1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. CHP, proje partisi mi, proje parti mi?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP, proje partisi mi, proje parti mi?

A+A-

CHP… Ülke siyasetinden uzak, sahte gülücük ve kuru vaatlerle halktan oy isteyen, yetki ele geçtiğinde de halkının çözümüne koşmayan hatta daha da ayrıştıran siyasi oluşum…

Bu ifadelerimi herhangi bir etki altında yazdığımı düşünmenizi istemem. Çünkü hiçbir siyasi oluşum şahsımı etki altına alamaz. Geçmişte yaptığım bir hata misali girip hiçbir siyasi parti içinde de aktif görev almak istemem. Çünkü ben dürüstlük ve samimiyetle atılan tüm adımların en-nihayetinde insanlık için kurtuluşa açılan kapı olacağını bilirim. Mevcut siyasi yapılanma, buna müsade etmez.

Yaptığım şu; Oluşumlar içerisinde kişisel anlamda samimiyetine % 100 güvendiğim Recep Tayyip Erdoğan’a güvencim var. Diğer yeni çıkmaların ve mazinin tozlu sayfalarından süpürülerek getirilen partilerin ülkeyi yönetme kabiliyetleri yok. Olası bir teveccüh gördükleri anda durumun sıcaklığıyla etraflarına kümelenen sözde gönüldaşlarının ve iklimsel duruma göre saf tutup, saf değiştiren paratönerlerin gölgelemesiyle alışılagelen siyasi curcuna ortamına kapılarak bir anda halkın teveccühüne dudak bükebilen yapılanmanın hiçbir dönemde halkı gözetmediğini çok yaşamıştık. Genç nesil bunu bilmez.

Kılıçdaroğlu, arada çıkıp ekranlardan şov yapıyor ya! Partisinde görev alanlara “Koltuklarınızda oturmayacaksınız haa!” diyor ya!

Genel olarak CHP taraftarının bu duruma sırıttığını ve hatta geri planda “Hee, hee oturmayacağız, halkın içinde gezineceğiz” gibi alaycı tavırlar takındığını da bilirim. Çünkü tarihin tekerrüden ibaret olduğunu ve CHP’nin bu haliyle millileşme duygusundan fersahlarca uzak duruşunu da iyi bilirim.

Birbirimizi aldatmayalım. CHP, proje partisi değil, proje partidir. Her ne hikmetse batıya bağımlılık duruşunu gördükçe, batının üzerimizde ki baskı oluşturduğu 25 yıl önceki siyasi yapılanma gözümün önüne düşüyor.

Hiç kanınıza dokunmuyor mu?

Biz güçlü ve devasa bir tarihin devamı niteliğinde, milletleri uhdesinde barındıran, zamanında dünyaya yön çizen kültürün ahfadıyız.

Basit bir örneklendirme yaparak bazı gerçekleri izah etmeye çalışacağım. Bildiğiniz gibi son yerel seçimlerde İstanbul Belediyesini maalesef CHP aldı. Burada ki ince noktaya dikkatinizi çekmek istedim. Seçim öncesi ve sonrası İmamoğlu gözlemlemenizi umarım dikkatlice yapmışsınızdır. Koltuğa hak kazanmadan camilerde Kur’an tilavet edip, oturduğundan beridir de İstanbul hayrına tek çivi bile çakamayan CHP İstanbul Belediye reisi ve yaptıkları, CHP iktidarının küçültülmüş bir yansıması kısaca numunesidir.

Belediyelerinde başarı ortaya koyamayan bu siyasi oluşumun Allah muhafaza ülke iktidarında söz sahibi olmasıyla nasıl bir garabet dönem yaşanabileceğini umarım hissediyorsunuzdur.

Şunu bilelim. CHP yapmaya gelmez. Yıkmaya gelir. Olası iktidar olduğunda devlet, halkına diş gösteren, onları korkuyla besleyen, sadece kendi doğrularını dikkate alan ve kadrolaşmayı en tepeden en aşağıya kadar uygulayan, bu tarz yapılanmayla insanları korku sınırlarına hapsetmeye çalışan proje partidir.

Atatürk’ü öyle çok sevdiklerini düşünmeyin. Haa, aralarında gerçekten seven vardır. Bir şey diyemem. Saygı duyarım ama mevcut CHP yapılanması, Atatürk’ü tabulaştırıp, sırtından kendi değirmenlerine su taşıma gayreti gösteren kişilerin kümeleştiği bir topluluktur. Oy kullanan bir kısım insanımızın, özellikle yeni yetişen genç neslimizin bu gerçekten haberi yoktur. Sadece alkışlamaya ve slogan atmaya şartlandırılmış bir taraftar grubunun aslında küçük bir sorgulama yahut araştırmayla pekala bu sonuca ulaşılabileceğini biliyorum.

Muharrem İnce… fikren uyuşmasak bile mevcut CHP içinde ki en oturaklı ve tuttuğunu koparabilecek düzeyde, diğerlerine göre daha şahsiyetli, daha demokrat, daha objektif, parti içine sızan yağdanlıkların gayet iyi farkında olan bir siyasetçi.

AK Parti’den kopup DEVA ve GELECEK partilerini kuran ve ne kadar CHP zihniyetinin şakşakçısı medya oluşumları varsa onların gazlamasıyla havaya giren partilerin adımlarına demokratik hak, istedikleri gibi hareket eder parti de kurabilirler ya da başka parti altında da yola devam edebilirler diyen CHP yöneticilerinin kendi içlerinden patlayıp parti kurma adımları atan Muharrem İNCE’yi hain ilan etmesi ne kadar manidar değil mi?

Evet! Sayın İnce hesaplarını bozdu. Onların derdi AK Parti içinden dökülen artıkların sayesinde iktidar partisinin bölünme oyunlarını izleyip alkışlarken, gaza getirirken, bir anda aynı durumun benzerini yaşayabilecekleri hiç akıllarına gelmemişti.

Felç inmesiyle bir anda şok olan Deniz Baykal bile onca derdi arasında bu bölünmeyi durdurma çabası gösterirken, ardında ki üst aklın kim olabileceğini bana söylemek ister misiniz?

Kiminiz Amerika diyor, kiminiz batı diyor, kiminiz FETÖ diyor.

Evet tespitlerinize sonuna kadar katılıyorum.

Ama ülke siyasetimizi oturduğu koltuktan dizayn etme çabasında oluşan tüm bu grupları ben ayırmıyorum. Benim için farklı isimler altında tek bir amaç için kümelenmişlerdir. O da Türkiye Cumhuriyeti devletini kuklalaştırmak ve diledikleri gibi kukla tiyatrosu misali oynatabilmektir.   

İşin özeti budur…

Bu yazı toplam 1512 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.