1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Çamlık, Nohutlu , Muslubelen; CHP, MHP, Ekmeleddin
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Çamlık, Nohutlu , Muslubelen; CHP, MHP, Ekmeleddin

A+A-
Başlığın kafiyesi pek uymadı ama uysa da uymasa da meramımı iyi anlattığı için seçtim. Bu yazıyı Çatıcıların Cumhurbaşkanı Aday adaylarından 5 tanesinin memleketi Yozgat’tan yazıyorum.( bunlar Cemil Çiçek, Taha Akyol, Lütfullah Kayalar, Haşim Kılıç ) Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Konya…Niye bu büyük kentlerden değil de bu illerin bir ilçesi büyüklüğündeki bir ilden bu kadar aday adayı çıkabiliyor? Yozgat’ın havası mı suyu mu, yoksa coğrafi olarak tam da Türkiye’nin ortasındaki konumu mu böyle bir durumu meydana getiriyor? Çatı adayının Yozgat’tan çıkacağını hissetmiş olmalıyım ki, bayram değil seyran değil üstelik başımızda da bir hastalık varken, Pazar günü yani Çatı adayın açıklanacağı gün Yozgat’a geldim. Eskiler buna “ hissi kablel vüku” derlerdi.

İşte Yozgat’ın Manzarası
Baharın rengi olan yeşilin en çılgın tonlarının dans ettiği Bozok Yaylası bu mevsimde biraz Karadeniz, biraz Kafkasya, biraz Erzurum, biraz Toroslar. Çamlıktan, Çiçek Dağından, Nohutludan, Üç Tepelerden, Muslubelen’den esen taptaze, tertemiz, dupduru serin rüzgârların verdiği huzur, ne Akdeniz’in melteminde var ne Ege’nin İmbatında, ne de Karadeniz’in hırçın rüzgârlarında. Bu organik esintiler, bu el değmemiş bakir yamaçların bakışlarla bile kirletilmemiş yeşil manzarası, bu bakir yamaçlarda açan bin bir renkli, bin bir ıtır yüklü çiçekler, mazinin o huzur veren sükunetini giyinmiş Sorgun tarlaları, şifa kaynağı Sorgun, Sarıkaya kaplıcaları, Toroslardan kaçıp gelip buraya oba kurmuş gibi duran Akdağ Ormanları… Belki bunlardır bu küçük şehri diğer şehirlerimizden farklı ve ayrıcalıklı kılan. Çatı adayı ile ilgili yazıyı onun memleketinden yazmaya başlarken Bozok’la ilgili, onun tabiatı ile alakalı bu olumlu cümleleri yazmak sanırım gerekli idi.
Muhalefet İçin Akıllı Bir Seçim
Bence İhsanoğlu seçimi muhalefet için akıllıca bir tercih. Çünkü bir türlü seçim ringinde yenemedikleri, son sekiz seçimdir seçim minderinde hep tuş oldukları rakiplerini ne edip edip yenmek istiyorlar. Bu nedenle çatı adayının özellikleri CHP’nin, MHP’nin fikir yapısına uymuyormuş, İhsanoğlu’nun dedesi Atatürk’e karşı imiş, adayın dünya görüşü, mazisi CHP ve MHP’nin milliyetçi, ulusalcı fikirlerine tamamen zıtmış, içinde bir nevi ümmetçiliği barındıran bir teşkilatın genel sekreterliğini yapmış imiş, Uğur Mumcu tarafından keşfedilen “ümmetçi” Rabıta Örgütü bu kurumla ilintili imiş, bu örgüt Türkiye’deki tarikatların, dini kurumların finansörlüğünü yapmış imiş… Bunları şimdi konuşmanın zamanı değil. Atı alan Üsküdar’ı bilmem kaçıncı kez geçmek üzere iken yeni jokeyde bu tip ayrıntıları aramak yanlış bir strateji olur CHP ve MHP için. CHP ve MHP kendilerini yeni bir seçim denizinde daha boğulmak üzere hissediyor iseler, her şeye sarılmaları tabiatın bir icabıdır. Zaten Mansur Yavaş deneyimi bu tezin olumlu meyvelerini göstermedi mi? Bütün bunlar Tayyip karşıtlığını her şeyin üzerinde gören, başbakanı yenmeyi hayatlarının en büyük siyasi gayesi haline getiren, “hele bu yenilmez armadayı bir mağlup edelim de gerisini sonra düşünürüz” diyen insanlar için bu gibi gerçekler şimdilik görmezden gelinebilir.
CHP ve MHP arasındaki 12 Eylül öncesindeki düşmanlıkları, onların yüzünden ölen binlerce genci, bu ölümler nedeni ile husule gelen kan davasını öne sürmek hem akla hem dine uymayan bir görüş. Bu durum Tıpkı CHP ve MHP taraftarlarının, Ak Parti’nin başlattığı ve iki yıla yakındır ölümleri durduran açılım sürecini sabote etmek için iki de bir PKK’nın şehit ettiği insanları; bazı PKK’lıların da devlet tarafından öldürülen 40 bini aşkın teröristi gündeme getirmeleri gibi bir şey. Çünkü kan kanla yunmaz, kini olanın dini olmaz.
CHP ve MHP‘nin İhsanoğlu’nu aday göstermelerinden çıkan hayırlı bir sonuçta şu; (yöneticileri bunu hedeflememiş olsalar da) bu partinin tabanındaki taraftarlar, bu vasıflarda bir insanın partileri tarafından aday gösterilmiş olması hasebi ile Türkiye’de kutuplaşmanın argümanlarından olan siyasi söylemlerden ”dinci, gerici, ümmetçi…” terimlerine ve bu terimlerin içinde barındırdığı dünya görüşüne yaklaşmış oluyorlar. Bir nevi bu görüşleri hazmetmenin başlangıcını yapmış bulunuyorlar. Yarın bir gün dindar bir insanın önemli bir yere atanmasını engellemek için artık CHP, “olmaz, o kişi ümmetçidir, dincidir, gericidir…” diyemeyecek. Çünkü gösterdiği bu aday ile bütün bu silahlarını toprağa gömmüş oluyor.
Yozgatlı Ne Diyor
Konuştuğum birkaç vatandaş bu konuda ilginç ipuçları veriyor. Şöyle diyorlar (mealen): “valla gardaşım Ekmeleddin bey hemşerimiz. Bu çok güzel! İyi de bir insana benziyor. Bir Yozgatlı olarak onun adaylığından gururlandık. Fakat canını yidiğim! Türkiye’yi yönetmek, hele de dünyadaki bu son gelişmeler; yani Rusya, Ukrayna meselesi, komşularımızdaki büyük yangının dumanının ve hararetinin ülkemizin üzerine doğru ilerlemesi… Böyle bir günde böyle bir durumda ülkeyi yönetmek çok ağır bir yük. Bunun altından kalkmak büyük bir tecrübeyi ve büyük bir enerjiyi gerektirir. Ekmeleddin Beyin bu konuda hiç tecrübesi yok. Böyle büyük bir yangının başlangıcında İtfaiye çavuşunu değiştirmek hiç akıl işi değaldir . Diyelim ki seçildi. Tayyip Bey’e karşı hep mahcup durumda kalır. Çünkü şimdiye kadar olanlara baktığımızda (yani İhsanoğlu-Erdoğan ilişkilerini kastediyor) garip bir tablo ortaya çıkar…”
Neticeyi kelam, burası Yozgat. Çapanoğlu’nun ve İhsanoğlu’nun memleketi. Rabbim hayırlı etsin.(amin)

 
Bu yazı toplam 84 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.