1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. BÜYÜK OYUNU GÖREMEYEN ÜMMET OLDUK - I
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

BÜYÜK OYUNU GÖREMEYEN ÜMMET OLDUK - I

A+A-

Nereye gidiyoruz? Günümüzün en önemli sorusu aslında budur. Tüm dünyada politik süreçlerin seyrinde, ekonomik güç savaşlarının bu kadar ayyuka çıkmasında, dini uygulama ve insanlara yansıtmada bu gerçekle hiç alakası olmadığı halde ağız dolusu ifadelerle insanların aklını karıştıran, sisteme dönük uygulamalarda kendi aklınca uygulanan fikirlerin paralelliği gibi bir takım kabarık egoluların revaçta olması bu günümüzün en can yakıcı gerçeklerinden biridir. Maalesef dünyamızda yaşanan gelişmeleri fark etmekte, tanımlamakta bir türlü emin adımlarla önünü görerek siyaset geliştiren bir ülke olamamanın verdiği bunalımlı bir yapıya sahibiz. Sloganik anlayışımızın bize verdiği zararı realist gözle görememek gibi bir zaafımız var.
Gerçek olan ile hayal dünyamız arasında ki dengeyi sağlayamadık, sağlayamıyoruz. 
Her konuşanı her konuşulanı ciddiye almak gibi sıradan bir anlayış mekanizmamız var. Olayların gerçekliğine inmeye yanaşmıyoruz. Bir şekilde inandığımız ya da inandırıldığımız hayatı sorgulamanın gerekliliği noktasında değiliz.  
Birilerinin önümüze koyduğuna uymakla yol giden hayatı yaşayan ama yaşadığını sorgulamayan bir kültürle donatıldık. Okullarımızda başlatılan eğitim çizgimizde bu yönde dizayn edildi. Yaşamımızın sınırları çizildi. Önümüze dev dağlar hatta dev dalgalar konuldu. Ya dağa tosladık, ya da dalgaların arasında boğularak kaybolduk.
Biz, ilim ve irfanın ön planda olduğu bir dinin mensupları bir nebinin ümmetiyiz. Ama bizi ölesine dizayn ettiler ki gidebileceğimiz sınırı çizerek önümüze koydular. Önümüze koydukları level çizgilerinin içerisinde çıkabileceğimiz son noktayı kendileri tayin ettiler.
Biz bunu fark edemedik. Çünkü hepimizin kişisel egoları vardı. Dünyada çok emellerimiz vardı. Kazanılması gereken devasa servetler vardı. O servetler sayesinde egonun tayin etiği uçsuz bucaksız beklentilerine kavuşmak gibi bir doyumsuzluk inancı vardı. 
Dünya gerçekleri ve yaşanan entrikaların kendisine doğrudan dokunmaması karşısında yaşadığı rahatlığın toplam sonucunda nükleer bombanın yaydığı radyasyon dalgalarının önüne gelen her şeyi yakıp kavurduğu gibi bizleri yok ediverecek olmasını hesaba katamamıştık. 
İşte bugün yaşananların ortaya koyduğu bu dalganın bize yansımalarıdır. En kolay yok edilme sürecinin çarkları arasında ezilen kurbanlar haline getirildik. Düne kadar her konuda fikir ortaya koyan dünyayı yaratmışçasına her şeye laf yetiştiren her konuda fikir sahibi olanlar neredesiniz?  
Konuşsanıza!
Ateş bacayı sarmadan önce güllük gülistanlık yaşamınızda her noktada kraldan fazla kralcıydınız. 
Demek ki her şey farklıymış değil mi?
Bilginiz bir nokta mesabesinde küçücükmüş. 
Bunu umarım anlarsınız. 
Dünyadaki güç odaklarını, dünya sahnesinde rol almaya çalışan ülkeleri, niyetlerini, planlarını teşhis ve tahlil etmekte çok büyük zaaflarımız var. Yalan mı?
Haydin birkaç örnek verelim.
Zalim Beşşar Esed’e köpürürken ona kızarken sınır tanımadık. Tamam zalimdi. Ahlaksızdı. Halkına zulmeden alçak ve hainin tekiydi. 
Biz Rus destekli Esad oyuncağıyla oyalanırken diğer taraftan Amerika farklı isimlerle pişirerek önümüze her defasında masum yaftalarıyla konulan PKK menşeli örgütlerin nasıl başımıza bela edilmek istendiğiyle yüzleştirilmedik mi?
Yıllardır bir yılan misali içerimizden beslenen masum görüntülü ama alçak FETÖ terör örgütünün günün birinde başımıza bela edilmek üzere Amerika desteğiyle ulaştırıldığı konumu görmedik mi?
Niçin hala uykudayız?
Dünyamızda, büyük değişimler, güç kaymaları; küresel ittifaklarda büyük çatlaklar meydana geliyor. Ancak pek farkında değiliz ya da uyutuluyoruz. Bu yüzden küresel güç olma iddiamız da havada kalıyor. Düşünemez, akıl edemez bir millet haline geldik. Değişimlerin, güç kaymalarının farkına çok geç varıyoruz. Ülkeleri, milletleri yönlendiren temel düşünce yapısını ve kültürünü irdelemiyoruz.
Dünyanın ekonomik merkezi hızlı bir şekilde doğuya doğru kayıyor. Üstelik Çin, Hindistan gibi ülkeler üreterek sağlam adımlarla yükselirken, Amerika'nın başını çektiği Batılı kapitalist sistem "Paradan para kazanmaya odaklı" bir balon ekonomisine teslim olmuş durumda. Patlarsa kötü patlayacak. Ortada trilyonlarca dolar dolaşıyor, sanal ortamda alinin külahı veliye, velinin külahı aliye.
Gelecek yazımda devam edelim.

Bu yazı toplam 731 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.