1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Çağdaş Şerif Hüseyinler
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Çağdaş Şerif Hüseyinler

A+A-
İslam Dünyası (özellikle de bölgemizdeki bölümü) adeta 1919-1920 leri yeniden yaşıyor. 1. Dünya savaşı sırasında o günün mütegallibe devleti İngiltere, ortağı Fransa ile birlikte Osmanlıyı Sykes-Picot antlaşması ile paramparça etmişti. Antlaşma dönemine gelene kadar İngiltere ve ortakları İslam dünyasını özellikle de Arap Dünyasını fitne fesatla adeta çürütmüştü. Arapların bir kısmı (bir kısmı diyorum çünkü bu fitneye bu bozgunculuğa kanmayan önemli bir Arap nüfusu da mevcuttu) İngilizlerin altınlarına ve özellikle de vadettikleri büyük “Arap krallığı “ vaadine kanmıştı. Bu gafillerin başında da Şerif Hüseyin geliyordu. (1915'te Arabistan Yarımadası'nı ele geçiren İngiltere, Osmanlı'ya karşı ayaklanan Mekkeli Şerif Hüseyin'i destekleyerek Irak veFilistin toprakları üzerinde kendisine bağımlı bir Arap devleti kuracaktı. Mekke Şerifi Hüseyin ile Mısır'daki Britanya Yüksek Komutanı McMahon arasında böyle bir antlaşma gizli olarak imzalanmıştı….)
Sonra ne mi oldu? Zavallı Hüseyin bırakın imparatorluğu canını zor kurtardı. Şerif Hüseyin'in kendisi Vehabi ayaklanması üzerine Hicaz'dan kaçtı, İngilizler tarafından Kıbrıs'ta alıkonuldu. Hayal kırıklığı, aşağılanma ve acılar içinde söylediği sözler dikkat çekicidir:
"Başımıza gelenler, Osmanlı'ya ihanetimizin ilahi cezasıdır!"
Günümüzde İslam Dünyasında aynı şeyler bir daha yaşanıyor. Failler değişse de oyun aynı oyun. Dünkü İngilterenin yerinde bu gün ABD ve Rusya var. Arapların yerinde ise bir çok Örgüt ( IŞİD, PKK, NUSRA, DHKPC…) var. Dün İngilizler nasıl işleri bitene kadar Arapları / Şerif Hüseyinleri önce destekleyerek pohpohlayarak büyük vaadlerde bulunarak kandırıp Osmanlıyı parçalamışlarsa bu günde aynısını yapmaya çalışıyorlar. Bu çirkin bu kanlı senaryoda kaybedenler bizler yani ümmet olacak. Kazananlar ise maalesef ve maalesef “gavur oğlu gavurlar” oluyor. Bu nedenle 1. Dünya Savaşını, Şerif Hüseyin’i ve O’nun encamını iyi okuyup, iyi anlayıp ona göre hareket etmek hepimizin hem dini, hem milli vazifesidir. Dün olduğu gibi bu günde boş vaatlere kananların sonu Şerif Hüseyin’inkine benzer. Yalnız bu tarhı meselede olduğu gibi kaybeden sadece Şerif Hüseyinler olmuyor, onun ihanetine uğrayan devlette kaybediyor. Bu nedenle hem modern Şerif Hüseyinler, hem de Modern Osmanlılar (Araplar, Kürtler, Türkler, Acemler…) tarihten ibret almak zorundalar.
Not: Şerif Hüseyin’in sonu ile ilgili bilgi: Birinci Dünya Savaşı sırasında Mekke Şerifi Hüseyin'in isyan ederek Lawrens'le birlikte Osmanlı ordusuyla savaşması, zihinlerde çok derin izler bıraktı. Şerif Hüseyin'in oğlu Abdullah, Bir suikastta hayatını kaybetmiştir. Yerine geçen oğlu Tallal, akıl hastalığına tutulmuş, ömrünü İstanbul'da Şifa Yurdu'nda tamamlamıştı. Şerif Hüseyin'in diğer çocukları Irak Kralı ve veliahtı oldular, askeri darbede feci şekilde öldürüldüler. Şerif Hüseyin'in kendisi Vehabi ayaklanması üzerine Hicaz'dan kaçmış, İngilizler tarafından Kıbrıs'ta alıkonulmuştur. Son sözleri şu olmuştur: "Başımıza gelenler, Osmanlı'ya ihanetimizin ilahi cezasıdır!"
 
Bu yazı toplam 114 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.