1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Chp’nin Hali
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Chp’nin Hali

A+A-
Türkiye’nin gündeminde bekleyen sorunlar var.

Bunları sıralarsak, insanlar farklı bir algı içinde oluyorlar.

Kimisi ve iktidar, öncelikli sorunun görünürde terör ve ekonomi olduğuna işaret etse de, öncelikli sorun Anayasa ve başkanlıktır.

Bunun yolu önce TBMM’de başladı.
Şimdi söz sırası millette…

Yapılacak referandum için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önünde meclisten çıkan  çalışma duruyor.
Türkiye’nin  sorunlarından ve önemlilerinden birisi de tabi ki, işsizlik  ve ekonomi de işin başka yönleri.
Malum; hepimizin gündemindeki Anayasa değişikliği görüşmelerini  takip ettik. Kavgalı gürültülü bir süreç geçti.
Aslına bakarsanız  bu tabloları uzun zamandır şahsen şu veya bu şekilde hep ben izledim. Son durumlarda büyük bir sürpriz yok.

İktidar cephesinde ve muhalefet cephesinde olanlar kadar, Anayasa değişikliği gibi hayati önem taşıyan bir konuda iktidar partisi AK Parti ile muhalefet partisi MHP'nin ortak "devlet kaygısı" temelinde birlikte hareket etmesi; sorumlu siyasetin de en çarpıcı örneklerinden biri aslında.
MHP'ye burada özel bir parantez açmak isterim; MHP lideri ve partinin bu süreçte pozitif siyaseti tercih etmesi ve  siyaseti belirleyen bir parti konumuna gelmesi her şeyden önce; bu parti adına siyasi bir başarıdır.Ancak bu konuda tabanda da büyük görüş farklılığı olduğunu belirtmek isterim.MHP lideri  Devlet Bahçeli kendince  sorun çözen ve devletin bekasından yana bir tavır almıştır. Özellikle, 2019 sonrası oluşacak yeni devlet sisteminde partisini pay sahibi yapacağını da göstermiştir.

15 Temmuz sonrası millette bir bütünleşme yaşandı. Partili- Partisizi “YENİKAPI RUHU”  oluşturdu.

Ancak ana muhalefet partisi olarak CHP'nin ise, son 3-4 yıldır politikalarında yaşanan zikzaklara 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında iyice savrulan çizgisine paralel bir ivme görüyoruz. CHP; ana muhalefet partisi olarak bu tarihsel değişimin önemli bir parçası olmayı reddetti ve provokatif bir eylem sürecini tercih etti. Meclis Genel Kurulu'nda sizlerin de gözleri önünde yaşanan kah yumruklu, kah ısırmalı ve kah kelepçeli görüntüler, fiziksel eylem!!! noktasındaki iddia ve ısrarın da en görünen örneği oldu.
Malum; Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın Meclis Genel Kurulu'nda kendisini bileğinden kürsüdeki mikrofona kelepçe ile bağlaması ve ardından yaşanan görüntüler izleyen herkesi rahatsız etti. Hangi partiye mensup olursa olsun kadın milletvekillerinin saç saça, baş başa kavga etmesini tasvip edemeyiz. Ama; demokratik hak adı altında başkalarının hakkının gasp edilmesini ve ağır tahrik ile saldırı veya savunmaya geçilmesi için ortam yaratılmasını da onaylamak mümkün değil. Bu konuda söz söyleyenler iğneyi önce kendine, çuvaldızı da başkasına batırsın anlayacağınız..

Yazımı Arap Şair Ömer Hayyam’ın bir şiiri ile bitireyim.

Niceleri geldiler,
Neler istediler.
Sonunda dünyayı
Bırakıp gittiler.
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.
Bu yazı toplam 176 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.