1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. CHP’NİN MUHALEFETTEN ANLADIĞI NE?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP’NİN MUHALEFETTEN ANLADIĞI NE?

A+A-

Yazmayayım diyorum. Ama durum öyle bir noktaya geliyor ki yazmaya zorluyorlar. CHP muhalefetini kastediyorum. 
Amaçları nedir? 
Hedefleri nedir?
Siyaset yapmak mı, yoksa halkın aklında istifham yaratan paralel benzeri yapılarla bilinmeyen ortak noktaları ve hedefleri mi var?
Güneyde askerimizin destan yazdığı Fırat Kalkanı harekâtında ki tavır ve duruşları halkın dikkatini çekmektedir. Böylesine hassas bir zeminde hele hele Ortadoğu gibi her anı karmaşa olan bölgede, üzerinde türlü oyun ve dümenlerin oynandığı bir memleketin ana muhalefet partisi sizce böyle mi olmalıydı?
Harekât sürdükçe zalim ve hainlerin kazdıkları tüneller, dümenler, Türkiye üzerinde oynanmaya çalışılan kirli oyunu ayan beyan ortaya sererken bazılarının bulanık suda balık avlama gayretlerinin ardında ki etken sizce ne olabilir?
Bu konuda Türk halkının zihninde oluşan istifham CHP’nin yaptıklarıyla her geçen gün büyümektedir.
CHP’nin ikircikli siyaseti ve hükümet üzerinde ki acımasız eleştirilerinin ne zamanı ne de yeridir. Şu anda milletçe el ele vererek hiçbir siyasi amaç gütmeksizin kumpası anlamak ve ona göre tavır alma günüdür. Halkın nezdinde konu koltuk yarışından daha ötede bir konudur.
Dönen bu oyunun farkına varan MHP, yanlışa düşmemiş ve içeriden patlatılan Meral Akşener fitnesi karşısında hemen tavrını alarak oynanmaya çalışılan oyunu daha işin başında bozmuştur. Bu kadar şişirilmesine rağmen bir türlü bekledikleri ivmeyi kazanamayan Akşener hareketinin oyununu aslında MHP’nin dik duruşu bozmuştur.
Sizce Sayın Devlet Bahçeli 15 Temmuz kirli darbe girişiminin sonrasında niçin hükûmetin yanında yer alarak, onca acımasız eleştiriye rağmen kulaklarını tıkayıp doğruya odaklanmış olabilir?
Gelişmeler o kadar net cereyan ediyor ki hiç tevil veya açıklamaya dahi ihtiyaç duyulmuyor.
Yaşanan entrikalar sonrasında Türkiye için planlanan kirli hedeflere ulaşamayan kesimlerin bugünkü hırçın ve acımasız tavrının temelinde ki etken bundan başka bir şey değildir. 
Daha işin başında Fetullah Gülen ile Recep Tayyip Erdoğan'ın ters düşmelerinin sebebi, Kuzey Irak'taki petrolü İngiltere, ABD, İsrail ile Türkiye'nin ortaklaşa yönetme anlaşması karşılığında Türkiye'nin başkanlık sistemiyle Müslüman olan ülkeleri tek çatı altında toplama çabalarıydı. Amerika tarafından kullanılmak üzere Pensilvanya’da son derce korunaklı şatolarda beslenerek üzerimize salınan bu lağım yapının asli amacı, bölgede kontrolü elinde tutmak isteyen Amerika ve İngiliz baronlarınca istedikleri hedefin deşifre olması karşısında yaşadıkları şoktan öte bir şey değil.
Durmayacaklar.
Yeni pis işlerle yeni kumpaslarla üzerimize gelecekler. Dikkatinizi çekmiştir. Yapılan kirli işler, belli bir noktadan sonra tıkanıyor. O tıkanıklığın çözülmesi yeniden plan ve yapı vücuda getirmekten başka anlam taşımaz. Bunca zamandır başarılı olmasından oldukça emin oldukları bir pisliğin tıkanması karşısında şaşkına düşen bu yapı halen elinde kullanabildiği kozlar kanalıyla Türkiye’ye diz çöktürme gayreti göstermektedir. 
Burnumuzun dibine kadar gelerek ayan beyan terör örgütü olduğu belli olan bir yapıya akıllara zarar maddi destek sağlayıp 4000 tır dolusu mühimmatı bir çırpıda gönderen ABD’nin ülkemizi saf yerine koyması karşısında dumura uğruyorum.
Bizi ne sanıyorlar?
Ağzımıza çalınan bir parmak balla mabadımız üzerinde oturup olanlara seyirci olacağımızı mı zannettiler bunca zamandır?
Onlara bu cesareti veren geçmiş hükümetler döneminde, oynak Türk hükümetlerinin ülkemizi ne duruma düşürdüklerini görüyor musunuz?
Ege’de burnumuzun dibinde ki adalar nasıl Yunanlıların oldu? Hiç araştırdınız mı? Vallahi düşündükçe stres oluyorum. Bu kadar kolay mı kaybedilir yahu?
12 Ada ile ilgili kararın verildiği Paris Barış Konferansına aslında Türkiye’de resmen davet edildiği halde İsmet İnönü’nün başkanlığında toplanan Türk hükümeti konferansa katılmama yönünde bir karar almıştı. İnönü savaşa girmeyen Türkiye'nin savaş sonunda herhangi bir çıkar peşinde koşmayacağını ifade etmekteydi. İşte o günkü yanlış siyaset, 12 ada ile ilgili alınan kararların Yunanistan’ın istediği şekilde çıkmasına sebep oldu. Hâlbuki konferansta bir Türk heyeti olmuş olsaydı en azından Ege kıyılarına çok yakın adalardan bazılarının bizde kalması pekâlâ sağlanabilirdi.
Neyse olan olmuş. Bundan 
Geçmişte ki yanlışların ceremesini halen çekmekte olan halkımız, işte bu yüzden AK Partiye dört elle sarılmakta ve sınırsız desteklemektedir.    
 

Bu yazı toplam 633 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.