1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Çinde Bir Osmanlı Ünüversitesi
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Çinde Bir Osmanlı Ünüversitesi

A+A-
Dünya milletleri için de yayıldığı coğrafya, münasebet kurduğu devletler esasına göre baktığımız zaman çok köklü ve zengin bir tarihe sahip olduğumuzu görürüz. Ne yazıkki bu zenginliklerimizi okumaktan bihayli uzağız. Lakin biz yinede sizleri bilgilendirmeyi vazife bilerek yazmaya devam edeceğiz.
İttihadi İslam Siyaseti çerçevesinde Sultan II. Abdulhamid Han 19. Yüzyılın imkanlarıyla, herkesin ona düşman olduğu bir devirde dünyanın öbür ucu olan Çin’in başşehri Pekin de kapısında Osmanlı bayrağı dalgalanan “Pekin Hamidiye Ünüversitesi”ni açmıştır.
II. Abdulhamid Han İttihad-ı İslam Siyaseti çerçevesinde Çine, 1902 yılında Muhammed Ali isminde bir adamını gayri resmi olarak göndermiştir. Muhammed Ali Efendi İstanbuldan yola çıkarak Bombay, Singapur, Batavya, Bankok, Saygon ve Şangay’a uğradıktan sonra gittiği japonya’dan 1902 senesi Mayıs ayını ilk günlerinde Pekin’e varmıştır. Orada Pekin’in müslüman bölgesinin dini lideri İmam Wang’ın evine misafir olmuştur. Fransız arşivinde bundan başka bu zatın oralarda faaliyet gösterdiğine dair belge mevcuttur(Ç.yayınları sa.arası s.28).
Gecesini gündüzüne katarak, hizmet denince rahatlarını bir tarafa bırakıp insanlığın hususiylede Müslümanların, dünyanın neresinde olursa olsun hizmetlerine koşarlardı. Onların, sevinçlerine ortak ve dertlerine derman olan büyüklerimiz, Çinde bile olsa din kardeşlerine faydalı olabilir ve yaralarına merhem olabilirlerse rahat uyurlar, merhem olamazlarsa uykuları kaçardı. Onlar hakikaten tarihi şahsiyetler unvanına kervanına böyle katıldıdılar.(Tarihin satır aralıklarından Çamlıca yayınları)

MERHAMETİN BÖYLESİ

Bunu duydunuzmu?
Evcil hayvanları insanlara nekadar yakın ve sevimli oldukları malumdur. İnsanlara en yakın hayvanlardan biri de attır. Eski devirlerden beri atın insanlar nezdinde kazanmış olduğu kıymet, izah edilmeyecek kadar malumdur. At, kedi, kuş vs. hayvanlardan besleyenlerden acaba hangi insan onun ölüsünü sokağa veya süprüntüye atar. Umumiyetle bunlar kırlarda veya bahçelerde bir tarafa gömülür.
Uçmaya gücü yetmeyen hasta leyleklere bakılmak üzere atalarımızdan vakıflar yapılmış, hatta kimsenin hoşlanmadığı fareleri bile koruyanlar olmuştur. Şeyh Merkez Muslihıttin Efendi’nin “ Komşumuz olan fareler bizden incinir diye evinded kedi beslemez idi.” Dediği Şekaiku’n-Numaniye’de yazmaktadır.

BUNU BİLİYORMUYDUNUZ
1205 de Büyük İslam kumandanı ve devlet adamı Salahaddini Eyyübi r.a., Hazreti Osmani zinnureynin kabrinin üzerine hürmeten bir türbe yaptırmıştır. II. Selim Hanımız da, tenha kalmaması ve ziyaretçilerin Kuranı kerim okuyabilmeleri için türbenin etrafına bikaç oda yapılması istenmiştir.
Medine-I Münevvere müdafi-i fahreddin Paşa askeri şahsiyeti yanında fotoğrafa meraklı olduğundan hz. Osman r.a. efendimizin türbenin fotoğrafınıda çekmiştir(T.ş.c.I.s.28 Çamlıca y.) Yani mübarek beldelerde ki hatıraların yaşandığı mekanları sonuna kadar yaşatmak için böyle eserler bırakmışlardır kaybolup gitmemeleri için… Ruhları şadolsun. (devam edecek)
 
Bu yazı toplam 51 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.