1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Camiler Ve Din Görevlileri Haftası
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Camiler Ve Din Görevlileri Haftası

A+A-
Bazı olaylar vardır ki, onun vuku buluşundan, genellikle de bir yıl sonra, yani yıl dönümünde, ya bir hafta süren bir süre olarak veya gün olarak anılır. Meselâ bir kimsenin ölümü, yıl dönümünde bir gün anılır ve geçer. Eğer o gün unutulmayacak bazı olaylara şahit olunmuşsa o da sadece anılarak geçirilmek isteniyorsa o da o gün anılır.
Tabii olarak bu günlerde yapılan anmalar, sadece anan kimseleri değil, aynı zamanda bu anmaya katılan kimseler de varsa onlar da katıldıkları için o günün neden icra edilmiş olduğunu bilir, anlar ve hafızasına alması gerekiyorsa alır ve artık o gün o kimsenin de sahiplendiği bir gün olur.
Ancak yapılan anmalar sadece bir gün içinde anılıp geçilmeyecekse daha doğrusu o anma günlerinde bulunan kimselerin o anılan kişi veya olaylar hakkında biraz bilgi sahibi olması isteniyorsa o zaman anma sadece bir günle geçiştirilmez. Orada bulunan kimselerin hafızalarında yer etmesi için önemi daha çok günlerde ve farklı yerlerde, hem de oraya gelecek ve orada bulunması istenen kimselerin benimsemelerini sağlayacak şekilde tekrarlanır.
Bilindiği gibi, Diyanet İşleri Başkanlığınca her yıl Ekim ayının ilk haftası “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak anılması tensip edilmiş ve hatırlayabildiğim kadarıyla on yıla yakın bir zamandır da kutlanmaktadır.
Bu haftada yapılan ve duyurulmak istenen esas konu, Müslüman bir ülkede Camilerin fonksiyonunun ne olduğunun oraya devam edenler için bir şuur uyandırması, devam etmeyen ve ne işe yaradığı konusunda da her hangi bir fikri bulunmayan kimseler için de tanıtılması amaçlanmaktadır.
Bu sebeple de her yıl bir konu esas alınarak o konu etrafında bir noktaya dikkat çekilmeye çalışılmaktadır. Bu sebeple de konular sadece cami içlerinde değil de aynı zamanda camiye devam etmeyenlerin de haberdar olabilmeleri için cami dışlarında, meselâ bir salonda da bahis konusu edilmektedir.
Bu yıl, Müslüman kardeşlerimize duyurulmak istenen konu da cami cemaatinin, dolayısıyla din görevlilerinin kitaba, yani okumaya yakınlığını sağlamak için, ‘Cami ve kitap’ ilişkisi olarak belirlenmiştir.
Bana göre de gerçekten güzel bir konudur. Çünkü Müslümanlar için camiler sadece Allah’a ibadet edilen yerler değil, fakat aynı zamanda bilgi edinilen yerlerdir. Bu bilgi dini de olabilir, dünyevi de. İstenen bu şuurun herkesin kafasında yer etmesidir.
Genel olarak zaten, özellikle dini konular, vaizler tarafından camilerde, erken gelen cemaate anlatılmaktadır. Ancak görevliler de dâhil, namaz kılındıktan sonra camiler boşaltılmakta ve böylece buralardan yararlanma sadece namaz kılmaya has olarak kalmakta ve dolayısıyla camiler gerçek fonksiyonunu icra edememektedirler.
Eğer camilerimizde herkesin ve her zaman yararlanabilecekleri kitapların bulunduğu bir yer oluşturulur ve herkesin faydalanabilmesi sağlanabilirse durum daha güzel bir hâl alır.
Gerçi bugün bazı camilerimizde bazı kitapların varlığı bir gerçektir. Ancak burada bulunan kitaplardan herkesin faydalandığını söylemek mümkün değildir. Bunun da en başta gelen sebebi, millet olarak kitap okuma alışkanlığımızın bulunmamasıdır.
Onun için bu kitapların okunduğunu göstermek bizzat cami görevlilerimize düşmektedir. Önce onlar camilerimizde namaz vakitlerinden önce ve sonra bizzat okuyarak örnek olmalıdırlar.
 
Bu yazı toplam 159 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.