1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Cezayir Ağıdının Hikâyesi
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Cezayir Ağıdının Hikâyesi

A+A-

Geçtiğimiz hafta “Silleden ne zaman geçelim?” sorusuna cevap aramış, türkünün hikâyesini ve bana çağrıştırdıklarını paylaşmıştım.

Sille Türküsünün hikâyesini yazdıktan sonra bu hafta da ilk dinlediğim zamanlarda neresi olduğunu merak ettiğimi hatırladığım Cezayir Ağıdının hikâyesini anlatmak istedim. Cezayir Türküsü de diğerlerinde olduğu gibi Cezayir’e gidip düşmanla savaşan ve geri dönemeyen kahramanlarımızı anlatmaktadır. Hangi yanık türkünün arkasına baksak özgün ve hüzün verici bir hikâyeye rastlamıyoruz ki?

Kuzey Afrika ülkesi Cezayir, 1516–1830 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu hâkimiyetinde bir eyalettir. Cezayir türküsünün hikâyesi şöyle özetlenebilir: Barbaros Hayrettin Paşa tarafından alınarak Kanunî Sultan Süleyman zamanında Osmanlı hâkimiyetine giren Cezayir, daha sonra Fransızlar tarafından işgal edilir (1827–1830). Bu işgal sırasında Fransızlarla savaşan Türk askerlerinden pek çok şehit verilir. Bunlar arasında eski adı Dinar Köyü olan Yaylabağı’ndan gençler de vardır. Şehitlerin yavuklularına, ana babalarına kara haber ulaştığında bütün köylü yasa bürünür ve bu olayın onlar üzerindeki etkileri uzun zaman devam eder. Bu savaşlar sırasında şehit olan Mehmet adlı bir yiğidin nişanlısı kara haberi alınca aklını kaçırmış. Her gün köyün yüksek, ağaçlı tepesine çıkar, yanık sesiyle içli bir şekilde bu ağıtı söylermiş. O da nişanlısının şehit düşmesine dayanamayarak olaydan kısa bir süre sonra ölmüş, köylülerin gözyaşlarıyla öbür dünyaya yolcu edilmiş (Attila 1966). Türkünün Anadolu’nun başka yörelerinden derlenmiş metinlerinin tespit edilebilen ortaya çıkış hikâyeleri de benzer içeriğe sahiptir (Yund 1961).

Cezayir Türküsünün farklı yörelerde farklı varyantları da vardır. Bu türkü de diğerleri gibi aslında dilimize yerleşmiş bir ağıttır. Bu hüzün bırakan türküleri bile oyun havasına dönüştürüp acıyı mutluluğa çevirmiş olduğumuzu görürüz. Ve biz bu ağıtları sanıyorum düşmanı sevindirmemek için oyun havasına çevirmişiz. Hatta Çankırı yöresinde yaren meclislerinde misafir, saygı duyulan bir isimse Cezayir Marşı ile uğurlanmaktadır (Çankırı Araştırmaları Dergisi, 2007). Cezayir’e gidip gelenlerden bize ve kültürümüze çok benzediğini, aslen Anadolulu olup da Türkçe soy isimlerinin çok olduğunu öğreniyoruz. Hatta Kuzey Afrika’ya gidip “Garp Ocakları” denilen Trablusgarp, Tunus ve Cezayir’de yerleşen Türkler’in Arap, Berberî, Endülüs asıllı Müslüman kadınlarla evliliklerinden doğan çocuklarına “Kuloğlu” denilmektedir. Batı kaynaklarında “yeni Türk” veya “ikinci derecede Türk” manasında kullanılan bu kelime kuroglu, kourouglis, couloughlis, culuglis ve kulughlis gibi farklı şekiller karşımıza çıkmaktadır. Kuloğulları imtiyazlı birer sınıf teşkil ederek kendilerine mahsus bir sosyal hayat oluşturmuş ve Kuzey Afrika tarihinde önemli bir yere sahip olmuşlardır (Özcan, 2002).

Geldiğimiz noktada türküleri etraflıca dinleyip hikâyesini öğrendiğimizde yedi düvelde cihat eden Mehmetçiğin şanlı hikâyesini görüyoruz. Bugün ABD’nin işgallerini meşrulaştırmak için filmler çekerek propaganda yaptığını biliyoruz. Ya biz? Biz yedi düvele meydan okuyup destanlar yazan Mehmetlerin hikâyesini bütün dünyaya ne zaman duyuracağız?  Son yıllarda TRT’nin unutulan kahramanlarımızı hatırlattığı çalışmalarını takdirle izliyor ve devamının artmasını arzu ediyoruz. Selam ve dua ile.

Kaynakça:

Attila, Osman (1966) Afyonkarahisar Türküleri, Ankara: Karınca Matbaası.

http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/mirzaoglu_03.pdf

Çankırı Araştırmaları Dergisi-Ağustos 2007

Yund, Kerim (1961) “Silifke ve Türk Folklorunda Cezayir”, Türk Folklor Araştırmaları, 6, 141 (Nisan 1961): 2365–2366.

Özcan, A. (2002) TDV, Kuloğlu, cilt: 26; sayfa: 359

Bu yazı toplam 447 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.