1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. BUGÜN 28 ŞUBAT
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

BUGÜN 28 ŞUBAT

A+A-

Bugünün birçoğumuzda bir acısı, bir hatırası vardır.

Kimilerimiz bu tarihin ne anlama geldiğini unuttu, kimilerimiz günü sıradan bir tarih olarak bilir ama, 28 Şubat’ yaşayanlar ise bu tarihi günün bir daha yaşanmaması için dua eder.

Bende bunlardan birisiyim.

Allah bir daha böyle bir günü bize yaşatmasın.

Bence iki 28 şubat vardır.İlki 28 Şubat’ veya ‘28 Şubat’ın diğer yüzü’ demek de mümkün. Post-modern darbenin üzerinden yaklaşık çeyrek asır geçti. Hem çok uzun hem de çok kısa bir zaman. ‘Bin yıl sürecekdeyip meydan okuyan apoletli-cübbeli kabadayıların hadım edilmiş mevsimini tarihin derinliklerine gömmek için az bedeller ödenmedi. Çok şükür, büyük oranda mazide kaldı. Ama kimi etkileri, işleyişi ve mağdur bıraktıklarıyla halen sürüyor.

28 Şubat darbe sürecinde kamusal alanı İslami değer ve sembollerden arındırma operasyonlarını dürüstçe, açık ve fiilen sahiplenecek delikanlı adamlar da aramayın hiç boşuna. Halkın üzerine tanklar sürmüş, namlular doğrultmuş bir orduya sadakatten şeref devşirmeye yeltenenlerin hiçbir itibarı, toplumsal meşruiyeti var mı? Bütün kara propaganda söylemleriyle birlikte rezil rüsva oldular.

Aynı benzer durum 15 Temmuz olayını da yaşadık. Gerek 1960 darbesini,gerek 28 Şubat’cıları, yine gerekse   12 Mart muhtırasını ,15 Temmuz hainlerini yaşatan, besleyenlerden, büyütenlerden bu milletin hakkı olduğunu düşünüyorum. Şehitlerimizin kanları ile, canları ile Mahşerde hesap sorulacağını düşünüyorum.

28 Şubat darbe sürecini  ve 15 Temmuz sürecisi sadece zulmeden, yalan ve yolsuzluk üzerinden toplumu dizayn etmeye çalışanlardan ibaret göremeyiz. İktidar sınıfına mensup bütün aktörlerine karşı teslim bayrağı çekmeyenleri, bütün hakları gasp edilmiş olmasına rağmen resmi ideolojiye yaltaklanmayanları, çareyi perukta, çıkış yolunu takiyye de görmeyenleri ifade etmeden sürecin analizi yapılamaz.

Gazete manşetlerinden, televizyon ekranlarından, mahkeme kararlarından, polisiye tedbirlerden korkup sinenler, kimlik değiştirenler, karşı safla iş tutanlar olduysa da süreci belirleyen esas unsur direniş iradesi olmuştur.

Kamusal alandan tecrit etmek istedikleri İslami değer ve sembolleri ısrarla ve cesaretle hayatın tam ortasında temsil etmeyi şiar edinenler bozdu o çirkin tuzakları.

Başörtüsü yasağını, Kur’an kurslarına konulan tahdidi, İHL’lere uygulanan katsayı ayrımcılığını, İsrail’le girilen stratejik ittifakı, 1 Mart tezkeresini, , , kesintisiz eğitim zulmünü gündemden düşürmeyenler kimlerdi?

 28 Şubat’ın işleyiş ve mantığını hem eylemler hem de söylem düzeyinde teşhir edip bütün sonuçlarıyla birlikte iptal edilmesi adına sabırla, sebatla mücadele ile ortaya koyanlar elbette şimdilerde çokça medyatik olanlar, suni yollarla karizmatik sükse yapıp bunu kariyer hesabına dönüştürenler değildi sanki…

Mücadele verenlerle, mücadelenin imkânlarından istifade edenler arasındaki makas bir hayli açık, ne yazık ki.

Mesela 28 Şubat sürecini hazırlayan olağanüstü şartlarda yargılanmış ve uzun yıllar boyunca cezaevlerinde kaderlerine terk edilmiş insanlara üzülmüşümdür.

 28 Şubat darbe süreci hem sürüyor hem de sürmüyor gibi tuhaf bir paradoksla karşı karşıyayız. 28 Şubat’ın iki yüzü derken bir de bu işin 2015 versiyonunu kastetmiştik. Hükümet temsilcileri ile HDP heyeti arasında ‘silahlı mücadelenin devre dışı kalması’ yani PKK’nın Türkiye’de silahlı mücadeleyi terk etmesine yönelik Öcalan’dan Kandil’e yapılan çağrı kamuoyuna deklare edildi. Dolmabahçe’de verilen ortak beyanat Çözüm sürecinin yeni bir evreye daha girdiğini ve kimi yalpalamaları geride bırakarak ilerlemeye devam edeceğini teyit etmiyor muydu. Şükür ki, bu hata anlaşılarak  bu yoldan vaz geçildi ama, hainler en azından zaman kazandı, güçlendi. Devletin kasasından çıkan paralar ise işin cabası…

+++       +++  

YAZIMIZI  Ünlü Rus yazar Tolstoy'dan biz söz ile bitirelim.

 Hayat bizi resmen dört işlemle sınar. Gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla
böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der.

Bu yazı toplam 386 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.