1. YAZARLAR

  2. Dilek Bülbül

  3. Cennetten Gelen Taş: Hacer’ül Esved
Dilek Bülbül

Dilek Bülbül

Yazarın Tüm Yazıları >

Cennetten Gelen Taş: Hacer’ül Esved

A+A-

Kelime anlamı itibariyle Arapça’da hacer bir kadın ismi olmakla birlikte taş-kaya anlamına da gelmektedir; esved ise siyah demektir. Halk arasında “Siyah taş” diye adlandırılan bu taşın cennetten geldiğine inanılmaktadır. Tirmizi’nin naklettiği hadislerde Hacer’ül Esved taşının cennetten indirildiğinde bembeyaz olduğu, zaman içerisinde insanların günahları sebebiyle karararak siyah bir görüntüye kavuşması anlatılır. Bugün Kâbe'nin güneydoğu köşesinde yerden bir buçuk metre yüksekliğinde bulunur ve 30 cm. çapındadır.
    Hacer’ül Esved taşının ilk olarak Kâbe üzerine yerleştirilmesi Hz. İbrahim zamanında olmuştur. Zaman içerisinde Kâbe zarar görmüş ve onarılması gerekmiştir. Onarma işlemini yapan Hz. İbrahim oğlu Hz. İsmail’e bir taş getirmesini ve bu taş sayesinde tavaf yapanların tavafın başlangıç ve bitiş yerini bilmelerine imkân sağlayacak bir işaret oluşturacağını söylemiştir.  Hz. İsmail de bunun üzerine Kubeys dağından (Cebel-i Kubeys) bir taş alarak babası Hz. İbrahim’e getirmiştir. Hz. İbrahim bu taşı herkesin görebileceği uygun yüksekliğe yerleştirmiştir. Kâbe Hz. İbrahim ve oğlu İsmail'den sonra birçok milletlerin kontrolüne geçti ve çeşitli defalar tahrip olup tekrar tekrar inşa edildi. Her defasında Hacerü'l-Esved de bu durumlardan etkilendi.
    Hacer’ül Esved taşı hakkında pek bilinmeyen tarihi bir vaka ise şudur: Kâbe’nin Huzaalılar kabilesinin eline geçmesinden sonra bu kabilenin rakibi olan Cürhümlüler tarafından Hacer’ül Esved taşının yerinden çıkartılarak kaçırılması, sonrasında yapılan mücadeleler ile tekrar kazanılması ve yerine yerleştirilmesidir. Bu tarihteki son olay değildir. Abbasiler zamanında Mekke ele geçirildiğinde Hacer’ül Esved taşı yerinden sökülerek Kûfe mescidine taşınmış, 20 sene sonra halife tarafından satın alınarak Mekke’ye getirilmiş ve tekrar yerine konulmuştur.
    Peygamberimiz (sav) zamanında da (35 yaşlarındayken) bir sel felaketinde Kâbe zarar görmüş ve Hacer’ül Esved taşı yerinden çıkmıştır. Mekkeliler tarafından Kâbe tekrar inşa edilmiş ancak Hacer’ül Esved taşının hangi kabile tarafından yerine yerleştirileceği sorun olmuştur. Mekkelilerin ileri gelenlerinden biri: “Kâbe’ye ilk girecek kişiyi hakem tayin edelim” fikri kabul görmüş, kapıdan ilk giren Hz. Muhammed hakem seçilmiştir. Peygamberimizin halk içindeki adı “Muhammed’el Emin” olmasından sebep kimse itiraz etmemiştir. Peygamberimiz bu sıkıntının çözümü için bir örtü getirilmesini ister. Bu örtünün üzerine Hacer’ül Esved taşı yerleştirilir. Örtüyü her kabilenin reisi bir ucundan tutar ve bir seviyeye kadar hep birlikte kaldırırlar. Sonra kendi elleriyle taşı alıp yerine yerleştirir. 
    
    Hacerü'l Esved'i değerli kılan bir diğer unsur hac sırasında Rasulullah'ın onu öpmesi nedeniyledir ve sünnettir. Bu taş için Hz. Ömer (r.a.): “Biliyorum ki sen faydası ve zararı olmayan basit bir taşsın. Allah Resulünün seni öptüğünü görmeseydim seni öpmezdim” dediği rivayet edilir.

Bu yazı toplam 1496 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar