1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. BUGÜN 10 KASIM
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

BUGÜN 10 KASIM

A+A-

İnsan hayatında her günün bir anlamı, manası vardır.

Kimi insanlar sıradan bir gün,Kimi insanlar için mübarek bir gün.

Kimileri için doğum, kimileri için ölüm, kimileri için  hüzün, kimileri içinde sevinç günü olabilir.

Her şey insanlar içindir.

İnanmışlar için düşünürseniz Cuma günleri gerçekten kutsal bir gündür. Kutsal değerleri bilenler için kıymetlidir.

Onun için önce Cuma’nızı kutluyorum, hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bugün 10 Kasım;

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, Atatürk’ün ölüm yıl dönümü.

Belki bazı aklı evveller buna kızacaktır.
Olabilir. Bunlara da bir şey diyeceğim yok.Yalnız bizim dinimizde bir inanış var.

Ölmüş insanın arkasından konuşulmaz. Dua etmezseniz de, aleyhine de konuşmanın doğru olmadığını biliyorum.Eğer bu insan bu ülke, bu bayrak için hayırlı işler yaptı ise Allah ondan razı olsun. Eğer değilse zaten şu anda Yüce Yaratan’ın huzurunda hesabını vermektedir ve verecektir . Bunu kimsenin şüphesi olmasın.

Atatürk ölmeden önce söylediği bir söz ile yazımıza devam edelim.

“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır.Ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” demiştir.

Atatürk 10 Kasım 1938 de vefat etti. Bugün toprak olalı tam   79 yıl olmuştur.

Dün Atatürk için çok şey söylendi.

Bugün söyleniyor.

Yarında söylenecektir.

Yalnız Atatürk’ün  1914 te din ile ilgili bir sözünü buradan hatırlatmak istiyorum.

Efendiler,

Dinsiz bir milletin idamesine imkan yoktur.

İslam Dini öyle yüce bir dindir ki;

İlim Çin’de de olsa alınız diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Biz İslam olduğumuz için geri kalmadık, Yüce dinimze ne zaman ki, hurafeler ve bidatlar ilave yapıldı;

O zaman gerçek anlamda İslam’dan uzaklaştırıldık. Onun için bu hallere düştük” der.

+++

Bu konuda yorum size aittir.

Atatürk’ün atalarının  Karaman’dan gitti şeklinde de  tarihi bazı kaynaklar bulunduğunu da belirtelim. Yine Atatürk’ün  Konya’ya bir gelişinde Hz. Mevlana türbesinde kendi başına konakladığını eğer bizim gazetenin  VUSLAT  dergisini takip edenler varsa orada bunu kaynakları ile görecektir.

+++                            +++ 

Değerlerimizi bilelim.

Değerlerimize saygı duyup sahip çıkalım.

Bakınız Konya Ermenekli, tabi ki şimdi Karaman iline bağlıdır. Buradan bir hemşerimiz Ord. Prof. Dr. Sadi IRMAK’IN hatıralarından bir bölümü sizinle paylaşmak isterim.

İstanbul üniversitesi‘nde öğrenci olduğum sıralar, okul duvarında bir ilan gördüm: “Avrupa’ya talebe yollanacaktır.”

”Allah Allah” dedim!

Ülke yıkık dökük, her yer virane, Lozan yeni imzalanmış, bu durumda Avrupa’ya talebe. lüks gibi gelen bir şey.ama bir şansımı denemek istedim. 150 kişi içinden 11 kişi seçilmişiz. benim ismimin yanına Atatürk, “Berlin Üniversitesi’ne gitsin.” diye yazmış.…

Vakit geldi, Sirkeci garındayım; ama kafam çok karışık.gitsem mi, kalsam mı? Beni orada unuturlar mı? para yollarlar mı? tam gitmemeye karar verdiğim, geri döndüğüm sırada bir posta müvezzi ismimi çağırdı.“Mahmut Sadi! Mahmut Sadi! bir telgrafın var.”

“Benim” dedim. telgrafı açtım, aynen şunlar yazıyordu: “Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz.”

İmza: Mustafa Kemal

Okuyunca düşündüklerimden olağanüstü utandım. “Şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme.” dedim. “Düşünün 1923‘te o kadar işinin arasında 11 öğrencinin nerede, ne zaman, ne hissettiğini sezebilen, ona göre telgraf çeken bir liderin önderliğinde bu ülke için can verilmez mi?”çok başarılı oldum. Ülkeme alev olarak döndüm. Önce İstanbul üniversitesi genel ve beşeri fizyoloji enstitüsü‘nü kurdum. Kürsü başkanı oldum. Daha sonra ülkemin başbakanlığını yaptım.

Ben kim miyim? ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamıyım..

Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak

+++      +++ 

İşte Kur’an-ı Kerimden bir ayet meali :

 

İyilikle kötülük bir olmaz. O halde sen kötülüğü en güzel tarzda uzaklaştırmaya bak! Bir de bakarsın ki seninle kendisi arasında düşmanlık olan kişi candan, sıcak bir dost oluvermiş! (Fussilet, 41/34)

Bu yazı toplam 227 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum