1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. “BUGÜNKÜ RUH HASTALIKLARIMIZ
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

“BUGÜNKÜ RUH HASTALIKLARIMIZ

A+A-

Son ümmet olan bizlerin adına, Kur’an-ı Kerim “Müslüman” demiş; ama bizler amel ve teslimiyet konularında eksikliklerimiz olduğu için buna ismi taşıyamıyoruz. Yani Müslüman ismi bizlere bugün bir gömlek ağır geliyor. Bir türlü teslim olmayı ve amelin önemini anlayıp bu yolda becerili davranamıyoruz, nefsani ve hayvani duygularımıza daha çok itaat ediyoruz.
Allah’ın varlığını, birliğini ve eşsiz ve tek olduğunu biliyoruz; amma onun emirlerine teslimiyette ve uygulama sahasında ağır aksak davranmaya devam ediyoruz.
Kur’an-ı kerim’in son kutsal kitap olduğuna, değiştirilmeden, bozulmadan kıyamet kopuncaya kadar elimizin altında olduğuna inanıyoruz; ama onunla amel etmeye gelince de onun sunduğu kuralları rafa kaldırıyoruz. Sanki onlar bize hitap etmiyor gibi ne okuyoruz ve nede anlamaya çalışıyoruz. Sadece okunan Kur’an-ı Kerim’i dinlemekle yetinmeye devam ediyoruz.
Peygamberlere ve peygamberimize inanıyoruz, ne var ki onun son peygamber olduğunu bildiğimiz halde ona layık bir ümmet olamamakta direnmeye devam ediyoruz. Hatta bir daha peygamber ve din gelmeyeceğini de çok iyi biliyoruz. Kime sorarsan bunun cevabını yüzde yüz doğru olarak alıyoruz. Ne var ki, O’nun sünnetlerini okuyup öğrenmiyoruz, hatta ondan değildir, uydurmadır gibi yaklaşımlarla O’dan ve peygamberliğinden her geçen gün uzaklaşmaya devam ediyoruz.
İblis’,i Hannası ve onun yeryüzü versiyonu olan Firavunları, Nemrutları, Hamanları vd. Kur’an ve Hadisi şeriflerden tanıyıp biliyoruz. Onların tehlikesinden de haberdarız ve biz Müslümanların düşmanları olduklarına bir türlü inanmak istemiyoruz ve bizzat onlarla beraber yaşamayı yeğliyoruz.
Cennet gibi mükemmel ve ebedi olan bir hayata inanıyoruz; ama onu kazanmak, hak etmek için ciddi bir gayret harcamıyoruz.
Cehennem gibi bir yakıcının varlığını biliyoruz ve ondan korkuyoruz; amma bizleri oraya sürükleyecek olan günahları önemsemiyoruz.
Ölümün hak olduğunu, her canlının mutlaka ölümü tadacağını biliyoruz; amma bizleri oraya sürükleyecek olan günahları(hataları) önemsemiyoruz. Yahutta farkında bile olmadan küçük görmeye devam ediyoruz. Bugün bizler sanki hiç ölmeyecek gibi yaşamaya devam edip dünyaya bağlanıyoruz.
Tüm insanlığı kardeş bilip, çevreyi ve kainatı bizler için yarattığını bildiğimiz halde; hem insanları, hem de kainatı katletmekten ve kirletmekten zevk alıyoruz.
Allah(c.c.) bizlere, karşılıksız, bedelsiz, edersiz sunduğu nimetlerden, sınırsızca yeyip içiyoruz; amma onları bize hesapsız ve sınırsız veren Allah’a çok az şükredip, insanların ve diğer canlıların açıktan ölmesine rıza gösteriyoruz.
İnsan kardeşlerimizi, mezara omuzlarımızda taşıyıp, defnediyoruz; amma onlardan hiç ibret almıyoruz, onun bizlere sunduğu nasihata, öğüde gözlerimizi kapatıp kulaklarımızı tıkıyoruz.
Sabrı, sebatı ve kanaati biliyoruz; amma ne sabırdan ne sebattan ve ne de kanaatten yana bir tavır sergilemeyip, nefsimize karşı verdiğimiz savaştan her daim nedense yenik çıkıyoruz.
Küfrün, yalanın olmadığı bir dünyada yaşamamız gerektiğini biliyoruz; amma küfürsüz, yalansız bir gün yaşamaya bir türlü yanaşmıyoruz.
Selam ve dua ile!

Bu yazı toplam 951 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.