1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Bugün 12 Eylül
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Bugün 12 Eylül

A+A-
Bu tarih size neyi hatırlatır?
Kimilerimiz bu tarihi, kurtuluş, kimilerimiz yıkım, kimilerimiz için, akan kanın dorduğu tarih, kimilerimiz rejimin kurtulduğu gün, kimilerimiz için ise Demokrasi’ye pranga vurulduğu gün olarak hatırlar.
Kimilerimiz ise bir hikaye gibi gelir.
12 Eylül 1980 sonrasında dünyaya gelen yada o tarihte bebek olanlar ise olayı anlatanlara göre ve bir sinema gibi izlerler.
Bence 12 Eylül tarihi Türk demokrasisi için bir milattır.
12 Eylül Darbesinin yapıldığı günden bu güne kadar tam 33 yıl geçmiştir. İnsanlar o tarihi yargılamaktadırlar. Tarih yargılayacaktır ve gelecekte belki başka sonuçlarda çıkartılacaktır.
12 Eylül’de herşey aslında bir gecede oldu... 12 Eylül 1980 saat 03.00'de tanklar şehirlerde gezmeye başladığında bu aynı zamanda yeni bir dönemi işaret ediyordu. Bu tarihten sonra birçok şey eskisi gibi olmayacaktı, olmadı da...
12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askerî müdahale. 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesidir
Özellikle 70'li yıllarda başlayan sağ ve sol görüşlü gruplar arası gerginlik durdurulamaz bir boyuta geçmiş, hükümetler ve devlet gerginliği yatıştırmada yetersiz kalmıştı.
1980'e yaklaşıldığında yurdun hemen hemen her köşesinden ölüm haberleri geliyordu. Ülke adeta bölünmüş, kamplaşma doruk noktaya ulaşmıştı. İşte bu noktada öyle bir zaman geldi ki, adeta Türk halkı Askeri bir rejim ister duruma gelmiş, getirilmişti.
İşte böyle gergin bir ortamda Türk Silahlı Kuvvetleri 12 Eylül 1980 günü emir komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri müdahale ile yönetime el koydu.
Dönemin Genelkurmay Başkanı daha sonra yargılanması gündeme gelen ve birçok tartışmaya neden olan Kenan Evren'di... Evren, Milli Güvenlik Konseyi Başkanlığı'nın yanı sıra Devlet Başkanlığı görevini de üstlendi.
Milli Güvenlik Konseyi'nin 1 Numaralı bildirisi şöyleydi:
Yüce Türk Milleti;

Büyük Atatürk'ün bize emanet ettiği ülkesi ve milletiyle bu bütün olan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son yıllarda, izlediğiniz gibi dış ve iç düşmanların tahriki ile, varlığına, rejimine ve bağımsızlığına yönelik fikri ve fiziki haince saldırılar içindedir.
Devlet, başlıca organlarıyla işlemez duruma getirilmiş, anayasal kuruluşlar tezat veya suskunluğa bürünmüş, siyasi partiler kısır çekişmeler ve uzlaşmaz tutumlarıyla devleti kurtaracak birlik ve beraberliği sağlayamamışlar ve lüzumlu tedbirleri almamışlardır. Böylece yıkıcı ve bölücü mihraklar faaliyetlerini alabildiğine arttırmışlar ve vatandaşların can ve mal güvenliği tehlikeye düşürülmüştür.
Atatürkçülük yerine irticai ve diğer sapık ideolojik fikirler üretilerek, sistemli bir şekilde ve haince, ilkokullardan üniversitelere kadar eğitim kuruluşları, idare sistemi, yargı organları, iç güvenlik teşkilatı, işçi kuruluşları, siyasi partiler ve nihayet yurdumuzun en masum köşelerindeki yurttaşlarımız dahi saldırı ve baskı altında tutularak bölünme ve iç harbin eşiğine getirilmişlerdir. Kısaca devlet güçsüz bırakılmış ve acze düşürülmüştür.
Aziz Türk Milleti:
İşte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanunu'nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.
Girişilen harekâtın amacı, ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek, devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri ortadan kaldırmaktır. Parlamento ve Hükümet feshedilmiştir. Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırılmıştır.
Bu müdahale ile 6. Süleyman Demirel hükümeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedildi, sendika ve derneklerin faaliyetleri durduruldu ve genel sıkıyönetim ilan edildi. 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasası tamamen rafa kaldırıldı ve bir askeri dönem başladı. Bu dönem yaklaşık 9 yıl sürdü. 7 Kasım 1982 yılında yapılan halkoylamasıyla yüzde 92.7 evet oyu ile kabul gördü
Seçimleri o zamana kadar adı pek de duyulmamış olan Turgut Özal'ın partisi Anavatan kazandı, Halkçı Parti ikinci ve Milliyetçi Demokrasi Partisi de sürpriz bir şekilde üçüncü oldu. Bugün darbelerin neler alıp, götürdüğünü daha iyi anlıyoruz.
Halkın demokrasiye sahip çıkışı, sandığa sahip çıkışıyla umarım ki, bir daha Türk halkı darbeler yaşamaz.
Bu yazı toplam 32 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.