1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. Camilerin Birleştirici Rolü
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Camilerin Birleştirici Rolü

A+A-
Müslümanları birbirine bağlayan her şeyden önce, onların imanlarıdır. Yani Müslümanlar aynı şeye inanmışlardır. O da tek Allah’tır. Dinleri ve imanları birdir. Şüphesiz Allah katında gerçek din “İslâm”dır. Bu durum âyetle belirtilmiştir. Yani İslâm din olarak inanılmak üzere Allah tarafından gönderilen vahiyle insanlara duyurulmuştur. Bu sebeple de Allah kullarının inandığı bir başka dini kabul etmez.
Fakat burada dikkat edilirse her kişinin imanının aynı olmadığı anlaşılır. Yani anlayıştan kaynaklanan kişilerin imanları farklılık gösterebilir. Buna göre de imanın insanlara ait olduğu ortaya çıkar.
Diğer taraftan imanın korunmasını sağlayan da yine Allah tarafından bildirilmiş olan ibadetler bulunmaktadır. İman ve ona bağlı olarak yapılan ibadetler kişinin Allah katındaki yerini belirler. Çünkü bunları kabul edip yerine getiren kişinin kendisidir.
Konuyu şöylece özetleyebiliriz: Din Allah’a aittir ve bu değişmez. Fakat ona inanmak demek olan iman ve onu koruyucu olan ibadetler ise kullara aittir, Bu sebeple de Allah katında inananların mevkii insanların imanlarına göre farklılık gösterir.
Bir kimsenin imanı ile onun gereği olarak yerine getirmek mecburiyetinde olduğu ibadetleri arasında bir ilişki bulunur. Bu ilişki, imandan kaynaklanır. Kişinin imanı ne kadar güçlü ve sağlam ise yaptığı ibadetler de buna uygun olarak gerçekleşir.
Konuyu tersinden ele alacak olursak şöyle diyebiliriz: İnanarak ve bilerek ibadet eden bir kimsenin yapmış olduğu ibadetler aynı zamanda kişinin imanını da güçlendirir. Kişi ne kadar güçlü bir imana sahipse ibadetleri de ona göre ciddi, bilerek yapılır ve fazla olur; ibadetleri ne kadar samimi ve çok ise imanı da ona göre güçlenir.
İman ve ibadetler birbirinin itici gücü olarak görünür. Bu sebeple de kişi imanı ile yetinemez. Mutlaka onu koruyucuya ihtiyaç vardır, bu da ibadetlerdir.
Bilindiği gibi, Müslüman olan bir kimse aynı zamanda günde beş vakit namaz kılarak Allah’a ibadet etmekle de yükümlüdür. Namaz ibadeti, kişinin tek başına kılabileceği bir ibadet olmakla birlikte, cemaat halinde kılınması dinimiz tarafından teşvik edilmiş ve Hz. Peygamber a.s. tarafından da sürekli olarak bu şekilde yerine getirilmiştir.
Çünkü bunun Müslümanların birbirlerini tanımaları ve aralarında gerçek bir birliğin sağlanması açısından kaçınılmaz bir önceliğe sahiptir. Çünkü bir camide yerli ve yabancı kimseler birlikte saf tutarak namaz kılmaktadırlar. Yan yana namaz kılan iki kişi daha önce birbirlerini hiç görmemiş ve tanımamış oldukları hâlde aynı Allah’a inanıp birlikte O’na ibadet etmektedirler.
İşte caminin ve cemaatin birbirini tanımayan kimseleri aynı iman ve ibadette birleştirmesi bunun neticesinde hâsıl olmuştur. 15 Temmuz kalkışmasında birbirlerini daha önce hiç görmemiş ve tanışmamış oldukları hâlde bu kalkışmaya karşı koymada birleşmiş olmalarının sebebi de işte budur. Ezanın okunması ve bunun neticesinin Müslümanların birliğe davet edildiğinin bilinmesi bu kalkışmayı, yangın hâline dönüştürmeden ateşlendiği yerde söndürebilmiştir.
Temennimiz bu birlik ve beraberliğin, herkesi daha iyi birbirini anlayabileceği bir noktaya ulaşmasıdır.  
Bu yazı toplam 147 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.