1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Bugünkü Yaşamın Özeti; Karın Tok, Sırt Pek!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Bugünkü Yaşamın Özeti; Karın Tok, Sırt Pek!

A+A-
Ülkemizde ki ahlaki seyir maalesef menfi yönde gelişiyor. Özellikle gençlerimizin azımsanmayacak oranda kalan kısmının vur patlasın çal oynasın hayat tarzı ülke geleceğimiz için tehlike sinyalleri veriyor. Geçtiğimiz günlerde facebook sayfamda kişilerin paylaşımlarını takip ederken bir videoda geçen muhabbet ve iğrençlikler dikkatimi çekti. Aslında face’de video izlemek huyum değildir. Sadece resimlere bakarım bir de kayda değer yazınsal paylaşımları okurum. Paylaşılan videoda altı kız çocuğu var. Konuşmalarından anladığıma göre bunların yaşları 15 ile 18 arasında seyrediyor. Daha fazla değil… Hepsinin başı örtülü ve geriden baktığınızda İslam’ı temsil eden samimi bir Müslüman oldukları gibi bir algıya kapılabilirsiniz. Ama hepsinin ağzında duyduğunuzda şaşıracağınız “Bu gerçek olamaz” diyeceğiniz küfürler ve rezillikler var. Videodan anladığım kadarıyla cep telefonuyla karşılarında erkeklerin olduğu bir yere canlı yayın yapıyorlar. Erkekler, bunlara açık tabirle sulanıyor ve ağza alınmayacak düzeyde laflar ediyorlar. Bunu izleyen kızlar onlardan geri kalır mı? Aynı üslupla bunlarda onlara cevap veriyorlar. Bu arada sigara içtiklerini de ifade edeyim. Ama sigara konuştuklarının ve yaptıklarının yanında o kadar masum kalıyor ki buradan ona değinmeye dahi gerek görmüyorum. Hatta “ Keşke sigara içtikleri ile kalsalardı” diye hayıflanıyorum. Sigarayı asla tasvip etmiyorum. Allah herkesi o illetten en kısa zamanda kurtarsın. Kızların canlı canlı elin tanımadıkları erkeklerine bel altı düzeyde konuşmaları ve dahası da bildiğiniz sinkaflı erkeklerin yapacağı tarzdan küfürlerle karşılık vermeleri sonucunda diyorum ki “Eyvah! Tuz da kokmuş” Şaka yapmıyorum. Bir bayanın vakarına yakışmayacak düzeyde ki bu seviyesiz muhabbet tarzının ve ahlaki çöküşün büyük rakamlarla ifade edilir hale gelmesi ile bu milletin düştüğü en büyük hatalardan birinin de teknolojik imkânları olağan karşılama sonrasında kaybettikleri manevi değerler olmaktadır. Ahlaki çöküşün günden güne ivme kazanıyor olması araştırma görevlisi hocalarımızın ciddiyetle ele alması gereken hususların başında gelmektedir.
Başlarında ki örtünün simgeden öte bir anlam taşımadığı ortadadır. Ana babası dindar kesimden gelenlerin mecburen-zoraki baş kapatarak piyasaya salıverilmiş görüntüden öte bir anlamı yoktur.
Onlara açık fetva veriyorum. Bu ahlaki yapılarıyla, başlarının cicili bicili başörtüleriyle kapalı olmasının hiçbir anlamı yoktur. Allah katında da bir geçerliliği olmayacaktır. Gerçek ahlaki örtü, kalplerin Allah korkusuyla kuşatılmasıyla ortaya çıkar. Şekil Müslümanlığının ne burada ne de uhrevi hayatta bir önemi yoktur.
Gençlerin bu derece ahlaki dumura uğramış olmalarında ki başlıca etken, sosyal bozulum sitelerinde ki sınırsız paylaşım anlayışının, her şey mubahmış ve normalmiş gibi bir algı yaratmasından kaynaklanıyor. Paylaşım sitelerinde ailesinin tüm fertlerini halka açık paylaşan insanlar, sokakta kızına, çoluğuna çocuğuna bakarlar mı düşüncesiyle stres altına girmesinin mantığı var mı? Sosyal medyadan baktığınızda normal olan şey, sokakta neden anormal oluyor? Seviyeli paylaşımları eleştirmiyorum. Ama bazı paylaşımlarda adam ev ortamında çekilmiş çoluk çocuğunun iki seksen kanepeye uzanmış TV izlerken yaptığı paylaşımlarda daha dikkatli olması gerekmez mi? İffet gerçeği bunu gerektirmez mi? Sonuçta sosyal medyada olsa paylaşımların Müslümanca ve seviyeli olmasını her zaman dile getiriyorum.
Birde tokluk duygusu, beraberinde birçok yanlış da getirir. En basiti, zor durumda ki diğer insanları düşünmekten alıkoyar. Sadece kendinin doyması ve kendinin dünya nimetlerinden faydalanması yeterlidir onun için…
Malumunuz, son zamanlarda sosyal paylaşım sitelerinde ki artan yemek paylaşımlarının çok ileri düzeyde seviye kaybı yarattığı ortadadır. Daha öncede ifade etmiştim. Aile büyükleriyle, eşle dostla oturup sohbet eşliğinde yemek odaklı olmayan paylaşımlara sözümüz yok. Çünkü amaç, yemek gösterisi değildir. Ama bazı kardeşlerimizin pişirdiği yemek resimlerini sanki çok özel bir çalışma gibi dört cepheden çekerek paylaşması ve dahası paylaşım resmine “Hadi buyurun yemeğe” yazarak bir nevi geri zekâlılığını ortaya koymasını hangi mantıkla açıklamalıyız? Düşünün! Sadece yemek resmi paylaşıyor, yemeğin içine neler koyduğunu da üstüne basa basa gösteriyor. O an o yemeğe ulaşamayan ve iştah celbeden görüntülerin karnı aç mazlumların ya da maddi imkânsızlıklar ile boğuşan aile evlatlarının gözüne soka soka paylaşılmasını önüne geçilemez bencil yapı anlayışının bir getirisi olduğunu anlatmama gerek var mı?
O resmi paylaştığınızda elinize ne geçiyor? Hiç düşündünüz mü?
Ne yapmaya çalışıyorsunuz?
Egonuzu tatmin duygusu açlığınızı tatmin duygusunun önüne mi geçti?
Dünyada halen açlıktan ölen insanlar olduğunu biliyor musunuz?
Bugün bu coğrafyada yaratılmış olmanız sizi bu imtihandan uzak kılıyor olabilir. Ama başka bir imtihana tabi tutulduğunuzu unutmayın. Sizde tok insanlar olarak açlık çeken insanların varlığıyla imtihan olunuyorsunuz…
Ayaklar çıplak, vücut çıplak
Erimiş etleri, iskelete dönmüş vücudu
İsteği bir yemek dolusu tabak
Belki de birkaç saat sonra
O da sonsuza gidecek ve uyanmayacak
Acıları dinecek, açlığı unutacak
Sonsuza dek cesedi yerlerde kalacak
Akbabalara, kurda, kuşa yem olacak….
Bu yazı toplam 163 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.