1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. CENGİZ HAN NE KADAR İSLÂM DÜŞMANI İDİYSE OGLU ÖGEDAY O KADAR İSLÂM SEMPATİZİNI İDİ...
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

CENGİZ HAN NE KADAR İSLÂM DÜŞMANI İDİYSE OGLU ÖGEDAY O KADAR İSLÂM SEMPATİZİNI İDİ...

A+A-

Tarih kitaplarının kaydettiği en büyük İslâm düşmanlarından birisidir Cengiz Han. Cengiz Han, ününü Müslüman memleketlerine saldırıp, İslam beldelerini yakıp yıkmak ve taş taş üstünde koymamakla sağlamıştır. Cengiz Han’ın vasiyeti gereği, mezarının yerinin bilinip bulunmaması için cenazesine katılan iki bin kişide, sonradan katledilmiştir. Daha sonra da onları katleden sekiz yüz asker tekrar öldürülmüştür.
Cengiz Han’dan sonra Moğol İmparatorluğunun başına getirilen oğlu Ögeday, babası Cengiz Han’ın Müslüman katliamlarıyla tanınan şedid mizacına karşılık Müslümanlara olan sempatisiyle tüm insanlığı şaşırtmış bir imparator olmuştu.
İşin ilginç yanı ise Cengiz Han’ın oğlu imparator Öğeday’ın bilindiği kadarıyla Müslüman bile olmamış olmasıdır.
Cengiz Han’ın varisi olan ve yerine geçen Ögeday’ın Müslüman sempatisiyle ilgili olan hadiseleriyle ilgili olarak dikkat çeken nokta ise Ögeday’ın Müslümanlara olan sempatisini anlatan tarihçilerin dahi Müslüman olmayışıdır. Ki bu durum söz konusu hadiselerin objektif kayıtlar olma ihtimalini çok güçlendiriyor.
Bilindiği gibi Ögeday’ın babası Cengiz Han’a bağlı Moğolların sekiz yüz bin ile dört milyon kişinin ölümünden sorumlu olduğuna dair çeşitli iddialar vardır. 
Ne var ki söz konusu bu iddiaların bir kısmının çok abartılı ve mübalağalı olduğu da açık bir şekilde görülmektedir. Çünkü sözü edilen bazı rakamlar tahmini olarak o zaman ki dünya nüfusunun yüzde on birine denk geliyor.
Bununla beraber, Cengiz Han’ın katliamlarını din, dil, ırk gibi kriterler gözetmeksizin sadece kendisine karşı direniş gösteren milletlere yönelttiği de bilinen bir gerçek.
Keza gayrimüslim boyunduruğu altında yaşamaktansa ölmeyi yeğleyen bir şahsiyet yapısına sahip dönemin Müslüman milletleri de Cengiz Han’ın vahşeti’nden nasibdar olmuşlardır.
Cengiz Han’ın, tarihin gördüğü en büyük katliam ve soykırımları gerçekleştirdiği nasıl bir tarihi gerçekse, bütün bu vahşeti, belirli bir dinin mensuplarına yönelik şahsi bir düşmanlıktan dolayı yapmadığı o kadar açık ve net bir gerçektir.
Bunun delili ise bizzat Cengiz Han tarafından düzenlenen Cengiz kanunnamesinde ki maddelerdir. Söz konusu kanunnamenin hem konuyla ilgili hem de konu dışı oldukça ilginç görünen maddeleri özetle şöyledir: 
Madde 1: Yeri ve göğü yaratan, ölümü, hayatı, serveti, fakirliği istediği gibi dağıtan, her şeyde mutlaka hükmünü yürüten bir tek tanrının varlığına iman etmenizi emrederim.
Madde 2: Dini reisler, vaizler, rahipler, ruhani hayata bağlı kimseler, müezzinler, doktorlar ve cenaze yıkayıcıları, genel hizmetlerden ve vergiden muaftırlar.
Madde 14: Bir at, sığır veya kıymetli eşya çalanlar idamla cezalandırılırlar ve vücutları ikiye ayrılır. Daha az öneme sahip mallara yönelik hırsızlıklar için ceza; çalınan eşyanın kıymetine göre sopadır, yedi, on yedi, yirmi yedi, yedi yüz kadar sopa!
Fakat çalınan eşyanın kıymetinin dokuz misli iade edilirse ceza affedilir.
Madde 18: ...birinci ve ikinci derece akraba arasında nikah yasaktır. 
Madde:20: Zinanın cezası ölümdür. Böyle bir suç işleyenler derhal idam edilirler.
Madde 22: Fırtına zamanında akarsu kenarında yıkanmak ve çamaşır yıkamak yasaktır.
Madde 23: Casuslar, yalancı şahitler, sefahate düşkün adamlar, büyücüler idam edilir.
Cengiz Han’ın ölümünün ardından toplanan kurultayda yeni Moğol İmparatoru seçilen, Cengiz Han’ın en küçük oğlu Ögeday’ın, babasının hılafına Müslüman sempatisini ifşa eden kayıtlara geçmiş iki hadiseyi ise Amerikalı Tarihçi Harold Lamb şöyle anlatıyor:
Budistin biri Moğol serdarının yanına gelerek, Cengiz Han’ın rüyada kendisine görünerek şu emri verdiğini söyledi:” Git oğluma tarafımdan emret, Muhammed’e(s.a.v) iman edenlerin kökünü kurutsun. Çünkü bunlar sapkın ve günahkardırlar. “
İhtiyar fatihin İslam milletlerine karşı gösterdiği şiddeti herkes biliyordu. Ögeday bir an düşündü ve sordu:
“Cengiz Han seninle konuşmak için tercüman kullandı mı?” Hayır, Büyük Han’ım bizzat kendisi söyledi.”
“Ya sen Moğolların dilinden anlarmısın?” “Hayır.” 
O zaman Han şu cevabı verdi: “O halde sen yalan söylüyorsun. Cengiz Han Moğolcadan başka dil bilmezdi.” Ve Müslüman düşmanı Budistin öldürülmesini emretti.
Bir defasında da Çinli tiyatro oyuncuları, Ögedayı eğlendirmek için kukla oynatıyorlardı. Han kuklaların arasında uzun bıyıklı ve sarıklı bir ihtiyarın at kuyruğunda sürüklendiğini gördü ve Çinlilere bu adamın kimi temsil ettiğini sordu.
Oyuncu başı şu cevabı verdi:
“Moğol cengaverleri esir Müslümanları arkalarında böyle sürüklediler.”
Ögeday, oyunu durdurdu ve hizmetçilerine jazinesinde bulunan Çin’in ve İran’ın en pahalı kumaş ve halılarını getirtti. Bunları Çinlilere göstererek, onların yaptıkları malların batı mallarından aşağı kalitede olduğunu gösterdi ve dedi ki:
“Benim memleketimde bir çok Çinli esiri olmayan bir tek zengin Müslüman yoktur. Halbuki hiç bir zengin Çinlinin Müslüman esiri yok. Bilirsiniz ki Cengiz Han, bir Müslüman öldürene dek kırk altın mükafat verilmesini emretmişti.
Fakat bir Çinli’nin hayatının bu değerde olduğuna hükmetmedi. O halde nasıl oluyor da siz Müslümanlarla eğlenmeye cesaret edebiliyorsunuz?!” Ve oyuncularla kuklalarını sarayından kovdurmuş dur.
Selametle!...
 

Bu yazı toplam 3318 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.