1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. ÇANAKKALE ZAFERİ
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇANAKKALE ZAFERİ

A+A-

Bugün Türk tahinin değişimine neden olan, Şanlı Türk Milletinin kaderinin döndüğü, dünya savaş tarihine altın harflerle yazılmış 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi’nin  102. Yılını Türk Milleti olarak kutlamaktayız.

Çanakkale  Savaşı’nın ve Çanakkale zaferinin Türk tarihindeki yerini  anlamak için, onu iyi okumak, Çanakkale’yi adım adım izlemek ve yeni neslin iyi anlaması için gerçek yönleriyle anlatılması gerekir.

Ben Çanakkale’de 4 ay kaldım.

Benim babamın babası, yani dedem Halil’de Çanakkale’de kaybolmuş bir kişi, bende onun torunuyum. Göremediğim dedem için hem çok üzülürüm, hem de gurur duyarım. 4 ay kaldığım Çanakkale’de şehitlikleri adım adım gezdim. Hep dedemin ayak izlerini, ismini şehitliklerde aradım ama bulamadım. Allah cümle şehitlerimize dedemle birlikte rahmet eylesin. İnananlara ise şefaat etsinler.

Kısa bir anekdot hatırlatmak isterim. Merhum  Turgut Özal Başbakan iken, Bir dönem de Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler idi. Japonya’dan  gelen bir heyet ile merhum Özal ve Bakan Dinçerler ve üst düzey yöneticiler Japon heyeti ile otururken,  sizin eğitim  sisteminiz ve düzeyinizi bize anlatın dediğini hatırlarım.

Japon Milli Eğitim Bakanı aynen şöyle anlatmıştır.

Biz çocuklarımızı  4-6 yaşında toplar eğitim ve öğretime başlatırız. Yalnız bundan önce çocuklarımıza Hiroşima ve Nagazaki’yi gezdirir. Onlara ABD’nin atom bombasının tahribatını anlatırız. Onun için bizim çocuklar daha zeki, çalışkan ve ülkesi için çalışırlar.

Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir üst düzey yetkilisi söze katılır ve der ki,
“Bizde buralar yok ki…”
Bunun üzerine Japon Heyetinden bir yetkili :

“Sizin Çanakkale, bizimkilerin on katıdır.”

Dünya Çanakkale’yi biliyor ama biz  henüz gençliğimize Çanakkale savaşlarını tam anlatamadık. Sanırım bazı sıkıntılarımız buradan kaynaklanıyor.

Bir ünlü kişi diyor ki :Bugün burada aldığımız her bir nefes, o gün

Çanakkale’de verilmiş olan son nefesin sayesindedir

Türk tarihi büyük kahramanlıklarla doludur; Çanakkale de onlardan biridir. Çanakkale denince akla Truva gelmemelidir; Çanakkale denince akla yaklaşık 300  bin şehidimiz ve bir o kadar kayıp ve yaralılarımızı hatırlamalıyız. Çanakkale, Truva değildir, Türk toprağıdır; şehit kanıyla sulanmış, tapusu, canla alınmış Türk toprağıdır. Çanakkale, birlik ve bütünlüğümüzün adresidir; millet olarak ortak değerlerimizden biridir. Karşıdaki düşman, Mehmed Akif’in dediği gibi ‘Kimi Hindu kimi yamyam kimi bilmem ne bela’, İngiliz, Fransız, Anzak, Avustralyalı… Beri tarafta ise Türk, Laz, Kürt, Çerkez, Arnavut… ortak değerler için aynı amaçlar doğrultusunda yan yana, bir arada… Bu sebeple Çanakkale, birlik ve beraberliğimizin sembolüdür. Çanakkale zaferi, iman, azim ve kararlılığın modern teknolojiye, üstün silahlara ve sayıca kalabalığa galip gelmesidir. Büyük savaşları, büyük milletler kazanır. Çanakkale, tarihe gömülmek istenen bir milletin dirilip kendine gelmesidir; Çanakkale, bir milletin, kendine kazılan mezarın üzerinden atlayıp o mezarı kazanları kovaladığı yerdir. Çanakkale, sadece bir bölgenin adı değildir; Çanakkale, bir ruhtur, bir bilinç, bir anlayıştır. Çanakkale, bir destandır ve efsane değil gerçektir.

 

‘Osmanlı bitti; bir daha dirilemeyecek şekilde yere serildi’ denilen bir zamanda kazanılan muhteşem bir zaferdir Çanakkale. Çanakkale’yi, Çanakkale ruhunu iyi anlamamız lazım. Çanakkale savaşı kaybedilseydi belki de Kurtuluş Savaşı olmayacaktı! Çanakkale zaferi, dünyanın, tarihin gidişatını değiştirdi.

 

Çanakkale Savaşı, kara, deniz ve hava kuvvetlerinin birlikte, koordinasyon halinde gerçekleştirdikleri tarihteki ilk savaştır.

 

Çanakkale Savaşında İtilaf devletlerinin elinde 12 büyük zırhlı gemi, 18 muhrip gemi, 13 torpido gemisi, 7 tarama gemisi, 2 hastane gemisi, 12 denizaltı, 42 uçak ve küçük çaplı çok sayıda gemi ile 500.000 asker vardı. İtilaf devletleri donanması 506 topla, günde ortalama 23.000 mermi atmakta idi mevzilerimize. Bizim elimizde ise çoğu eski, eski ve ateş gücü (kısa menzilli) zayıf 150 top vardı; bunlarla atılabilen mermi sayısı ise günde ortalama 370 idi. Elimizdeki uçak sayısı ancak 20 idi. Arada müthiş bir kuvvet farkı vardı. Görünüşe bakılırsa Türklerin kazanması imkansız görünüyordu. Özellikle İngilizler, zafer kazanacaklarından, boğazı birkaç saat içinde geçebileceklerinden son derece emindiler; Çanakkale’yi rahatlıkla geçip İstanbul’a ulaşabileceklerini hayal ediyorlardı.

Atatürk, “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça kendinde büyük işler yapma cesareti bulacaktır… Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri eğitimin sınırı ne olursa olsun, en evvel ve her şeyden evvel Türkiye’nin istiklaline ve kendi benliğine, milli varlığına düşman olan bütün unsurlarla mücadele etme lüzumu öğretilmelidir.” sözünü hatırlama zamanıdır. Buna, bu bilince her zaman ihtiyacımız olmuştur.

 

 

Anadolu, coğrafi ve stratejik açıdan çok önemli bir bölgedir. Tarih boyunca büyük devletler bu toprakları ele geçirmek için çok kanlı mücadeleler vermişlerdir. Böyle önemli bir coğrafyada yaşayan topluluklar ise bu önemli bölgeyi kaybetmemek için çok ağır bedeller ödemişlerdir. Türk milleti, bu bedeli en ağır bir şekilde ödemiş olan milletlerden biridir.

 

Savaş, ne anlatılır ne anlaşılır; savaş ancak yaşanır. Çanakkale savaşları da öyledir.

Çanakkale Savaşları, I. Dünya Savaşı içinde cereyan eden en kanlı savaşlardan biridir.

 

 

 Osmanlı Devleti, Trablusgarp’ta ve Balkan Savaşlarında kaybettiği moralini, itibarını geri kazandı. Hasta adam denilen bir devletin, sürekli geri çekilmekte olan bir devletin moral bulduğu, güveninin geri gelmesine vesile oldu.

Allah bize o günleri bir daha yaşatmasın ama Türk Milleti 15 Temmuz’da olduğu gibi gerekirse yine yeni destanlar yazacak güce sahiptir. Türk Milletinin Çanakkale Zaferi kutlu olsun.

Bu yazı toplam 286 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.