirlerini adeta yemeleri. Yemen savaşı, Irak savaşı, Suriye savaşı bu görüşe en büyük delili.   
15 bin km uzaktan gelen ABD, binlerce km uzaktan Rusya, Çin, Fransa, İngiltere gibi zulmün ağa babası olan devletler, yanı başımızdaki Suriye ye üsler kurup, destekledikleri terör örgütleri ile bize ve bölge ülkelerine nizam vermeye çalışlarken, bizim, aleyhimize sonuçlanacak gelişmelerle ilgili hiçbir şey yapmamamız gerektiğini de açıktan söylüyorlar. İşin en acı tarafı da gerek ülkemizde, gerekse bölge ülkelerinde bunun normal olduğunu söyleyen devletler ve muhalefet partileri var. Kâfirlerin yaptıkları zulmün en zirve noktası da işte bu. Kendilerinin yaptıkları zulümlerin mazlumların bir kısmı tarafından normal karşılanması!
İki örnek bu durumu çok güzel açılar. İngilizlerin Hindistan’da, Fransızların, Cezayir’de, Rusya’nın Türki Cumhuriyetlerde, Batılı ülkelerin ülkemizde yaptıkları zulümler orda iken bu ülkelerin insanlarının önemli bir kısmı bu katilleri, hala kahraman, örnek alınacak medeniyet sahipleri olarak görmeleri. Zulüm bu kadar artmışsa aydınlık bu kadar kararmışsa sona gelinmiş demektir. Bu nedenle Zulmün sonu yakındır.

Bu yazı toplam 758 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.