1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Çanakkale Zaferi
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Çanakkale Zaferi

A+A-
Atalarımızın 7 düvel karşısında “Çanakkale geçilmez” dedirtişinin ve şanlı tarihimizi, şanlı bayrağımızı yere düşürmeme, kutsal vatan topraklarımızın, düşman çizmesiyle çiğnenmemesini, ezanımızın minarelerden susmamasını sağlayan büyük zaferin 100. Yılını kutluyoruz.
Aradan nice yüzyıllar geçse de, bu tarihi ve dünya’ya ders olmuş, şan olmuş Türk tarihinin şanlı sayfalarından birisi olan Çanakkale Savaşını dün unutmadık, bugün unutmadık, yarınlarda da unutmamak için iyi anlatmak gerekmektedir.
Her karış toprağı atalarımızın kanları ile sulanan, metrekaresine binlerce mermi düşen ve yaklaşık 300 bin şehidimizin vücudu bu topraklar altında bulunuyor.
Hani şair’in dediği gibi :
Dur yolcu, bilmeden bastığın
Bu topraklar altında binlerce
Kefensiz yatanı unutmamalıyız.
Kim ne derse desin, kim nasıl algılarla algılasın. Bu ülke topraklarını bizlere emanet eden ecdadımıza binlerce teşekkür ederken, Yüce yaratanımıza da sonsuz şükür etmeliyiz.
Ulu Önder Atatürk’ün buradaki komutu bugünde çok anlamlıdır.
“ Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum”
Ne için, bu topraklar için,
Ne için, bu şanlı bayrağımız için,
Ne için, dinimiz için,
Ne için bu vatanı gelecek nesillere teslim etmek için,
Ne için, Türk milletinin esir yaşamaması için,
Ne için, namusumuza, anamıza, bacımıza namert ellerinin dokunmaması için…
Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915–1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul′u zaptetmek suretiyle Almanya′nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.Osmanlı İmparatorluğu, Almanya'nın Rusya'ya savaş ilan ettiğı 1 Ağustos 1914'ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştır. Bu antlaşma, imparatorluğun eninde sonunda Almanya'nın ana gücünü oluşturduğu İttifak Devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamına gelmektedir. Enver Paşa, fiilen savaşa girmeyi, seferberliğin tamamlanmamış olması ve Çanakkale Boğazı savunmasının tamamlanmaması gibi gerekçelerle ertelemeye çalışmıştır. Ancak Almanya, bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürmüştür. Bu baskılar, Akdeniz'de İngiliz donanması önünden çekilen Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul'a gelmesiyle bir oldubittiye getirilmişti. Daha sonra Osmanlı Donanması'na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz'e açılan bu gemiler 27 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmiştir.
İşte savaş böyle başlamıştır.
Çanakkale savaşlarını çok iyi anlamamız, çok iyi anlatmamız gerekir. Merhum Turgut Özal’ın ilk devresinde, Japonya’dan gelen bir eğitim-öğretim heyetinden, Japonya’yı savaş sonrası nasıl kurduklarını sormuştur.
Hem Türk- hem Japon heyetin bu açıklamayı dinlemiş. Japon heyeti “Biz önce eğitim seferberliği yaptık. Hiroşimayı çocuklarımıza gezdirip anlattık” deyince Türk heyetinden bir yetkili “Bizde Hiroşima yok ki” deyince, Japon sözcünün sözü çok anlamlıdır ve ders verici niteliktedir :
“Sizin Çanankale bizim Hiroşima’nın on katıdır”
İşte gerçek burada. Okullarımıza, öğretmenlerimize Çanakkale’i anlatmak için çok iş düşmektedir.
 
Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum