1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Çiftçinin Sorunları
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Çiftçinin Sorunları

A+A-
Türkiye tarım ülkesidir.
Bundan kısa bir süre önce 176 ülke içerisinde tarım ürünleri ile kendi kendine yeten 5-6 ülkeden birisi de Türkiye idi.
Şimdi bağımsızlıklar ve kopmalarla dünya’da ülke sayısı 200’ün üzerindedir. Ne yazık ki, ülkemiz tarım ülkesi olmasına karşın, eskiye oranla sulanabilir arazilerimizin artmasına karşın ve artan nüfusa da paralel olarak gıda ve tarım ürünleri ithal eden ülkeler arasında kendini buldu.
Kimse kimseyi kandırmasın.
Kimse kimseye sitem etmesin. Yanlış tarım politikaları, yanlış sulamalar ve AB’ uğruna Türk çiftçisi hem borçlandırıldı, hem de yeterli bazı ürünler hariç yeterli ürünü üretemez hale geldi. Buna tabiat şartlarının olumsuz etkisi de eklenince, tarım alanlarının akıllı kullanılamaması sonrasında Et, süt, saman, bakliyat, hububat ithal eder olduk.
Allaha şükürler olsun, yağmurlar imdadımıza yetişti. Eğer ilkbahar yağmurları yeterli olmaz ise tarımdaki sıkıntı çok daha büyüyecektir. Birkaç gün önce Tarım Bakanı Mehdi Eker bir TV programında yuvarlak laflarla”Kuraklık için tedbir alıyoruz” dedi. Bence içi boş bir laf. Milleti kandırmaktan öteye de gitmeyecek. Şimdi sormalıyız ne tedbir alınıyor?
Konya hububat ambarı olarak bilinir. Çiftçilerin ve çiftçi örgütlerini dinlediğinizde kafanız müthiş karışıyor. Hiçte öyle anlatıldığı gibi hayat tozpembe görünmüyor. Ülkemizde çiftçi ve köylü zor günler yaşamaktadır. Girdi fiyatlarındaki aşırı yükselmeler ve ithalata dayalı politikalar üretim yapmayı imkânsız hale getirmiştir. Çiftçinin dünyanın en pahalı mazotunu ve gübresini kullandığı ve ağır girdi maliyetleri altında ezildiği bir gerçektir. Konya ve yöresinde sadece Panko birlik tarafından pancar ve ayçiçeği üretebilen çiftçiler nefes alabilmektedirler.Çiftçi, aldığı destekten daha fazlasını vergi olarak ödemektedir. Çiftçinin ödediği KDV olduğu gibi üzerinde kalmakta olup, işletmeler gibi indirim konusu yapamamakta, vergi iadesi alamamaktadır.
Çiftçimiz bankalar tarafından kıskaca alınmıştır. Bir banka çiftçimize ipotekle kredi verirken, diğer bazı bankalar ipotektiz, kayıtsız, küreksiz borç veriyor. Hesapsız- kitapsız yapılan harcamalar ise çiftçimizi boğazına kadar borç batağına itiyor. Edindiğim bilgiler ve yetkililerden aldığı bilgilere göre her yıl katlanarak artan banka kredi borçları 2013 sonu itibariyle 36 milyar lirayı aşmıştır. Takipteki kredi borçları ise bir yılda yüzde 30 artarak 1 milyar 320 milyon liraya yükselmiştir. Hacizlerle karşı karşıya kalan çiftçi borcunu ödeyebilmek için traktörünü, tarlasını satmaktadır. Tabi ki istisnalar hariç. Şimdilerde ise bu uygulamalar biraz seçimler nedeniyle askıya alınmış durumdadır.
Prim borçlarını ödeyemeyen birçok çiftçimiz emekli olamamaktadır. Yine, birçok çiftçi elektrik borçlarını, tarım reformu kapsamında dağıtılan arazilere dair borçlarını ödeyememiştir. Bu nedenle elektriği kesilmiş, araziler geri alınmıştır.

Tarımda sorunlar gelecekte çığ gibi büyümeye devam edecektir.
Tarım sektörünün yapısal sorunlarını çözecek, tarımsal girdi yükünü azaltacak ve tarım sektörünü yeniden ayağa kaldıracak tedbirler mutlaka alınmalıdır.
Öncelikle, çiftçinin temel girdilerini ucuz alabilmesi sağlanmalıdır. O nedenle mazot, gübre, elektrik, ilaç, tohum, fide ve yemdeki KDV kaldırılmalı veya yük azaltılmalıdır. Ayrıca, çiftçi ve köylünün kredi borçları uygun şartlarda ve vadelerde ertelenmeli, tarlasına bahçesine gelen hacizler kaldırılmalıdır. Prim borçlarını ödeyemeyen çiftçimize kolaylık getirilmeli, elektrik borçları ile tarım reformu kapsamındaki arazi borçları uygun şartlarda yapılandırılmalıdır.
Çiftçimiz ve köylümüzün durumu görmezden gelinmemelidir. Tarıma dört elle sarılmış, tarımda sanayileşmiş ve tarım ürünleri ihraç eden ülkelerin gelecekte söz sahibi olacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle çiftçinin sorunları çözülürken, günü kurtarmak yerine, uzun vadeli çalışmalar yapılmalı ve aspirin tedavisinden vaz geçilmelidir. Böylece Türkiye’nin kalkınmasında çiftçiliğimiz en az sanayi kadar etkin olacaktır. Refah düzeyimiz yükselecektir.
Bu yazı toplam 204 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.