1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. BÜYÜK DEPREMİN YILDÖNÜMÜNDE…
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

BÜYÜK DEPREMİN YILDÖNÜMÜNDE…

A+A-

Büyük depremin yıldönümündeyiz. O günü hatırladıkça hala içim burkulur. Canım sıkılır. Üzüntü tüm ruhumu kuşatır. Rabbimden o imtihan gecesinde hayatını kaybeden onca insanımız için rahmet diliyorum. 
1999 yılının o günlerde içimize yaydığı burukluk zerre kadar azalmadığı gibi o yara halen yürekleri kavurmaya devam ediyor. 
17 Ağustos 1999'da o acı günde tüm Türkiye yasa boğulmuştu. Yerel saatle 03.02’de merkez üssü Gölcük olan 7,6 şiddetindeki bir deprem tüm Türkiye'yi uykusunda yakaladı. 
Bende gecenin o vakitlerinde kalktığımda elektrik kesintisine anlam verememiş ve rutin bir elektrik kesintisi olduğunu düşünmüştüm. Aynı gecenin sabahında gerçeği öğrendiğimde dehşete kapılmış, ülkemizin ne büyük bir imtihandan geçtiğini düşünerek rabbimin yardım ve lütfu için dua ve niyazlarda bulunmuştum. 
O gece 45 saniye süren Gölcük depremi sadece Kocaeli’nde değil, Ankara'dan İzmir'e kadar geniş bir bölgede ve Marmara'da hissedildi. Resmi bilgilere göre 17.480 kişi öldü, 23.781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı, 285.211 ev, 42.902 işyeri hasar gördü. 2010 yılında yayınlanan Meclis Araştırması Raporu'nda ölen kişi sayısı 18.373 olarak güncellenmişti.
Resmi olmayan bilgiler ise çok daha şaşırtıcıydı. Resmi olmayan bilgilere göre 50.000'e yakın kişi öldü, 100.000'e de yakın kişi de bu feci deprem sonrasında yaralanmıştı. 
Gençlerimiz hatırlamazlar. O dönemde ki istikrarsız ekonomik yapımız sebebiyle zaten fakru zaruret içinde olan halkımız depremin etkisiyle daha da içine kapanmış neredeyse hayata küsmüştü. Hele o günkü beceriksiz hükümetin deprem karşısında ki etkisiz ve çaresiz duruşunu gördükçe içler kararmış, umudumuzu eliyle avucuyla enkazın artığını kaldırıp altında can çekişen insanımızı kurtarmak için çaresizce çabalayan insanlarımızdan umutlu haber bekler hale gelmiştik. Yüzlerce enkaz içerisinden hangisinin altında yaşayan ve hayata tutunmak için çaresizce bekleyen insanımızın umutsuzca kıvranışını düşündükçe geriliyorum. Hükümetin kendine hayrı olmadığı gibi halkına da zerrece faydası ve katkısı olmaması ne kadar üzüntü verici bir gerçekle yüzleşmeydi. Depremin Türkiye'nin sanayi bölgesi olan Marmara bölgesinde gerçekleşmesi Türk ekonomisini bir hayli zorlamıştı. Çok sayıda sanayi kuruluşu bu depremden olumsuz etkilenmiş zaten çöküntüde olan ekonomik yapımız daha da içinden çıkılmaz bir hal almıştı. İnsanımızın üzerine çöken kara bulut o günün şartlarında kolay kolay kalkacağa benzemiyordu.  
Marmara depreminden sonra Türkiye'ye toplamda 52 ülke yardım etmişti: Japonya, Belçika, İsrail, Azerbaycan, Bangladeş, KKTC, Kıbrıs Rum Kesimi, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Fas, Cezayir, Almanya, İtalya, Pakistan, Ürdün, Fransa, Rusya, İngiltere, Mısır, Yunanistan, Gürcistan, İsveç, Macaristan, Malezya, Finlandiya, Amerika Birleşik Devletleri bu ülkelerden bazılarıydı.
O depremde nice canlarımız hayatını kaybetti: Bolu’da: 27, Bursa’da: 268, Eskişehir’de: 86, İstanbul’da: 981, Kocaeli’nde: 9.477, Sakarya’da: 3.891, Yalova’da: 2.504, Zonguldak’ta da: 3 insanımız hayata gözlerini yummuştu.
Bugünkü mevcut hükümetin bazı politikalarda ki yanlışlarını eleştirirken deprem konulu icraatlerde attığı kalıcı ve etkin adımlar sebebiyle takdir ettiğimi ifade etmeliyim. 
Bugün uzaktan gelen davulun sesi misali esip gürlemekle muhalefet siyaseti yaptığını zanneden kesesi şişkinlerin bu gerçeği anlayıp özümsemelerini elbette beklemiyoruz.
Beyler, bu vatan hepimizin iyisiyle kötüsüyle bu vatanı muhafaza ederek kem gözlerden uzak tutmakla mükellefiz.
Etrafta çöküşümüz için bekleyen akbabaların olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Bununla birlikte içimizde ki pislikleri ve cerahatı da bir an evvel temizleyelim.

Bu yazı toplam 788 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.