1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Cenazesi Bile İrşad Etmiş
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Cenazesi Bile İrşad Etmiş

A+A-

Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz diye bir kelam-ı kibar vardır. Doğrudur. Çünkü bazı zenginler vardır ki çoğu zaman cimriliklerinden bazı zamanda mütevaziliklerinden zenginliklerini gizlerler. Cimri olan zengin parasına kıyamadığı için kötü yer, kötü giyinir kötü yaşar. Mütevazı zengin ise başkalarının hakkını almamak, onları kıskandırmamak, kibre kapılmamak için fakirler gibi yaşar. Lakin o gizliden gizliye fakire fukaraya çok yardım eder. Zekâtını, sadakasını bolca verir.

            İman ve amel komsunda da insanlar böyledir. Bazı imanı kavi, ameli çok, İslami ahlakı pek ziyade olan, yani manen zengin olan insanlardan bazıları bu durumlarını pek göstermezler. Millet onları normal bir insan gibi görür. Bazı insanlarda vardır ki imanı kavi değildir, ameli de eksik yüksüktür, ahlaken de zayıftır, ama buna rağmen ağzı çok iyi laf yaptığından, nefsi onu çok yanlış yönlendirdiğinden, etrafındakilerde onu pohpohladığından  halkın gözünde büyür,  milletin indinde  uçar kaçar bir hale gelir. Tabi işin hakikatini insanlar göremez, ancak rabbim bilir.

            Bu insanların hallerini gerçek yüzlerini kalp gözü ve basireti açık olan insanlar daha bu dünyada iken bilirler. Ama bizim gibi mana gözü kapalı, mana kulağı  tıkalı insanlar akı kara gerçeği yanlış görürler. Halkın önünde olan batınını bizim tam bilemediğimiz insanların hakikatini elbette ahirette rabbim bizlere gösterecek. Lakin halkın önünde olan insanların değerleri bazen de cenazelerinde belli olur. Öyle insanlar vardır ki yaşarken hep el üstünde tutulurlar ölünce cenazesinde pek kimse olmaz. Veya olanlar da manen pek değerli insanlar değildirler. Buna karşılık hep allah için yaşamış hep Allah için çalışmış mütevazı insanların cenazeleri ise iyi insanların katıldığı kalabalık merasimlere dönüşür.

                                                      Maruf- Kerhinin Cenazesi

            Kimdir Maruf- u Kerhi. Adı Maruf bin Firuz olup, künyesi Ebu Mahfuz’dur. Doğum tarihi bilinmemektedir. Bağdat’ın Kerh beldesinden olduğu için Kerhi denilmiş, Maruf-i Kerhi olarak tanınmıştır. Sofiyye-i aliyyenin büyüklerindendir. Daha sonra Davud-i Tai’den ilim ve feyz aldı. Tasavvufta çok yükselip, insanları irşat etti. Büyük velilerden Sırri-yiSekati ondan ders ve feyz alarak yetişti. 815 (H.200) yılında Bağdat’ta vefat etti.

            Bu mübarek zat öyle güzel bir hayat sürmüş insanlar İslamın temiz ahlaki ölçüleri ile davranmış ki yaşadığı Bağdat’ta onu sadece Müslümanlar değil eski dininde olan Hristiyanlarda ve başka dinden olan adem oğulları da  çok sevmiş. Zaten İslamı tam yaşayan bir toplum bu dünyada yaşayan en yüksek ahlaka sahip toplum demektir. Böyle bir toplumu ve böyle bir toplumu oluşturan fertleri aklı başında olan, fıtratı bozulmamış herkes sever ve sayar. Mesela İslam içkiyi, kumarı, hırsızlığı, yalancı şahitliği, cimriliği, tembelliği, pisliği, zulmü, sömürüyü …Yasaklamış hangi aklı başında insan bu kötü ahlaklara iyi der?? Yine İslam, temizliği, çalışkanlığı, adaleti, zayıflara yardım etmeyi, mazluma yandaş zalime düşman olmayı, hırsı terk etmeyi, kanaatkar ve vefalı, anneye, babaya, büyüklere saygılı olmayı emretmiş. Kim bunlara kötü derki???

            İşte İslami bir ahlakla hayat sürüp büyük velilerden olan Maruf-u Kerhi hazretlerinin ölümü bile insanları irşat etmiş. O büyük zat ölmeden önce müritlerini çağırarak bakın ben yakında öleceğim. Benim cenazeme hem Müslümanlar hem Hristiyanlar sahip çıkacak. Ortalık karışabilir. Bu nedenle böyle bir şey vuku bulduğunda siz devreye girin ve taraflara;” kim bu tabutu kaldırıp götürürse cenaze onundur deyin. (Bu konuda birkaç değişik rivayet var) Aynen dediği gibi olur mübareğin cenazesi. Hristiyanlar, bu cenaze bizim biz defnedeceğiz, Müslümanlar, cenaze bizim mezarlığa gidecek derler. Müritler devreye girer ve mübareğin vasiyetini açıklarlar. Tabi hristiyanalr kaldıramaz ve cenaze İslam mezarlığına defnedilir. Anlatılır ki o gün binlerce Hristiyan bu keramet üzerine Müslüman oldu. İşte böyle büyük insanların cenazeleri bile irşada devam eder. 

Bu büyük zattan ir kaç söz:

“Kulun malayani (boş ve faidesiz) konuşması, Allahu Teala’nın onu zelil ve yalnız bırakmasının alametidir.”

“Evliyanın üç alameti vardır. Düşüncesi Hak ola, işleyeceği işi Hak ile işleye, meşguliyeti daima Hak ile ola.”

“Amelsiz Cennet’i istemek ve rahmet ummak, cahillik ve ahmaklıktır.

 

Bu yazı toplam 660 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.