Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Çalışmak

A+A-
İnsanın ayrılmaz özelliklerinden biri de onun çalışmaya yatkın olması ve çalışmasıdır. Allah biz insanları yeryüzünde yaratmış ve diğer canlılardan farklı olarak akıl ve irade verdiği gibi bunları kullanmada bizi hür bırakmıştır. Ayrıca görünen bütün maddi varlıkları da bizim emrimize amade kılmıştır. Ancak şu hususu da hatırlatarak bildirmiştir: Siz bu dünyada baki değilsiniz. Bu dünya sizin ebedi yurdunuz değildir. Burada yaşayışınızda her türlü varlıktan istifade edebilirsiniz; sizin için faydalı olanlardan faydalanabilir, zararlı olanlardan sakınabilirsiniz. Hatta onlardan sakınmanız gereklidir. Aksi halde gereği gibi davranmış olmazsınız, diyerek bizleri uyarmıştır.

Şöyle de diyebiliriz: Allah biz insanları bu dünyaya, aslında ebedi yurt olarak belirlediği âhirete hazırlamak için göndermiştir. Bu duruma göre biz bu dünyada geçici olarak bulunmaktayız.
Dikkatimizi çeken diğer bir husus ise öteki dünyaya hazırlanmak için bu dünyada yapabileceğimiz bütün işlerde serbest olmamızdır. Allah bizleri yaratmış ve bu dünyada misafir olduğumuzu ve öteki dünyaya hazırlanmamız ve orayı kazanabilmemiz için Yaratanımızı tanımamız ve O’na kulluk etmemiz gerektiğini de bildirmiştir.
Fakat bütün hayatımızı böyle geçirmemizi istememiştir. Yani bize dünya hayatınızı yalnızca ibadetle geçirin dememiştir. Aksine hem dünya nimetlerinden istifade edin, hem de bu yolda dünyanızı da mamur edin, ama sonunuzu yani bu dünyada geçici, öteki dünyada ebedi olacağınızı unutmayın demiştir. Ayrıca bu dünyada iken yaptıklarımızdan öteki dünyada hesaba çekileceğimizi de bildirmiştir.
Bunlardan çıkan netice insan dünyada iken hem bu dünyası için, hem de öteki dünyası için çalışmak durumundadır. Hem de bu çalışmalarını dengeli yürütmek durumundadır. Yani bu dünyası için öteki dünyasını, öteki dünyası için de bu dünyasını terk etmeyecek, ikisini kendi ölçüsünce ve miktarınca sürdürecektir.
Nitekim Allah bunları yerinde ve dengeli yapabilmemiz için de ilk insan topluluğundan başlayarak devam eden bir süreç içinde her dönemde ve her topluma peygamberler göndermiştir. İşte bu peygamberler bizlerin hayatında rehber olmuşlardır. Bizim dinimiz olan İslâm da bizden bunu istemiştir.

Fakat bazen, bizler insan olmamız ve insanın da hırslı yaratılmış olması sebebiyle yapmış olduğumuz işlerimizi dengede yürütemiyoruz. Çoğu zaman da bu dengesizliğin verdiği sıkıntıları çekmek durumunda kalıyoruz. Meselâ aşırı kazanç hırsına yakalanıp elde bol olarak mevcut olan mal ve nimetlere rağmen daha çoğaltmak hırsı ile vücudumuzun tahammül gücünü aşacak şekilde çalışıyor ve neticede iş göremeyecek bir duruma düşüyor ve hastalanıyoruz. Sonuçta çalışamayacak duruma düşüyoruz. Bazen de bunun aksine çalışmaktan hoşlanmıyor veya başkalarının bizim için çalışmalarını yeterli buluyor tembel tembel oturuyoruz. Hiçbir iş yapmama hastalığına tutuluyor, sonunda yerinden kalkamaz bir duruma düşerek tembellik hastalığına yakalanıyoruz.
İster işçi veya memur olalım, ister kendi işinde çalışan ve hatta işveren olalım, çalışmalarımızda daima dengeyi gözetmemiz gerektiğini asla unutmayalım.
Fakat asıl unutmamamız gereken çalışmalarımızda sadece alacağımız karşılığı ve ücreti değil, yaptığımız işin tam ve doğru olup olmadığına dikkat edip bunu düşünmemiz ve bunun dünya veya ahrete yayıp yaramadığını kontrol etmemizdir.
 
Bu yazı toplam 84 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.