1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Buruk Bir Ramazan Daha
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Buruk Bir Ramazan Daha

A+A-
Ramazan ayının ilk günündeyiz. Tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Her sene olduğu gibi bu senede ramazan ayına buruk giriyoruz. Özellikle dikkatimi çekiyor ki ramazan aylarında zulüm içinde inleyen bir İslam beldesi muhakkak oluyor. İşte bu senede ortalık kasıp kavruluyor. Suriye’de başlayan acımasız iç savaş tüm hızıyla sürüyor. Ülkemizde misafir ettiğimiz komşumuz ve din kardeşlerimizden Suriye halkı ülkelerinde ki iç karışıklığın bir an önce bitmesini dört gözle bekliyorlar. Bitse ne olacak! Ortalıkta taş üstünde taş kalmamış. Koca ülkenin imar olmasına uzunca bir süre gerekiyor. Kaybolup giden istikrarın ve Zalim Esed döneminin tahribatını ve daha da zor olan zihinlerde yerleşen o acı izleri temizlemek uzunca zaman alacak. Bundan sonra Esed kalsa da meşruiyet kazanamayacak. Böylesi bir durumda dahi halkına en ufak bir hareketinde yumruğu indirecek olan askeri bir sistem yoluna devam edecek. Bu sebeple Esed artık meşruiyetini yitirmiştir. Halkının gözünde yok hükmündedir. 
Suriye yaramız kanarken bu kez de Mısır’da ki saçma darbe gündemimize oturuverdi. Mısır halkının çoğunluğuna tekabül eden Mursi taraftarları için sabır sınırlarını zorlayan bir süreç başladı. Canı gönülden destekledikleri ve bağırlarına bastıkları gerçek özgürlüğün ilk temsilcisi değerli bir adama, üç beş çapulcunun, dış güçlerin etkisi altında kalarak gaza getirilmesiyle karışan ve Mısır’a kaotik bir ortam getiren gelişmeler sonucunda ilk defa önceden ilan edilen askeri darbe yapıldı. Bu noktada askerden çok Mursi’nin indirilmesi için Tahrir Meydanında vaveyla koparan Mısır halkına daha çok kızıyorum. Onları izlerken Mübarek döneminde ki baskıcı rejim anlayışının yerine, kendine muhalif olan herkesin sesinin kesildiği o aşırı baskıcı dönemi sanki bu biriken kalabalığın hiç yaşamadığını bile düşünüyorum. Mısır tarihinde bir ilk niteliğinde tamamen bağımsız olarak tercih edilen bir liderin iş başına geçmesinin hayalini bundan iki sene önce kuramıyorlardı bile. Ama bir yıl içerisinde sandık sonuçlarına tahammül edemeyecek konuma gelmelerinde ki ana etken yeterince vatandaşlık şuurunu elde edememelerinden ve dış güçlerin etki alanına girmekten başka bir sebebe asla dayanmıyordu. Ele geçen fırsatı açıkçası teptiler. Bu adamdan memnun olmazsanız legal süresini doldurduktan sonra sandık başına gider istediğiniz adama destek verir geçerdiniz. Peki şimdi ne olacak?
Kamera karşısına geçen ve gubuz bir tavırla darbeyi ilan eden askeri cuntanın kontrolü altında idare edilmekten çok mu memnun kalacaksınız? Göreceğiz bakalım.
Gazze’ye açılan Refah kapısı sebebiyle Mısır yönetimine diş bileyen İsrail’in ekmeğine yağ sürmeye devam edin. Bu mantığınızla İsrail’i başınıza iyice bela etmemenizi ümit ediyorum. Biliyorsunuz ki bu küçücük metastaz ur zamanla o bölgeyi kaplar ve kontrol altına alırsa çok dizinizi döversiniz. Ama iş işten de geçmiş olur.
Bakınız Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’e yönelik dik duruşunun altında yatan ana etken Allah’a iman kaynaklıdır. Buna içerimizde ki birçok beyinsel özürlü bilindik bazı kesimler karşı çıksa da gerçek budur. Bunu anlamalarını da beklemiyorum. Onların kim olduğunu da çoğunuz iyi biliyorsunuz. Toplasanız % 1 desteği zor bulacak olan bu zavallılar içeriden kaşırken dışarıdan kaşıyanların gazına gelmekten de asla geri kalmıyorlar. Üzücü olan bu zavallılar grubunda aşırı sol örgütler olduğu gibi muhafazakar geçinen bazı gruplarda bulunuyor. Onlara Allah ıslah etsin demekten öte başka bir şey demeye dilim varmıyor.
Arakan’ı da unutmadık. Müslümanlara orada uygulanan şiddeti bu satırlarda ifade etmek hiçbir çözüm üretmiyor. İslam alemi geçmişte olduğu gibi bugünde birbirinden kopuk üzerinde oynanan oyunun hala bilincinde olmayan yanlışlar girdabında dönmeye devam ediyor. Girdaptan kurtulması için beklenen uyanışı sağlayacak liderlere sahip çıkamıyorlar. Türkiye’miz liderini bulmuştur. Geçtiğimiz ay boyunca onun üzerinde de çirkin oyunlar oynamakla yıldırmak isteyen hain çevreler amaçlarına ulaşamadılar. Elimizde ki nimetin değerini iyi anlamalıyız.
Bugün Sayın Mursinin başına gelenlerde aynı şeydir. Gün birlik zamanıdır. Mursi taraftarlarının dik durması ve askeri yönetimin geri adım atmasını sağlamaları gerekmektedir. Seçtikleri lider sadece Mısır için değil, diğer İslam ülkeleri içinde ve özellikle de Filistin’in özgürlük mücadelesi için bir fırsat idi.
Lütfen oyunun farkına varın.
Sözü uzatmanın fazlaca bir anlamı yok. Bu yılki ramazan ayı da içimizden bir şeyler alıp götürmeye devam edecek. Huzur içerisinde mübarek ay geçirmek isteyen İslam ümmetine yine iyi haber yok. Anlaşılan o ki ferasetten yoksun yapımız sebebiyle daha çok can sıkmaya devam edeceğiz. Komik halimize bir bakın Allah aşkına…
Daha neyin mücadelesini verdiğimizin bile farkında değiliz. Kimisi dünyanın maddi cafcafının peşinde koşar, kimisi maaşına ne kadar zam yapılacağının hayaliyle avunur. Suud yönetimi daha fazla hacı adayının cebinden tırtıklamak için Mescid-i Haram’ın etrafını yıllardır yıka yıka bitiremez.
Behey kardeşim! Bırak bu işleri artık. Dünya oynanan oyuna bak. Akan Müslüman kanını durdurmaya bak. Batının şebeği haline gelen İslam dünyasının gidişatına az da olsa canını sık.
Anlaşıldı. Yaz yaz laf bitmez. Allah sonumuzu hayreylesin.
 
Bu yazı toplam 31 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.