1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÖZER

  3. Bugün günlerden Ayasofya
Ahmet ÖZER

Ahmet ÖZER

Yazarın Tüm Yazıları >

Bugün günlerden Ayasofya

A+A-

1931’den bu yana ibadete kapalı olan ve 1934’de müzeye dönüştürülen Ayasofya için bugün karar günü.

Yüksek Mahkeme ya milletin bir asra yakındır büyük bir özlemle beklediği yönde karar vererek hasreti bitirecek yahut da yanlışın sürmesi yönünde karar vererek büyük tepki alacak.

Bilinmelidir ki Ayasofya’nın önemi, sadece cami olma hüviyetinden kaynaklanmıyor. Ayasofya’yı ehemmiyetli kılan şey, İslam’ın bayraktarı, insanlığın vicdanı olan Türk milletinin hürriyet ve geleceği açısından bir teminat olmasıdır.

Zira Ayasofya müze kaldığı müddetçe Türk de köledir.

Ne zaman Ayasofya hürriyetine kavuşur ve o mâbette secdeye varılır Türkiye o gün bağımız bir devlete dönüşür.

Yunanlıların, Hıristiyanların, Vatikan’ın Ortodoksların şunun veya bunun gönlünü hoş etmek veya zamanın ağır şartları nedeniyle siyaseten kapatılmış olsun fark etmeksizin kilit vurulan Ayasofya değil Türk’ün geleceğiydi.

Bu yüzden bugün Danıştay’ın vereceği kararın tarihî ve siyasî güç ve etkisi çok büyük olacak. Siyasetin elini güçlendirecek.

Her türlü siyasi görüşten bağımsız olarak milletin yüzde 90’ını Ayasofya’nın açılmasını dört gözle bekliyor ve dua ediyor.

Kim bu milletin arzusunu yerine getirir, duasını alır ve ihya olur. Kim de millete rağmen karar verir bedduasına mâruz kalır.

Gerçek Hayat Dergisinin son sayısında dünyada 13 adet Ayasofya olduğu bilgisi yer aldı.

Bu Ayasofyaların tam 7’si Türkiye’de ve 5’i hayatta ve ibadete açık biri KKTC’de o da ibadete açık. Diğerleri ise Balkan ülkelerinde.

Anacak Ayasofya denildiğinde bunlardan hiç biri akla gelmez ve sadece İstanbul’da Fatih Sultan Mehmed Han’ın şahsi parası ile satın alıp vakfettiği ve adını Cami-i Kebir olarak değiştirdiği Ayasofya akla gelir.

Çünkü siyasî bir semboldür.

Bundan 14 asır evvel âlemlere rahmet efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) tarafından fethi müjdelenmiş bir mâbed. Fethi’de Müslüman Türklere, Osmanlı’ya ve özelde de Fatih Sultan Mehmed Han’a nasip olmuş hürriyetin nişanesi bir cami.

Ayasofya ile ilgili yazılmayan metin, edilmeyen söz kalmamıştır. Şiirler, ezgiler, makaleler, konferanslar, haberler binlerce, yüzbinlerce metin. Ama şimdi daha çok şey yazma değil, tarih yazma vaktidir.

Aslına bakarsanız siyasi mahkûmun hürriyetine siyaset TBMM özel bir kanun çıkararak vermeliydi ki daha anlamlı olsun. Ama henüz geçmiş değil. Bugün her siyasi partinin yani AK Parti, MHP, CHP, İyi Parti ve HDP grup başkan vekilleri ortak imza ile birkaç maddelik bir teklif verebilir. Ayasofya ile ilgili özel bir kanun da çıkarılarak karar perçinlenebilir. Böylece bu eklenen karar da herkesin ortak imzası olur ki, Türkiye siyaseten de rahat ve güçlü olur.

Yazımızı rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti’nin şiiri ile bitirelim:

Ey İslam'ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya!

Şerefelerinde fethin, Fatih'in şerefi,

Işıl ışıl yanan muhteşem mâbed!

Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun?

Hani minarelerinden göklere yükselen,

Ta maveradan gelen ezanlar?

Hani o ilahi devir, ilahi nizamlar?

Ayasofya ses vermiyor,

Ayasofya bir hoş,

Ayasofya bomboş!

Hani nerede?

Şu muhteşem minberde,

Binlerce erin baş koyduğu şu temiz yerde,

Şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor?

Ayasofya! Ayasofya!

Seni bu hale koyan kim?

Seni çırılçıplak soyan kim?

Hani nerede?

Gönüllerden kubbelere,

Kubbelerden gönüllere

Gürül gürül akan Kur'an sesleri?

Kur'an sesleri dindirilmiş,

Müslümanlar sindirilmiş!

Allah-Muhammed-Hülafa-i Raşid’inin

İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!

Bu yazı toplam 1324 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.