1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Cemaat, Üzerine Vazife Olmayan İşlere Bulaştı
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Cemaat, Üzerine Vazife Olmayan İşlere Bulaştı

A+A-
Zaman Gazetesinin Genel Müdürüymüş. İsmi Ekrem Dumanlı olan bu zat, Başbakanın Fethullah Gülen Bey’e takındığı tavra fena içerlemiş. Malum TV kanalından geçtiğimiz hafta veryansın ediyordu. Başbakana yapılan haksız kumpaslara hiç değinmeden başbakanın Gülen ile alakalı söylemlerine kafayı takmış. Buyuruyor ki, “Başbakan gidip bir cemaat kursun ona göre hareket etsin.” devamında bir sürü laf kalabalığı… Dumanlı, Başbakanın dile getirdiği Pensilvanya Şeyhi’nin siyaset yapmak istiyorsa gelip ülkesinde siyasi parti kurmasını önermesinden esinlenerek karşı müdafaa amacı gütmüş olabilir.
Dinlerken gayri ihtiyari gülümsemek zorunda kaldım. Sayın Dumanlı’nın şeyhini savunmak üzere girdiği çelişkiye takıldım. Şunu bilmesi lazımdı. Siyasi parti kurmak bu ülkede her Türk vatandaşının kanuni hakkıdır. Örneğin üç beş kafadar bir araya gelip yeterli şartları yerine getirdikten sonra başvurusunu yapar ve gider partisini kurarak faaliyetlerine başlar. Oy pusulalarımızın neden metrelerce uzadığının sebebini bilmiyor musunuz? Adını dahi ilk defa duyduğumuz onlarca parti arasından tercih ettiğimiz partiye oy kullanıyoruz.

Ama cemaat gerçeği farklıdır. Cemaat kelimesinin kökeni Arapçadır. “Cemea” fiilinden türetilmiştir. Anlamı toplamak olup, ıstılah manası bir dinde ibadet etmek için bir araya gelen topluluklara denir. İslâm'da ayrıca tasavvuf ve benzeri hareketlerde, belli bir görüş ve inanca sahip gruplar için de kullanılır. Tasavvuf için bir araya gelen topluluğa da bildiğiniz gibi tarikat denilmektedir.

Fethullah Gülen cemaati de işte yukarıda ki ıstılah anlama uygun bir anlayışla yani İslami öğretilere göre cem olmuş bir grubun ibadet amacıyla dine hizmet etme gayreti içerdiğini düşünürdük. Belki de işin başında gerçek gaye bu idi.
İslami cemaatlerin ana hedefinde yüce dinimiz islamiyetin kalplere nüfuz ederek imanlı bir neslin yetişmesi için faaliyet yürütmeleri işin tabiatına delalet etmektedir.

Cemaatlerin oluşması için demeyelim de etkin olabilmesi için başlarında İslami ilimlere vakıf bir din aliminin olması ve ona tabiiyet esastır. Aksi takdirde ilmi ve irfanı olan da olmayan da üstünlük iddiası ile mağrur bir hüviyete bürünürse ortaya çıkacak olan kibir ve haset ateşi en başta dinimiz islama büyük darbe vurur.
Fethullah Gülen, cemaatinin lideridir. İlminin olduğuna da şüphemiz yoktur. Ama ilmin olması, ilmiyle amil olduğu anlamı taşımaz. Kalplerde olanı yalnızca rabbimiz bilir. İlim, insanın kendisini bilmesidir. İşte ipin koptuğu nokta da burasıdır. Bu cemaatin ilk başta ki şuurlu ve islama hizmet cühdü, zaman içinde gelen teveccüh ve maddi gelir sebebiyle müstakim olan seyrinde sapmalar başlamış ve devlet kadrolarına yerleşmeden tutun, iş dünyasına kadar çok sayıda alanda kendini göstermeye başlamak suretiyle gerçek amacı, ikinci, üçüncü beklide dördüncü gayesi haline gelmiştir. Zamanla basın-yayın derken bugünkü konumuna gelmiş ve asıl maksudu olan tebliğ hedefinden bugünkü devleti ele geçirme azmine ulaşan süreç ortaya çıkmıştır.
Mevcut cemaat oluşumunun, rahmetli Bediuzzaman Said Nursi Hazretlerinin fikir ve felsefesini temsil ettiği düşüncesinin gerçeği yansıtmadığını ve tamamen zıt bir paralelde seyrettiğini çok sayıda güvenilir kaynaktan duymaktayız.

Daha da üzücü olan, siyasi alanda güç gösterisi yapmaya başlayan bu cemaatin uzun yıllardır bu ülkede hükümet kurmuş ve ülkeyi felaketin eşiğine getirmiş geçmiş dönemlerde ki liderlere sağladığı desteklerin sadece çıkar amaçlı olduğu gerçeğinin su yüzüne daha yeni çıkmış olmasıdır.
Cemaatin bugün CHP zihniyetine oy talep etmesi kadar iç burkucu bir gerçeğin ne anlam ifade ettiğini biliyor musunuz?

Fethullah Gülen cemaatinin desteklediği CHP iktidarları döneminde ülkemizin yaşadığı sıkıntılardan bir kaçına örnek vereyim :
Erzurum'un ücra köylerinden Taşkesen'de yaşayan Ataullah Taşkesenlioğlu (82), kumaş sıkıntısı çekildiği için kız ve erkek çocuklarının aynı entarileri giydiğini, jandarma korkusundan ahırlarda gizli gizli Kur'an-ı Kerim okuduklarını anlatıyor. Köy imamı olan babasının bir gün unutkanlıkla başında kavuk ile camiden çıktığını, eve giderken jandarmalar tarafından yakalanıp 15 gün Hasankale'de hapis yatırıldığını anlatıyor.
27 yıl boyunca İmam Hatiplerin, medreselerin ve ezanın hedef alındığını vurgulayan AP Eski Milletvekili Kemal Doğan, “Bugün halen maneviyatsızlık konusunda sıkıntılar yaşıyorsak o günlerde yapılan akıl dışı uygulamalara bakmak lazım” diyor. Medreselerin bir gecede kapatıldığını, ezanın Türkçeleştirildiğini ve mütedeyyin insanların 27 yıl boyunca kafeste tutulduğunu kaydeden Doğan, “Maalesef o yıllarda dine dair ne varsa etkisizleştirilmiştir. Ezanı Türkçe okumayan duyarlı İmamlar sokaktaki çocuklara ezan okuturlardı. Şikayet geldiğinde ise cezaevini boylarlardı. Sabah kalkar Kur'an kurslarına giderdik. Baskın yapılırdı. Bizi toplayıp karakola götürürlerdi. ‘Neden siz Kur'an okuyorsunuz' diye sorarlardı. Cevap beklemeden dayak faslı da başlardı. Hocalarımız ise çoktan nezarete atılmış olurdu” diyor.

O halde islamı temsil hedefini yitirmiş olan bu cemaatin CHP’nin arkasında durması kadar normal ne olabilir? Buyursun destek versinler. Ama halkın sillesini er geç yiyeceklerini de akıllarının bir köşesine kazısınlar.
Ekrem Dumanlı’ya şimdi soruyorum : Bu örneklerden sonra, sizce Recep Tayyip Erdoğan’ın cemaat kurması mı yoksa Fethullah Gülen’in siyasi parti kurması mı daha mantıklıdır?
 
Bu yazı toplam 67 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.