1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. ÇAKALLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ !..
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇAKALLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ !..

A+A-

Değerli okuyucularım,

Ne yapayım. Daha önceki yazılarımda da belirtmişimdir.

Yalaka olamadım,

Yağcılığı beceremedim.

Doğruya doğru, eğriye eğri dedik.

Hani bir söz vardır:

“Hatır için çig tavuk bile yerim” diye…

Ama yenmiyor ki…

Ya da ben yiyemiyorum.

Gerçekler acı olabilir ama ben, size söyleyeyim.

 Yazmayacağız da bu işi nasıl becereceğiz?

Bir yandan sözde AKPM, yani Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, biryandan bilinçsiz veya bilinçli iç hainler bizi iyice sıkıştırmaya başladı. Kendi içimizde milletin verdiği kararlara karışıyorlar. Buna bizimkilerde çanak tutuyor. Karşımızdaki cephe büyüme ve genişleme sürecinde. Millî mücadele döneminden bu yana Türkiye bu kadar geniş bir cepheyle herhalde hiç karşılaşmamıştı...

Görüyoruz,  tüm Avrupa, sözde dostlarımız olan el âlem ABD dahil, kudurdu, üzerimize gelmeyi iş edindi... Bilir misiniz bilmem ama bir çoğumuzun kullandığı bir atasözü var, onu bu sütunlarda bir kez daha yazayım, "Deli deli akanı bura bura tıkarlar"...

Millet çoğu zaman bunu başardı ve yine görev millete düşüyor gibi geliyor.

Türkiye kendi içindeki bazı hainlerin tuzağına düşüp aslında kendisini köşeye sıkıştıran bir ülke. Önce hukuk diyoruz ama yanlış; ona ulaşabilmek için önce siyaset dememiz lâzım. Çünkü siyaseti düzgün yaparsak, hukuku da yanlış yerde düzeltebiliriz. Demokrasiden vazgeçmiş değiliz ama, bugün bunun elden gittiğinde falan söz edilir oldu. Siyaseti tam bilemediğimiz için demokrasinin cinsini seçemiyoruz.

Gerçek bir demokrasi düşünmek ve ona yürümek hepimize külfet gibi geliyor... Ya da durumdan rahatsız olmayıp, kendi çıkarlarımızın bozulmaması için sessiz kalıyoruz.

Katılımcı demokrasi diyoruz ama onu salt popülist yani tribüne oynayan demokrasi haline getiriyoruz. Böylece demokratik ilkeler lafta kalıyor, evrensel hukuk da hiç dikkate alınmıyor... Kendimize göre, inancımıza göre, toplumun istediğine göre hukuk kuralları koyamıyoruz.

Bence bugün  bir çok alanda olduğu gibi hem iktidarların hem muhalefetlerin tehdidi altında olduğunu, bunun en açık delilinin ise  FETÖ kalkışması olduğunu gördük.... Bunlar, evrensel demokrasiye ulaşmamızı, bilerek ya da bilmeyerek, yani maksatlı maksatsız engelliyor...

Öğrendiğime göre bu lanet olası FETÖ kalkışmasının bile  bir sektör oluşturduğunu, tutuklananların dışarıya çıkması için bazı sözde avukatlara  yüzlerce lira para ödediği, içeriden çıkacak kişilerin bunun yanında  birisini ihbar etmesi, yani itirafçı olması istendiğidir. Bu durum çok korkunç ve herkes zehir hafiye haline gelmiştir. Asıllı, asılsız sözler, iftiralar… Çok acı ama durum böyle!

Hemen herkes ve iş başında olanların pek çoğu kendi ilkelerini ve görüşlerini sahiplenen bir demokrasi peşinde. O ilkelerin ve bakış açılarının evrensel demokrasiyle bağdaşıp bağdaşmadığı ve de toplumun değer yargısına uygun olup olmadığını önemsemiyor...

Paradigma uyuşmazlığına dikkat eden, önem veren ve onu ortadan kaldırmaya çalışan siyasetçi de neredeyse yok gibi... Demokrasimiz o nedenle yolunu şaşırmış durumda, dengesizlik onu kaba bir sistem haline getiriyor...

Peki bütün bu aksaklıkları ve yanlışları nasıl gidereceğiz?

Bu sorunun cevabı elbet de var; demokrasiyi ciddi boyutlarda sahiplenecek düzgün ve yeterli kadrolara sahibiz; ön şart, onlar devreye girmeli.  Mesele sen-ben olmadan ülkeyi, milleti düşünerek icraat yapılmalıdır.

O takdirde muhalefete düşen iktidarla, iktidara yaklaşan muhalefet, evrensel demokrasinin gereklerini ve ilkelerini anlayabilecektir. Düzgün ve demokrasiye bağlı kadrolar da hepimize evrensel demokrasiyi öğretmiş olacaktır.

+++

  FETÖ çetesinin sonu geldi, hükümet köküne kibrit suyu dedi...

Onu yapıyorlar, 81 ilde operasyon var; sekiz bine yakın insan mahrem imam olduğu gerekçesiyle listelenmiş, hepsi armut gibi tek tek toplanıyor...

FETÖ’nün bütün sırları bu imamlarda olmalı, iblis onlara boşuna mahrem imam dememiş...

Ayrıca 9 bin polis aynı iddiayla açığa alındı; müfettişler sorgulayacak, çeteyle ilişkisi olan yandı, olmayan görevine iade edilecek...

Gönlüm kurunun yanında yaşın yanmamasıdır. Masum insanlar günah keçisi olup, kurban edilmemelidir.

Gelecek günler ne getirecek göreceğiz!

  1. Başlık ile bitireyim.

     Çakalların özgürlüğü aslanlar ayağa kalkana kadardır. (E.M. KARAKURT)

Bu yazı toplam 296 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.