1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Cemaate Dayalı Siyasi Tercih Dönemi Sona Erdi
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Cemaate Dayalı Siyasi Tercih Dönemi Sona Erdi

A+A-
Ortalık dış ve dışa bağlı iç güçler tarafından iyice bulandırıldı ya! Muhalefet dört koldan saldırmaya başladı. Buna siyasi hayatı boyunca değil iktidar olmak meclise bile girme umudu olmayan siyasi particiklerde dahil oldu. Sanki ellerinde sihirli değnek varmış gibi herkes kendi marifetini ortaya koyacak dahiyane(!) fikirlerini televizyon ekranlarından ve gazete köşelerinden haykırmaya başladı. Uzunca zamandır ülke yarı nüfusunun oyunu alarak tek başına iktidar seçilen cumhuriyet tarihinin en güçlü hükümetinin kendi akıllarınca yara almış olması işlerine yarayacaktı. Eğer AK Parti bir şekilde zarar görür ve oy kaybederse halk geçmişin artığı bu particiklere oy yağdıracaktı. Onlar için ülkemizin geleceğine dair yapılan tüm planlar ne olursa olsundu. Yeter ki hükümetin bir ucundan tutsalar, eşlerini dostları çeşitli kadrolara yerleştirseler, kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadan rantsal kaynakları bir lehlerine çevirsinler yeterdi.
Ama hiç birinin tahmin bile edemediği bir şok yaşadılar. Yapılan bunca karalamaya rağmen hükümet; değil yara almak, daha da güçleniyordu. Ne olursa olsun bu yargı darbesinin hükümeti bitirmesi gerekiyordu. Zannediyorlardı ki daha önceki dönemlerde alışılagelen sudan sebeplerle ülke bir anda karışacak ve hükümet istifa etmek zorunda kalacaktı. Her yerinden asıldılar. Suç sabit olana kadar herkes masumdur realitesine rağmen hükümet üyelerini ve çok sayıda masum insanı karalamaktan geri adım atmaktan utanmadılar. Dahası Numan Kurtulmuş gibi değerli bir insan hakkında yaymaya çalıştıkları kaset görüntüleri uydurmacasından bile medet umdular. Utanmadan sıkılmadan temiz insanlarımızı kendi çıkarları uğruna lekelemekten geri adım atmadılar. Ama Allah’a şükürler olsun ki attıkları her adım ellerinde kaldı. Niyetleri halis olmadığı için halktan sıcağı sıcağına şamar yediler.
En son gelişmelerde halkımızın birçoğunun zaten uzun zamandır kafasında muamma olarak yerleşik okyanus ötesi bir zatın, kendini devlet yerine koyarak paralel devlet kurmaya çalıştığını ibretle takip etmekteyiz. Zamanında çeşitli kadrolara yerleştirdikleri adamların günün birinde ülke geleceğine ve insanına tehdit unsuru olacağını hükümet bilseydi hiç yüz verir miydi? İşte bu çürük oluşumun başarılı olamayacağını idrak edemeyen pek muhterem hocamız (!) bir anda şok oldu. İşler planladığı gibi gitmemişti. Hükümetin ani kararlılıkla bu işte rol oynayan tüm polis müdürlerini ve savcıları görevden alma ve başka bölgelere ataması ülke ekonomisine yönelik daha büyük bir tehdidi bertaraf etmiştir. Muhalefet unsurların değindiği gibi soruşturmanın selametini zedeleyeceği iddia edilen bu temizleme operasyona gelen tüm itirazların ciddiye alınmaması yerinde oldu. Ne yani iddia sahibinin yanlı hareket ettiği ayan beyan ortada iken hükümet ne yapmalıydı? “Tamam görevinizde devam edin ve benim işimi de bitirin mi demeliydi?” En doğru olanı yaptılar. Soruşturmanın selameti için siniri yüzüne yansımış gerilim tavırlı bir savcının adliye önünde basına bildiri dağıtmasında ki acelecilik ve hıncın sebebi neydi?
Birileriyle birlikte hazırlanarak yıllardır yapılan bir hesabı kapatmak mı?
Vatan sevgisi mi?
Makam mevki anlamında kendisinin üstünde ki amirine karşı sorumluluğundan duyulan haset mi?
Bu sorunun cevabını zamana bırakalım.
Ama bir gerçek daha var ki okyanus ötesinden ülkenin geleceğine dinamit koyan pek muhterem hoca efendinin itidal çağrısı diye nitelenen mektubundan anlaşılan gerçek, düştüğü hatanın idrakine vardığı gerçeğidir. Sonuç beklendiği gibi gelişmeyince geri adım atmaktan öte bir yol kalmamıştı. Evet o mektubun anlamı yapılan hatadan geri adım atmaktır. Üstü kapalı özürdür. Ama mütevazilik abidesi beklenen hoca efendinin (!) açık ve net özür dilemek yerine dolandıra dolandıra üzüntü beyan etmesi de dikkatlerden kaçmıyordu. Direk cumhurbaşkanına hitaben yazılan yazıda hissedilen gerçek, hitabın asılda başbakana yöneltilmesidir. Bundan sonra ne mi olacak? Muhalefet partileri bastırmaya ve yolsuzluk söylentisini ayyuka çıkarmak ve bundan da siyasi rant elde edebilmenin tüm yollarını deneyecekler. Buna particikler olarak adlandırdığımız oy oranı % 3’ü veya 4’ü geçmeyen baraj altı partilerde dahil olacaklar. Hatta şimdiden başladılar bulandık suda avlanmaya…
Ama uyanan halkımız asıl hedefin ülkemiz istikrarı olduğunu çok iyi anladı. Kararlılığından da zerre taviz vermeyerek hükümeti desteklediğini açıkça ortaya koydu. Tüm sosyal ve sanal ortamlarda, esnaf arasında, üniversitelerde, sanayiciler arasında yapılan konuşmalara bakılırsa hükümet bu işten hiçte beklemediği kadar güçlenerek çıkacak. Ayrıca cemaat dershanelerinden evlatlarının kayıtlarını sildiren veliler, cemaat gazetesi abonelik iptallerinin çığırından çıkması vb tepkiler sessiz çoğunluğun feryadını haykırıyor. Gazetede ki tiraj kaybını kuyruğunu dik tutmaya çalışarak gizlemeye çalışan cemaat cenahı, beleş gazete dağıtarak tiraj aldatmacası peşinde koşmaktan geri durmuyor. Unutmasınlar sıktıkları silah geri tepmiştir. Açtıkları yara kendilerini yiyip bitirecektir. Fethullah Gülen’de bunu anlamış olmalı ki mektubunda cemaati bitirmeye yönelik senaryolar üretildiğini ima etmiş.
Bundan sonrası için Türkiye’de siyaset yeniden şekillenecek. Herkes ekibini daha itina ile oluşturacak. Çürükleri bırakın çürümeye meyilli olanlar bile yaklaştırılmayacak. Cemaat oyları sayesinde iktidar olma saçmalığı bundan sonra son bulacak. Cemaatin siyaset üzerinde etkisi olmayacak. Cemaat içinde de temizlik mecburiyeti hasıl olacak. Siyasi vecih ile hareket edenler, dini vecih ile hareket edenler… yani cemaatte de ayrışmalar olacak. Siyasete bulaşan cemaat mensuplarına pek iyi gözle bakılmayacak. Çünkü bugün yaşanan acı tecrübe, gelecekte de bu tabloyu ortaya koyacak.
Bu arada yazımın başlığında asıl muhatabım CHP’dir.
 
Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.