1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. CEMAATÇİLİK ANLAYIŞIYLA HAREKET DOĞRU MU?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

CEMAATÇİLİK ANLAYIŞIYLA HAREKET DOĞRU MU?

A+A-

Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olan cemaatçilik konusunda uzun zamandır beklenen müdahale sonunda geldi. Onların gerçeği temsil ettiklerine dair yetkiyi sağlayan bir mercii olmadığı için cübbeyi giyinip sarığı başına geçiren herkes bir anda şeyh oluveriyordu. Gelinen noktada bu hususa kalıcı çözüm sağlayacak tüm kurumlar devreye sokulmalı ve insanımızı dini konusunda şüphe ve endişeye sevk eden bu saçmalığın önüne artık geçilmelidir.
Bana bırakırsanız bunların hepsi ele alınmalı ve hangisinin hangi taraklarda bezi olduğu ortaya konulmalıdır. Sadece kapatıp, başında ki molla kılıklı soytarıları susturmakla kalınmamalı ve yaptıkları dine zarar veren tüm etkenler halka sunularak aslında amaçlarının ne olduğu ortaya dökülmelidir. 
İmam Hatipli yıllardan bu yana bu hususta oldukça çok davet aldığım halde hiçbirinin ardına takılmadım. Birkaç sohbete katılmak dışında hiçbir faaliyetlerine de katılmadığımı ifade edeyim. İnsanoğlunun ifrat ve tefrit noktasında yeterince bilgi sahibi olmaması sonucunda kendini kaptırdığı cemaatler kanalıyla bambaşka insana dönüşüveren nicelerini tanıdım. Adamın insana bakış açısı değişmiş. Eski halinden eser kalmamış. Konulara yaklaşımda kaynak araştırma ve objektif yaklaşım yetisini kaybetmekle kalmamış, kendi dışında kalanları da müellefei kulub noktasında görmeye başlamış.
Bu nedir Allah aşkına yahu!
Örneğin birkaç arkadaşımın tavsiyesiyle Kayacıklı Hoca’nın camisine giderek birkaç kez namaz kılmak nasip oldu. Namaz aralarında cemaate dönen Hoca efendinin elinde ki misvakla dişlerini temizleme sahnesini hala hatırlamak bile istemiyorum. Diş temizliği cemaate 32 dişini göstererek yapılmaz ki…
Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde merkezi Adana’da olan bir cemaatin önderi de cezaevine konularak sorguya alındı. Çıktı mı çıkmadı mı bilmiyorum. Ama cemaate dair bir yazıma yönelik cemaat mensuplarının üzerime çeşitli ulaşım kanallarıyla yüklenmeleri karşısında aslında dikkatimi çeken tek şey, hoca efendilerine yönelik kullandığım ağır eleştirel cümlelerimdi. Bir tanesi de çıkıp konuyu İslami hükümler ve savundukları İslami yapılanmanın dinimiz nezdinde ki konumuna dönük bir yaklaşım olmamasıydı. Hepsinin bana yüklenmelerinde ki tek etken hocalarına karşı kullandığım ifadelere dönük yoğun tepkiler olmuştu. 
Aynı şekilde Cübbeli Ahmet Hoca denilen zatında zamansız çıkışları ve dinimizin emirlerini halka aktarırken müjdeleyen değil korkutan bir mantıkla yaptığı hitaplarının insanları dine bağlılık noktasında kazanmaya değil daha da kaçırmaya yönelik bir hava estirmesidir. Bugünlerde eskisi kadar sesi çıkmıyor. Ama nebevi tebliğ metodunu kendisine haddim olmayarak tavsiye ediyorum.
İnsanları korkuyla, endişeyle, tehditle, cehennemle, zebaniyle, ateşle, külle dine kazandırma gibi bir metodla hareket etmeyin.
Onlara sevdirerek, müjdeleyerek, içini ferahlatarak kazanma yollarını yakalayın. 
O zaman başarı çıtası daha da yükselecektir.
Bu örnekleri o kadar çoğaltabiliriz ki…
Bu bakımdan konuya devlet makamlarının gerekli hassasiyeti göstererek iyice ayyuka çıkan bu cemaatçilik adı altında türeyen ya da türetilen adını sayamayacağımız kadar çok din şarlatanlarının sesinin ebediyete kadar kesilmesi gerekiyor.
İslam dinini kendi uhdesinde gibi gören ve sahiplenen mantıkla savaşmanın zamanı gelmiştir.
Hem de bugünden itibaren!

Bu yazı toplam 433 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.