1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Camiler Haftası
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Camiler Haftası

A+A-

Bir yıl 365 gün ve her günün, hef haftanın bir önemi kutlaması vardır. Kimi gün ve haftalar bana göre çok gerekli olmayan gün ve haftalar iken, yine bana göre Camiler haftası çok önemlidir. Hele bilinçli ve İslamı yaşayanlar bunu daha iyi bilirler.

Hicretin il günlerinde Hz. Peygamber  Mekke’den Medine’ye geldiğinde ilk yaptığı işlerden birisi Mescit yapmak olmuş ve bu mescidin yapımında da kendisi de bizzat çalışmıştır.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Camiler haftası nedeniyle yaptığı bir konuşmada özet olarak;

İslam medeniyeti cami merkezli bir medeniyettir. Kur’an-ı Kerim’de, yeryüzünde inşa edilen ilk mescit olarak Kâbe’den bahseden ayeti kerime, aynı zamanda insanoğlu için hayatın başlangıcıyla caminin tarihinin kesiştiği gerçeğini beyan ederek önemli bir hakikate ve büyük bir hikmete dikkat çekmektedir. Nübüvvetin son ve evrensel temsilcisi Peygamber efendimiz de Mekke’de İslam’ın tebliğ merkezi, müminlerin sığınağı ve mescit olarak Erkam’ın evini belirlemiş, Medine’ye hicret ettiğinde ise ilk işlerden birisi olarak Mescid-i Nebi’yi inşa etmiştir.

Bu bağlamda önemli bir örnek de Mescid-i Nebi’nin bir bölümünde ikamet eden ve sürekli ilimle meşgul olan Ashab-ı suffe’dir. Peygamber efendimizin her daim yanında bulunan, ona sorular sorarak pek çok meselenin vuzuha kavuşmasına vesile olan söz konusu toplulukla beraber Mescid’i Nebî zamanla sistemli bir eğitim-öğretim müessesine dönüşmüştür. Nitekim Abdullah b.Ömer ve Abdullah b. Mes’ud başta olmak üzere fıkıh, tefsir, hadis gibi ilim dallarında önemli isimler olarak öne çıkan birçok sahabî de Suffe’den yetişmiştir. Diğer yandan Mescid-i Nebi’de Peygamber efendimizin eğitim-öğretim amacıyla düzenlediği meclislere erkeklerin yanı sıra kadınlar da yoğun olarak katılmışlardır. Hatta kadınlar Peygamber efendimizden mescitte ilim öğrenmek için kendilerine özel bir gün tahsis etmesini istemişler, Allah Rasulü de özel bir gün belirleyip vaaz ve nasihat ederek onların eğitimleriyle meşgul olmuştur

 İslam tarihinin büyük medreseleri mescitlerin etrafında kurulmuş, cami ve üniversite iç içe gelişmiştir. Bu bağlamda Afrika’nın en büyük ve örnek camisi olan Fas’taki Karaviyyîn Camii ile beraber kurulan Karaviyyîn Üniversitesi insanlık tarihinin köklü eğitim merkezlerinden birisi olmuştur. Aynı şekilde Tunus’ta Zeytuniye Üniversitesi, Bağdat’ta Mansur Camii, İstanbul’da Süleymaniye Camii ve Külliyesi, cami ve ilim birlikteliğinin akademik boyut kazanan şaheser örneklerinden sadece birkaçıdır.

İslam inancı ve düşüncesinde cami ve üniversitenin bütüncül bir bakış içerisinde ele alınması oldukça önemli, özgün ve hayati bir yaklaşımdır. Böylece Müslümanlar, ibadet ile ilmi beraber düşünmüşler, ilimle ilişkilerini; ibadet anlayışı, kulluk bilinci, sorumluluk duygusu ve güzel ahlak ekseninde kurup geliştirmişlerdir. İlmin bizatihi kendisini muhterem kabul edip her alanda insanlığa faydalı olacak çalışmalar yapmayı kulluk sorumluluğu kabul ederek kısa sürede din, matematik, tıp, felsefe, fizik, kimya, astronomi gibi ilmin bütün dallarında büyük bir müktesebat oluşturmuşlar, binlerce eser telif etmişler ve tarihe yön veren buluşlar gerçekleştirmişlerdir. Yine aynı bakışın tabiî sonucu olarak Müslümanlar, ilmi; hayatın içinde ve sosyal gerçekliklerden koparmadan, çağının meselelerini dikkate alan bir yaklaşımla ele almışlar, bilgiyi güç devşirmek için değil, insanlığın huzuru için kullanmışlardır.

Peygamber efendimize ilk gelen ‘Alak suresi ayetlerinin, “oku” emri bağlamında Yaratan’dan, insanın yaratılışından, bilgi ve kalemden bahsetmesi; insanı, evreni ve gayeyi doğru anlama açısından ihmal edilemez hayati bir ufuktur.

Bu inançla 7. yüzyıldan Rönesans’a kadar yaklaşık 7 asırlık bir zaman zarfında, bilimin bütün alanlarında insanlığın ufkunu aydınlatmış; teorik ve pratik boyutta ilmin öncüsü olmuşlardır.

Ne var ki, 18. yüzyıldan itibaren, Batı merkezli bir yaklaşımla insanın hakikatle ilişkisi yeniden belirlenmeye çalışılmış, özellikle bilgi alanında Yaratıcıyı ve aşkın boyutu öteleyen parçacı bir yönelim öne çıkmış ve bu yaklaşım, dünyanın her yerini az veya çok etkilemiştir. Bugün, küresel olarak yaşanan birçok sorun ve krizin temelinde, işte Batı merkezli gelişen bu bilim anlayışının insana, evrene ve hayata bakışındaki bencillik ve insanın Allah’la ilişkisi bağlamında oluşturduğu marazî ve paradoksal yaklaşım vardır.

19. yüzyıldan itibaren İslam dünyasındaki coğrafi değişiklikler, yaşanan siyasi, sosyal, kültürel travmalar, bütün alanları etkilemekle beraber, en fazla eğitim ve özelde de din eğitimi alanını etkilemiştir. Bu bağlamda her İslam ülkesi kendi özelinde; müesseseler, müfredatlar, yaklaşım ve uygulama biçimleri oluşturmuştur. Esasında bugün tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşayan İslam dünyası için önemli ve öncelikli mesele, son iki asırdır yaşanan bu değişimler içinde bütün boyutlarıyla bilgi ve ilim dünyası ile kurulan iletişim ve etkileşimin şekli, metodu ve niteliği hususunda ciddi ve kapsamlı bir tefekkür, muhasebe ve özeleştiri yapma ihtiyacıdır. Bu bağlamda yaygın eğitim faaliyetlerinden akademik çalışmalara kadar ilmin tüm alanları açısından, camilerimiz ve eğitim müesseselerimiz arasında gaye, pratik ve ufuk bağlamında ortak bir bilincin inşa edilmesi oldukça önemlidir.

+++ 

Âyet-i Kerime’de:

Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur." (Tevbe, 9/18) buyrulmaktadır.

Peygamber Efendimizin bir sözü ise :

"Şehirlerde Allah'ın en çok sevdiği yerler mescidlerdir." (Müslim, Mesâcid, 288)

Bu münasibetle  tüm İslam aleminin Camiler haftasını kutluyor, hayırlara vesile olmasını ve camilerimizin kıymetini bilelim diyorum.

Bu yazı toplam 364 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.