1. YAZARLAR

  2. E. Reha KORKMAZ

  3. Cambaza Bakmayın
E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Cambaza Bakmayın

A+A-
Oldukça enteresan bir seçime doğru adım adım yaklaşıyoruz. Özellikle CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun vaadleri seçim öncesinde bir hayli tartışmalara sebep oldu. Seçim kampanyasını ünlü reklamcı Ali Taran'a emanet eden CHP, kampanyasında yoksul aileye maaş, emekli maaşlarında artış ve iki ikramiye, asgari ücretin vergiden muaf tutulması, çiftçiye mazotun 1.5 lira olması gibi vaatler yer alıyor. Sol görüşlü mizah dergisi Penguen bile Kılıçdaroğlu'nun uçuk vaadleri ile dalga geçen karikatürünü kapakta yayınladı. Hani “Bu da sana kapak olsun” derler ya, aynen öyle oldu…
***
CHP'nin açıklamasına göre vaadlerinin ülkemize 1 yıllık maliyeti 65 milyar TL imiş. Oturup ciddi bir hesap yaptığınız zaman sadece emeklilere yönelik vaadlerin yıllık maliyeti 70 milyar TL'ye dayanıyor. Kılıçdaroğlu'nun bırakın kaynak bulmayı, vaadlerinin maliyetinden habersiz olduğu burada daha net ortaya çıkıyor.
***
Kılıçdaroğlu'na ya da reklamcı Ali Taran'a ait olan vaadlere CHP'ye yakın isimlerden de peş peşe eleştiriler geliyor. Bizleri daha da çok şaşırtan durum ise 2002 yılında CHP gibi bol keseden sallayan Cem Uzan'ın da gündeme gelmesi. CHP'nin bu seçim vaatlerini kopyacılıkla suçlayan Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan'ın, CHP'nin Fethullah Gülen desteği de olsa başarılı olamayacağını söylemesi oldukça enteresan bir durum. Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan neredeyse şeytanın bile aklına gelmeyecek vaadlerle o dönem koalisyon hükümetinin dibe vuruşunu iyi değerlendirmeye çalıştı ama Ak Parti'ye gösterilen teveccühü hesap edemedi.
***
CHP'nin seçim vaadlerine tekrar dönecek olursak seçim öncesinde “Cambaza bak” olayı yeniden sahneleniyor sanki. Geçtiğimiz günlerde Türkiye İmam Hatipliler Vakfı Başkanı Abdullah Ecevit Öksüz basın toplantısı yaparak asıl tehlikeye dikkat çekti. Ecevit'in yaptığı açıklama halkımızın asıl odaklanması gereken noktaydı aslında. Açıklama aynen şöyleydi: “CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun seçim vaatleri arasında en fazla dikkat çekenlerinden biri 28 Şubat'ı akıllara getiren kesintisiz eğitim vaadi olmuştur. Sözkonusu vaade göre CHP iktidara gelirse, kesintisiz eğitimin 13 yıla çıkarılacağı ifade edilmektedir. 13 yıllık bu eğitimi 1+8+4 olarak formüle eden CHP'nin vaadine göre, ilköğretim kesintisiz 8 yıla çıkarılacağı için İmam Hatip Ortaokulları kendiliğinden devre dışı kalacak ve kapanacaktır. Şu anda yürürlükte olan 4+4+4 sistemiyle veliler çocuklarını ilk dört yıl sonrası İmam Hatiplere gönderebilmektedir.
***
Milletimizin sahiplendiği ve milli, manevi değerlerine sahip çıkmak için çocuklarını göndermeyi tercih ettiği İmam Hatipler'in önünü kapatacak CHP'nin bu vaadi, milletin değerlerini ya anlamamakta ısrar ettiklerini ya da tarihinde olduğu gibi bugün de din ve değerlerimize karşı adeta bir savaş yürüttüklerini göstermektedir.
***
Milletimizin inanç ve değerleriyle barışmayı bir türlü başaramayan CHP zihniyetinin bu vaadi, milletimizin vicdanını sızlatmış, maşeri vicdanı yaralamıştır. Her ne kadar bazı fosilleşmiş zihniyetlerin kendinden başkasının hak ve hürriyetlerini yok saymaktan vazgeçmeyeceğini düşünsek de; CHP'ye bizleri şaşırtmasını, bir an önce seçim beyannamesinden bu vaadini kaldırmasını, aziz milletimizin değerleriyle barışmak adına adım atmasını tavsiye ediyoruz.”
***
Türkiye İmam Hatipliler Vakfı Başkanı Abdullah Ecevit Öksüz aslında Türkiye geneline yayın yapan kanal ve gazetelere bu feryadı ulaştırabilirse daha da memnun oluruz. Kendisinin vakıf bünyesinde yürüttüğü çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Uzun yıllar süren ve dejenere olmuş bir milletin yeniden ayağa kalkmasına elbette müsaade etmeyecekler ve bol keseden dağıtacaklar ama bu sefer halkımız oyuna gelmeyecektir.
***
Son olarak Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı, Ekonomi Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Sadık Ünay'ın CHP'nin seçim bildirgesi ile ilgili açıklamaları ile yazımızı bitirelim.
***
Ünay'ın CHP'nin seçim bildirgesi ile ilgili açıklaması aynen şöyle: “Gerçekçilikten son derece uzak bir metinin siyaseten bir karşılığının olabilmesi için, ekonominin tüm toplum kesimlerini saran çok daha derin bir krizden geçiyor olması ve bu krizi çözeceğine inanılan bir siyasi program ve kadronun ortalıkta bulunmaması gerekiyor. Mali disiplinsizlik soslu popülizm ile seçmene oy karşılığı materyal kazançlar vadeden klayntelizm (müştericilik) arasında sıkışan bu tarzın 1990'lardaki 'iki anahtarlı' kampanyaları ya da 2000'li yıllardaki Genç Parti örneğini tekrar ederek 2015 Türkiye'sinde cidden iktidar olmayı uman bir ana muhalefet partisine fayda sağlaması zor” Doğru söze ne denir? Doç. Dr. Sadık Ünay oldukça güzel bir tesbitte bulunmuş.
Laiklik ve rejim muhafızlığı gibi ideolojik gündemleri bırakarak sosyal kesimlere yönelik somut öneriler geliştirmesi elbette CHP için önemli bir ilerlemedir ancak o kadar desteksiz vaadler var ki, yıllar önce Demirel'in “Kim ne veriyorsa ben 5 fazlasını veriyorum” vaadi bile Kılıçdaroğlu'nun vaadleri yanında çok masum kalıyor.
Bildirgede bunca ek harcamaya rağmen mali disiplinin nasıl sağlanacağı ile ilgili inandırıcı ifadeler yok. Seçim vaadi olarak ortaya konan ve milyonlarca kişiyi ilgilendiren yeniden dağıtım adımları ile ilgili detaylandırılmış maliyet hesapları yok. (Örneğin CHP'nin iddia ettiği 65 milyar TL yerine 149 milyar TL'lik bir toplam maliyetten söz ediliyor, ki bu da mevcut bütçe açığının on katına eşit).
***
Seçim yaklaşıyor ve algı operasyonları tüm hızıyla devam ediyor ve edecektir. Bu seçim farklı. Bu seçim Pensilvanya'nın, Neoconların, İran'ın, CeHaPe'nin, Almanya'nın ve ülkemizin ilerlemesine karşı olan herkesin son şansı. Yeni Türkiye için ise yeni bir başlangıç olacak. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
 
Bu yazı toplam 91 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.