Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

Chp Eski Chp

A+A-
Bilindiği gibi CHP Cumhuriyetten sonra kurulan ilk ve 1946 yılına kadar da tek partidir. Bundan dolayı bugün aynı parti mensupları partilerinin memleketimizin en eski partisi olmakla övünürler. Zaman zaman bunu dile getirmekten de zevk alırlar. Bunu söylerken de bir hatırlatma gayesi güttüklerini ima ve hatta ifade ederler.
Gerçi 1980 ihtilâlinden sonra bütün partilerle birlikte, o da kapatılmış ve kendilerini temsil etmek üzere ‘Halkçı Parti’yi, daha sonra da DSP’yi kurmuş olsalar da sonraki yıllarda tekrar CHP’yi kurdukları için aradaki kesintiyi görmezden gelmektedirler. Şimdiki parti sonradan kurulmuş olmakla birlikte, ilk kurulan partiyle kendilerini özdeşleşmiş olarak görürler ve böylece bundan bir onur kazandıklarını düşünürler.
Oysa bu partinin 1950 den sonra olduğu gibi, öncesinde geçen dönemlerde de kendilerine onur verecek bir başarısı görülmez. Nitekim iktidarda bulunan bu parti mensupları, ikinci dünya harbi yıllarında Türkiye’yi harbe sokmamakla övünmelerine rağmen, memleketi ne öncesinde ve ne de sonrasında asla görülmemiş bir sıkıntının içinde yaşamaya mecbur bırakmışlardır.
Ayrıca, 1946 yılında yaptıkları ‘genel seçim’, o dönemi yaşayan herkes tarafından bilinmektedir ki, ‘gizli oy, açık tasnif’ yerine ‘açık oy, gizli tasnif’ şeklinde yapılmış ve sonunda kendilerini kazanmış göstererek iktidar olmaya devam etmişlerdir.
İlk defa dürüst olarak yapılan 1950 Milletvekili seçimlerinde ise rakibi Demokrat Parti gerçekten ezici bir çoğunlukla seçimi kazanmış ve o gün, bugündür CHP hiçbir seçimi asla kazanamamıştır.
Diğer taraftan, ister adını zorunlu olarak değiştirmiş bir halde, ister eski adıyla girmiş olduğu hangi seçim olursa olsun, hiçbir zaman kendisini milletinin hizmetinde görmemiş/görememiş aksine milletin kendisine hizmet etmesi gerektiği sabit noktasından da asla ayrılamamıştır.
Bazen ana muhalefet olmak üzere, hep muhalefette kalmış ve bu durum artık kendisiyle özdeşleşmiş bulunmaktadır.
Çünkü kendisini asla yenileyememiş veya yenilemek ihtiyacını hissetmemiştir. Bugün de durum böyledir.
Bu parti 1940’lı yıllardan itibaren ancak ondan önceki yılların mirasını yemiş ve halen de onu yemekle meşguldür. Onlara göre de bu miras henüz bitmemiştir. Son davranışları ile bütün televizyonlardan bunu halkımıza bir defa daha göstermişlerdir.
Zira randevusuz gittikleri TRT Genel Müdürlüğünde çıkardıkları rezalet, yanlarında götürdükleri kameralardan da anlaşılacağı üzere, bunun şahididir ve bunun önceden hazırlanmış bir senaryo olduğunda hiçbir şüphe yoktur.
Bilindiği gibi, onlar 1940’lı yıllarda hükümet olarak değil, parti yönetim kurulu olarak hükümeti yönetmişlerdir. Parti yönetiminin kararı hükümetin kararı imiş gibi hükümet tarafından uygulanmıştır. Bugün de kendilerini hem yönetimde hem de yönetime yol gösterecek mevkide görmektedirler. TRT Genel Müdürlüğünde ortaya koydukları davranışlar bunu göstermektedir. TRT Genel Müdürlüğünün kanunların ve yönetmeliklerin kendilerine verdiği yetki ve çizdiği sınırlar içinde yönetilen bir Devlet Kurumu olduğunun bile farkında olamayan bir güruha Türkiye’nin yönetimi nasıl teslim edilebilir.
Bugün dikkatimizi çeken bir husus da bu partinin girdiği her seçim öncesinde iktidar oldukları takdirde ne yapacaklarını asla söylememiş veya söyleyememiş olmasıdır.
Altmış yıllık muhalefetin elde kalan verisi de bu partinin sadece, iktidar partilerinin yaptıkları her müspet işin karşısında yer almış olmasından ibaret söylemleridir.
Hiç şüphesiz bu da bitip tükenmez bir hazinedir. Bize de ‘bozdurup bozdurup harcasınlar’ demekten başka bir şey kalmıyor.
 
Bu yazı toplam 102 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.