1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. CHP’NİN GELECEĞİ
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP’NİN GELECEĞİ

A+A-

Partiler yavaş yavaş   zamanında yapılırsa 2019 seçimlerine hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde sonucu önceden belli olan CHP kurultayı Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce yarıştı ve  mevcut  genel başkan  Kemal Kılıçdaroğlu' koltuğunu korudu. AK parti ise  yine sonucu belli olan bir genel kurulunu Mart ayı içinde yapacak görünüyor.
Kılıçtaroğlu  delegelerden  790, rakibi Muharrem İnce'nin küçümsenmeyecek bir oy aldı  delegeler bu adaya da  yaklaşık 450 oy verdi.
Elbette Kemal Kılıçdaroğlu  delegenin  çoğunluğunun oyunu alıp yeniden genel başkan seçilmesine karşın  Muharrem İnce’nin ise küçümsenmeyecek kadar oy alması,   CHP’de iş başına gelen yönetimin nefesinin arkasında olduğunu belirtmek gerekir.
Şimdi her hâlukârda artık Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyen, bu parti ile ittifat yapan MHP'de, hatırlarsanız  daha önce bir kongrede mevcut genel başkanla o zaman karşısına çıkan aday, CHP'deki gibi neredeyse aynı oranda oy almışlardı. Ak Parti ile ittifak eden bu partinin içinde giderek tartışmalar çıktığını ve bölünmenin kaçınılmaz olduğunu hatırlatırım.
İşte MHP’nin bugünkü geldiği nokta ortada.
Kaldı ki, hizipler partisi olarak bilinen, her iç tartışmada "Hadi kongreye gidelim." denilen CHP'de, 447 muhalif oyun bir umut doğuracağını ve yeni hamlelere girişileceğini de herhalde tahmin edersiniz. Hatta öyle ki, bunun sinyalleri de  Muharrem İnce’nin aday gösterilmesinde bazı imzların mükerrer olduğu da ortaya atılmıştı. Ayrıca Kemal Kılıçtaroğlu’nun  MK yönetim kurulu lisetisinde de istediği 10 kişi listeye giremedi.
Şartlar CHP'de iç çatışmaya çok müsait.
"Atatürk'ün partisiyiz." deniyorsa, ihata edici olunmalıdır, her kesime kapı sonuna kadar açık tutulmalıdır. Ne yazık ki, 1970'li yıllarda Ecevit'in zuhurundan itibaren, CHP, renk değiştirmiş, şekil değiştirmiştir.
En son İstanbul İl Başkanlığı seçiminde neler olduğunu biliyorsunuz. "Sizin Allah"ınız" diyen, "Yine bir Kürt öldürüldü!" gibi akla ziyan tivitler atan, "Türkleri Ermeni soykırımcısı", devleti "seri katil" gösteren, CHP'nin, PKK'nın "yasal" görüntüsü BDP ile aynı yola girdiğini yazabilen bir il başkanı delegelerin oyuyla seçilebilmiştir.
Fazlasını yazmayalım. Geçtiğimiz günlerde  gazetemizde  özel bir haberde konuşan İran aslı, ABD vatandaşı olan Ontology SAEİD VAKİLİ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı çok sevdiğini, işlerinin zor olduğunu çok cephede savaş verdiğini, ancak  şu an Kemal Kılıçdaroğlu ve Ahmet Davutoğlu’na Türkiye'nin ihtiyacı var ifadesini de buradan sizlerle paylaşayım.
Merak ediyor ve belirtiyorum, hatta soruyorum ?
Şenal Sarıhan'dan, Sezgin Tanrıkulu'dan daha birçok aykırı isimden bahsetmeyeceğiz. CHP tabanında karşılığı olmayan isimler, neden ısrarla baş tacı edilir? Anlamış da değilim.
CHP tabanı kandırılmamalı... Bu ülkenin akli selim, sağlam ve ne yaptığını bilen, muhalefete ve CHP'ye ihtiyaçı var.
Bu parti parti, millî, vatansever, M. Kemal'in hedeflerine kilitlenmiş kimliğine kavuşmalıdır.
Sessiz kalan parti içindeki çokluk, "Neden böyleyiz?" sorusunu ne zaman soracak?
CHP, CHP'lilerin kalmalı, sızmalara karşı tedbir alınmalıdır.
Ğer böyle yapılmaz, bu mücadele parti içinde verilmez ise  korkarım ki, CHP her zaman olduğu gibi yine bir doğurgan parti olabilir.  Bu durum Türkiye’nin siyasi  yapısına ise çok fazla katkı yapmaz.
Benden hatırlatması.
Yazımı bir fıkra ile bitireyim
Adam uyumak için yatağa yattığında altında biri var diye düşünür bir türlü uyuyamazmış. Yatağın altında yatmayı denemiş, bu sefer üstte biri var diye düşünüp yine uyuyamamış. Sonunda psikoloğa gitmiş. Psikolog 'Bana 10 seans gel, sorununu çözeriz' demiş. Ancak seans başına 100 dolar istemiş. Adam parayı çok bulup kabul etmemiş. Aradan bir kaç gün geçmiş. Adam psikoloğu ile karşılaşmış. Psikolog 'Ne o yatağın altında adamlar duruyor mu?' diye dalga geçmiş. Adam 'Sizden çıktıktan sonra bir bara gittim. Orada tanıştığım bir adam 'Bana üç bira ısmarla sorununu çözerim' dedi ve çözdü' demiş. Psikolog 'Nasıl?' diye sorunca adam 'Yatağın ayaklarını kestim' demiş...

Bu yazı toplam 263 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum