1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. Bütünleşmeye ihtiyacımız var
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Bütünleşmeye ihtiyacımız var

A+A-
Son günlerdeki olaylar bu konuda gereken yapılmazsa, biz bu giderek artan şehit haberlerini duymaya devam edilebilir. 2000’li yılların başında sıfıra düşen terör olaylarının giderek artan şekilde hız kazanmasını iyi analiz edilmesi gerekir. Bırakın ülkenin o bölgesini, memleketin her tarafında terör eylemi düzenleyebiliyorlar. İnsan ülkemizi yönetenlerin konuyla ilgili açıklamalarını da duyunca alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu dillendirmekte ve beyanatların sadece sözde kaldığını duymak istememektedirler. “Gereken yapılacaktır. ” Belki sınır ötesi hareket ile bu kısmen sağlanabilir. Ama önceki harekâtlar gibi olmasın diye insanımız temennilerde de bulunmaktadırlar.

Önemli olan tedbir almak ve sorunların çözümlenmesinin yapılmasıdır. Yaklaşık olarak son bir ayda şehit düşen askerlerimizin sayısı 50’leri buldu. Aslına bakarsanız sadece şehitler konu değil. Adamlar bölgede güpegündüz istedikleri yerde yol kesebiliyorlar. Sade vatandaşı hatta kendinden olan vatandaşı dahi katledebiliyor. İstedikleri yerde iş makinelerini yakabiliyor. Hatta bununla da kalmayıp ordunun askerini bile kaçırabiliyorlar. Acaba orada bir zayıflık mı var? Bu sözün üzerine ne denilebilir Sadece yaşananlara değil de, olaylara daha geniş bir açıdan bakılması konuyu daha anlaşılır kılacaktır. Acaba uygulanan açılım politikalarının yöntemleri mi yanlış bunların iyi incelenmesi gerekir. İşin doğrusu olayların bu kadar hızlanmasının en önemli nedeni, bölgeyi yeniden düzenlemek isteyenlerin acelelerinin olduğunu göstermektedir.

İşte adım adım, etnik kimliğe özgürlük şeklinde süren açılım gibi çabalar toplumda hala var olan birlik duygusunu ortadan kaldıramamış. Üstelik tam tersine toplum bunu büyük bir sağduyuyla karşılayarak birlik duygusunu daha fazla pekiştirmeye başlamıştır. Bu olayların ötesinde toplumdaki bölünmeyi hızlandırmak ve kutuplaşmayı keskinleştirmek yer almaktadır.

İşte olayların hız kazanmasının ve bizimkilerin sabır göstermelerinin nedeni budur.  Adamların acelesi var. Ama insanımızın da iktidardan beklentileri var. Bunlardan birincisi insanlarınızın güvenini sağlamaktır. Güven azaldığı zaman çözülmeler hemen arkasından çorap söküğü gibi gelebilir.

Şehit cenazelerinin sayısı hızla artarken, AK Parti’nin 10.kuruluş yıldönümü töreninde şu ifadelerle hiddetini haykırdı başbakan: “Bakınız, unutmayın artık yine açık söylüyorum, bıçak kemiğe dayanmıştır diyorum ve bu ülkede bölücü terör örgütüyle arasına mesafe koymayanlar da bu suça iştirak ediyorlar, bunu da buradan açıklamak istiyorum ve onlar da bunun bedelini ödemeye mahkûm olacaklardır.” Artik sözün bittiği yerde uygulamaya geçildi.

Acaba başarılı olma durumu nasıl olacak, bunu zaman gösterecek ama açılımın ölçütleri biraz değişmiş durumda, insanımızda açılımın hangi adımlarla yapılacağını da merak etmektedirler.

Bu olaylardan sonra insanımızın aklına takılan bazı sorular gündeme gelmektedir. Hani Kürt açılımı olacaktı, hani yeni anayasa yapılıp Kürtlere dönük demokratik haklar yasal zemine oturacaktı, hani PKK dağdan indirilecekti? Hani Kürtlerin iyi-kötü temsilcisi sayılan BDP ile uzlaşı yolu aranacaktı? Hepsinin bir açılımla olması imkânsızmış meğer.  Ülkemizde görüş ayrılıklarına bakılmadan birlik ve beraberliğini devem ettirebilmeleri için bütünleşmeye ihtiyacımız var. Gerçek açılım da zaten bunu ifade etmektedir.

 

Bu yazı toplam 1226 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.