1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Bugün Öğretmenler Günü
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Bugün Öğretmenler Günü

A+A-
Türkiye’de gerekli- gereksiz çok günler, haftalar vardır.
Hepsinin kendine göre takip edeni, taraftarı bulunmaktadır.
Bugün Öğretmenler günü.
Bu günü ise sanırım Türkiye nüfusunun çok büyük bölümü takip etmektedir. Çünkü bizim dinimizin emri olan “ Beşikten mezara kadar oku” olduğuna göre bu işi yapan, yaptıran kimselerin hocalar- öğretmenler olduğunu düşünmekteyim.

Öğretmenlik kutsal bir meslektir.

Tabi ki, bu kutsal görevi layıkıyla yapanların ellerinden öperim. Büyüklü- küçüklü, bay-bayan tüm öğretmenlerimizin gününü canı gönülden kutluyorum.

Günümüzde her olumsuzluk sonrasında bunun günahını fatura ettiğimiz yer “eğitim”dir. Türk halkının eğitim düzeyinin yükseltilmesi, dinini, diyanetini, tarihini, gelmişini, geçmişini ve yaşam biçimini, saygıyı, sevgiyi, hak- hukuku eğitim ile öğreniriz. Bunu öğretenlerde öğretmenlerimizdir.

Elbette bunun için öğretmenlerin de çok iyi eğitilmesi ve öğretilmes i gerekir. Eğer öğretmen yetersiz ise, eğer öğretmenin eğitime ihtiyacı varsa, eğer öğretmen belli fikirlerin kölesi olmuş, doğruyu yanlışı göremez ise işte onlara teslim ettiğimiz yarının gençleri de tam yetişemeyecek, eğitimsiz ve öğretim eksiği yaşayacaktır.
Türkiye’de  en ücra köşelerde öğretmenlerimiz görev yapmaktadır. Bunların ihtiyaçları en uygun şekilde giderilmeli, öğretmenler arasında hükümetler ve özellikle de Milli Eğitim Bakanlığı sırf          siyasi görüşleri nedeniyle ayrım yapmamalıdır.

Geçmişte Türkiye’de bunun sıkıntılarını gördük ve öğretmenlerimiz çeşitli dernek ve kamplara bölündü. Kimisi Milli öğretmenler oldu. Kimisi TÖS, Kimisi TÖB- der oldular. 

Öğretmenlerimiz de bölünmemelidir. Eğer özlük haklarının yetersiz olduğunu ve bunların giderilmesi isteniyorsa birlikten kuvvet doğar düşüncesiyle birlikte hareket etmelidirler.
Yine duyumlarımız bizi yanıltmıyorsa belli sendikalar ve belli kurumlara üye olan öğretmenler el üstünde tutulmakta, diğerleri ile ötekileştirilmektedir. Bu yanlış bir uygulamadır ve hükümet bunun en kısa zamanda önüne geçmelidir. Öğretmenlerimizde bu tür kimselere alet olmamalıdır.
Öğretmenlik formasyonu alan gençlerimiz ve öğretmen okulunu bitiren kimseler atama beklemeden en kısa zamanda göreve getirilmelidir. Yıllarca atama bekleyen öğretmen adaylarımızın derdine çare bulunmalıdır.

Bile bildiğim kadarıyla öğretmenlerimizin özlük hakları yeterli olmasa da iyi durumdadır. Geçmişe şöyle bir bakarsak öğretmenlerimiz geçimlerini sağlamak için mendil, çorap, limon sattıklarını hatırlarım.
Şimdilik onurlarına yakışır biçimde görevlerini yapmaktadırlar.

Yazımı Atatürk’ün öğretmenlere verdiği birkaç mesajla bitireyim:

+Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlar zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeleri vermesi, ancak irfan ordusuyla kaimdir.

* Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr muallim ve mürebbilerini sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.

* Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder.

* Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bur millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.

* Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder.

* Öğretmenler! Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
 
 
    
Bu yazı toplam 42 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.