1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Cemaate yeni katılan çocuklarımız!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Cemaate yeni katılan çocuklarımız!

A+A-
Sedat Hoca:”Haydi Çocuklar Camiye” diye yazdı.Üslubunca bütün velileri çocuklarını yaz tatilinde mahallelerindeki camiye göndermelerini istedi.
Kümbetli caminin cemaatiyim cami vakit namazlarında cıvıl cıvıl çocuklarla doldu. Önce babaları çocukların ellerinden tutup camiye getirdiler.
Sonra çocuklar yeni dini bilgiler öğrendikçe onlarda babalarının ellerinden tutup camiye getiriyorlar.Camide saflar bir iken iki,iki iken üç oluyor.Cenabı Allah(cc) eksiltmesin.
İnsanız ve toplumun içinde yaşamak zorundayız. Ki olmazsa olmazımız bu.Başka çaremizde yok. Oturduğumuz sokak, mahalle, köy, kasaba, kaza, büyükşehir her nerede isek orda olan acı tatlı olaylar bizi bir şekilde ilgilendirir.
Bunun yanında yılın 12 ayı 365 günü cami cemaatı olmaksa ayrı güzelliktir. Her vakitçe sağlığı izin verdikçe gelen belli cemaat elbette var. Bu devamlı cemaatten biri gelmedi mi hemen dikkat çeker.Cemaat ve imam efendi sorar;
----Mehmet Efendi iki gündür gelmiyor. Ne hayır , hasta mı,hastası mı var? Yani yokluğu hissedilir. Cami cemaati araştırır sorar ve yapılacak bir şey varsa yapılır.
Öyle ya ölünde komşunla , dirinde komşunla öyle değil mi?Sedat Hoca Haydi Çocuklar Camiye derken büyükler gelmesin demedi haydi en yakın camiye gidiverelim ve bu güzellikleri hep beraber paylaşalım!
Paylaşalım derken; Tercüman Gazetesi yazarlarından Servet KABAKLI Hafız Kemal BATANAY MUSTAFA KEMAL’İ ANLATIYOR”sizlerle paylaşayım isterseniz!
“Müttefik Kuvvetlerinin Çanakkale’den çekilmelerini müteakip birliğimiz istirahat için Edirne’ye sevk edildi.(Ocak 1916)Çok sıkıntılı zor günlerdi. Savaşın acıları dinmemişti. Bir gün erkenden üç şerefeli camiye gittim. Müezzinlere hafız olduğumu ve Kurân-ı Kerim okumak istediğimi söyleyip izin istedim. Bir subay hem de hafız diyerek sevindiler. Cemaat huşu içinde sessizce beni dinliyordu.
Cuma saati gelince de, hicaz makamında müessir bir ezan okudum. Namazdan sonra bir asker bana yaklaşarak,
---Efendim, Kumandanım sizi istiyor. Deyince eyvah resmi elbise ile okuduğum için usule aykırı bir iş mi yaptık galiba diye korkuya kapıldım. Kumandana yaklaştım. Bu Anafartalar’da savaşın akışını değiştiren dahî, efsane Kumandan Albay MUSTAFA KEMAL idi.Bana:
---Oğlum terbiye görmüş güzel bir sesin var. Okuduğun ezanı çok beğendim ve duygulandım. Seni tebrik ederim..dedi ve devam etti
---İsmin?
---Kemal efendim.
---Adaşmışız.Hangi Kıtada bulunuyor sun?
---Efendim 16.Telgraf Bölüğüne hesap memuru olarak tain edildim. Yaverine,
----İsmini,Kıtasını yaz! Dedi ve bana dönerek,
---Oğlum Edirne’de kaldığımız sure içerisinde ben hangi camiye gidersem sen de o camiye gelecek iç ezanı okuyacaksın.dedi
Hafta içinde yaver beni arayarak MUSTAFA KEMAL’İN Cuma namazı için Selimiye camiine gideceğini söyledi. Bu mabette Kuran okumayı ne kadar arzu etmiştim. Cuma vakti gelinceye kadar Kuranı Kerim okudum. İç ezanı aynı hal içinde aşkla okudum. Namaz çıkışında avluda maiyeti ile beni bekleyen MUSTAFA KEMAL’E selam verdim. Elini uzattı, hemen elini öptüm. Bana;
---Oğlum yine bizi yaktın.Gelecek hafta hangi camiye gidersem sen de oraya geleceksin.Ertesi hafta Eski camiye gitmem emredildi orada da Kurân-ı Kerim ve iç ezanı okudum Atanın huzurunda.....ve devam ediyor..!
Evet CEMAAT OLALIM..CAMİLERDE OMUZ OMUZA! Namazımızı camilerde eda edelim ve KURÂN-I KERİMİ HUŞÛ İÇİNDE DİNLEYELİM TABİİ BÜTÜN HÜKÜMLERİYLE ne dersiniz?
Müslüman’ız ve bu cemiyette bulunuyoruz , inandığımız gibi yaşayalım, inancımızın gereğini yapalım VESSELAM.....
 
Bu yazı toplam 56 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.