1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Bunun Adı Demokrasi
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Bunun Adı Demokrasi

A+A-
Tek parti ile yönetilen Türkiye’de ilk “gizli oy açık tasnif” seçimler 14 Mayıs 1950’de yapıldı ve bu ilk bir başka ilki getirdi, iktidar el değiştirdi.
İsmet İnönü ilk gizli oy açık tasnif, ilk yargı denetimine açık ve ilk defa her ilin bir seçim çevresi kabul edildiği ve çok oy alanın seçildiği bir seçimle iktidarını kaybetti.
Seçimlerden bir hafta önce Hüseyin Cahit Yalçın Ulus Gazetesi’ndeki bu gazete CHP’nin yayın organı gibi bir işlev görüyordu- “Türk milleti nankör değildir” içeriğinde bir yazı yazmış.
1950 seçimleri ile 7 Haziran’da yapılacak seçimleri birbirine o kadar çok benziyor ki… Bir fark gerek Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, gerekse Başbakan Ahmet Davutoğlu o zamanki iktidardaki olan CHP’lileri nankör olarak görmediklerini ve vatandaşına tercihine saygı duyduklarını açıkladılar.
Şimdi koalisyon arayışları sürüyor. Bu koalisyon kurulmadan öncelikli işleri ben buradan aktarmak istiyorum. Öncelikle yeni hükümet oturup bir yeni anayasa değişikliği yapmalıdırlar. Zaten TBMM’ne giren tüm partiler seçim öncesinde bunu istiyordu. Belki farklı görüşler vardı ama, anayasa değişikliğini herkes istiyordu.Asgari müşterekte bu yapılmalı ve bir daha bu gündeme getirilmemelidir.İkinci önemli konu da seçim yasası ve baraj meselesi. Avrupa ülkelerinin hiç birinde bu ölçüde bir seçim yasası yok. Barajda bu ölçüde yüksek değil. Ülkedeki insanların mecliste asgari olarak temsil edilmesi için bu yapılmalıdır. Bir başka konuda şu meşhur açılım. Bu da masaya yatırılmalı, ne yapılacaksa ülke için, millet için bu yapılmalıdır.
Böylece Anayasa değişikliği yapacaklar, demokrasinin gelişmesini sağlayacaklardı.
Ülkede kaos olsun, Türkiye sıkıntı çeksin diye bekleyenler dış ve iç düşmanlar pusuda bekliyor. Bunlara fırsat verilmemelidir.Seçimler oldu, AK Parti tek başına iktidarı kaybetti. Millet 4 partiyi meclise soktu. Ülkeyi koalisyonlar idare etsin diye karar verdi. Buna herkes saygı göstermelidir. Türkiye’de tarih genellikle tekerrür ediyor ve bugünün iktidarı da tarihi tekerrürü gördü.
Kimse kusura bakmasın ama, AK parti’nin bir çok konuda yanlışları ve buna birde iç ve dış mihraklar, içte ittifak ile AK Parti’nin seçimi kaybedeceği tahmin edilebiliyordu.
Geçmişte Demokrat Parti seçimi kazanınca ,kaybeden İnönü’nün pencereye çıkıp “Nankörler, nankör millet” diye bağırdığı söylenmektedir.
Ne ilginç, bu seçim öncesi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yıllardır sürdürdüğü tek parti iktidarının yeni bir seçimin eşiğinde Batman’da miting meydanında söyledi benzer sözleri:
“Nankörlük yapmayın!”
Türkiye tek parti düzeninde değil ama iktidar partisinin temsilcilerinin seçmene “Nankör” diyebilme özgürlüğü hâlâ var ve biz bu sisteme “demokrasi” diyoruz!


İktidarı kaybedenlerin milleti nankör olarak suçlamaları; içine düştükleri zehirli patolojik durum ile açıklanabilir. Ancak Erdoğan ve Davutoğlu verdikleri mesajlarla milletin tercihine saygı duyduklarını ve sağduyulu davranmalarını, ülkenin hükümet kalmamasını istemektedirler: bu açıklamalar çok doğru bir açıklamadır.
Bugün gelinen noktada muhtemelen hakkında “Nankör” sözü kullanılacak kişi Fethullah Gülen’dir.
Ülke yeniden, yine kargaşa, yine inatçı keçi durumları, yine kayıkçı kavgası yaşamak istemiyor.
 
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.