1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Büyük Fırsat! Üç Aylara Bugün Giriyoruz
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Büyük Fırsat! Üç Aylara Bugün Giriyoruz

A+A-
Bugün üç aylar başlangıcı…
Gelin hep birlikte kendimize çekidüzen verelim. İbadetlerimizde daha hassas olalım. İnsanlara şefkat ve merhametle muamele edelim. Haksız kazanca son verelim. Birbirimizi kırmadan üzmeden destekleyelim. Şu memlekette aç sefil insan kalmasın. Çok zengin olsanız da çok fakir olsanız da rabbim hepimizi tek bir noktada birleştiriyor. Kendimizi yapmacık sadaka ve gösteriş kokan hayr ve hasenat girişimleriyle avutmayalım. Bunların anlamının olmadığını rabbimizin böyle manevralarda sadece kalplere bakacağını aklımıza kazıyalım.
Daha büyük ibret mi istersiniz?
Etrafınıza bir bakın. Gözünüzü kapatın ve sadece 30 yıl geriye gidin. O zaman hayatta olup ta şu anda Beka âlemine göç eden yakınlarınızın nerede olduğunu sorgulayın. Geçmiş yaşamlarında en az sizin kadar yaşam dolu olan mal ve mülk peşinde koşan bu yakınlarınızın dünya yüzünde sadece kemiklerinin kaldığını ve ruhlar âleminde var olmaya devam ettiklerini bir düşünün.
Artık ne mal ne mülk biriktirmeye yönelik durumları kalmamış bu yakınlarınızdan da mı hala ibret almıyorsunuz?
Etrafımda bir sürü numunelik zenginler görüyorum. Lafa geldi mi mangalda kül bırakmayan bu mal delisi, akıl fukarası insanların aslında imtihan için gönderildikleri bu dünyada daha neyin peşinde olduklarını bir kez daha düşünün.
Yaşları seksenlere dayandığı halde halen dünya için gecesini gündüzüne katan müsvedde zenginlerin aslında bu yaptıklarıyla kendilerine şah damarlarından daha yakın ölüm gerçeğinden sıyrılabileceklerini mi sanıyorlar?
Ölüm anında, asıl gerçeklerle yüzleşmekten çekinen zihin fukarası kesesi şişkin zavallıların yaş ilerledikçe yaşadıkları depresyon ve ölüm korkusunun en temel sebebi hiç bitmeyeceğini sandıkları yaşam çizgilerinde ki son noktayı görmeleriyle netleşiyor.
Bugün üç kuruşluk dünya menfaati için insanlığını kaybetmiş, oturduğu lüks konakla, bindiği yüz milyarlarca liralık arabasıyla kendisine özel yaşam tahsis edildiği gibi bir saçmalıkla avunan şişkin keseli, maymun iştahlı zavallıların günü geldiğinde o çok sevdikleri dünya hayatına baktıkları son anlarında üzerlerine küreklerle toprak atılacağını aklınızdan hiç çıkarmayın. Hani hep derler ya “Gözünü toprak doyursun” diye… İşte aynen öyle.
Çok sevdikleri dostlarının defnettikten sonra dönerek günlük yaşamlarına devam edecekleri bir hayata veda etmenin nasıl bir pişmanlık ve çaresizlik duygusu yarattığına hepimiz şahit olmayacak mıyız?
Var mı aramızda bana bir şey olmaz, ben bu dünyada baki kalacağı diyebilen bir babayiğit?
Bulunduğu makamları tapulu malı gibi görerek insanlar arasında kibirle dolanan şöhret budalası ağalar! Bu laflarım sizleri de kapsıyor. Neler yapıyorsunuz? Eşinizi, dostunuzu mu kolluyorsunuz? Haram helal demeden çoluk çocuğunuza mal mı devşiriyorsunuz? Kamuda ki açık yerlere kendi yakınlarınızı yerleştirmek için hak adalet gözetmeksizin türlü şaklabanlıklar mı yapıyorsunuz?
Haydin bakalım! Devam edin. Bu hayat sizi de öğütecek. O deniz kıyılarında özene bezene güneş altında yaktığınız derileriniz leş gibi kokarak toprakla bütünleşerek yok olup kaybolacak. Sadece kemiklerinizin dağılmış yapboz görüntüsü kalacak.
Değerli okurlarım, bunları bu kadar açık ve net yazmamın sebebi yazımın etkisini artırmaktır. Mülayim yazılar tesir göstermiyor. İnsanlar kendilerini kolayca avutacak avuntularla bildik yaşamlarına devam ediyorlar.
Ta ki kendilerine hakkı tavsiye eden bir ses duyduklarında hafifçe bir silkelenerek yollarına devam ediyorlar. Ben diyorum ki silkelenmekle bitmiyor. Devamını da getirin Allah aşkına! Bu dünya ne size ne bana ne de dünyayı yönettiğini zanneden liderlere kalmıyor.
Onlarda günü gelince toprakla buluşuyorlar. Onlarda çekip gidiyorlar. Onlarda eşit noktaya geliyorlar. O noktadan sonrasında makam ve mevkiin değeri kalmıyor. Konaklarınız, taşıtlarınız kalmıyor. Yığdığınız eşyalarınız imdadınıza yetişmiyor. Bırakın eşyalarınızı, yaşamınızda üzerine titrediğiniz çoluk çocuğunuz dahi sizi belli bir zaman sonra ölüm yıldönümlerinizde hatırlıyor. İlk anki acıyı belki hissetmiyorlar bile!
O halde bu dünyadan beklentiniz nedir? Bana açıklar mısınız?
Bundan 100 yıl önce yaşayanlarda bu dünya için gecelerini gündüzlerine katarak çaba sarf ettiler.
Aralarında helal ve haramı gözeten, hakkı ve batılı ayıran, insanlara faydası dokunan, rabbine kulluğunu büyük bir gayretle yerine getiren kardeşlerimiz kendilerini bekleyen ahiret yurdunda ki huzur iklimine akıp gittiler.
O zamanda da insanlara zulmeden, kibirle yürüyen, etrafına mağrur bakanlar o zamanlarda da vardı. Onlarda şimdiki dünyada kendilerini temsil eden benzerlerinin gittiği yere gidecekler. Devamını bilemem ama tahmin ederim. Evet, aynen sizin tahmin ettiğiniz gibi tahmin ederim.
Allah sonumuzu hayretsin.
Gelin mübarek üç ayların başladığı bu günden itibaren bir toparlanma sürecine girelim. Hakkı ve hayrı hem yaşayalım hem de yaşatalım.
Bu mübarek aylarda bulunan Regaip, Miraç, Berat ve Kadir gecelerine inşallah nail olursak hakkını verelim.
Özellikle, bu aylarda bol bol istiğfar etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kur’an-ı Kerim okumak ve dua etmek en uygun davranışlardır.
Üç aylar, hepimize hayır ve bereket getirsin.
 
Bu yazı toplam 105 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.