1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Çin’den bir hikaye
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Çin’den bir hikaye

A+A-

Bugün size Çin’den bir hikaye sunuyorum. İbretlik hikayeyi  bakalım beğenecek misiniz ?

Bir zamanlar Çin'de bir adam o kadar aç ve bitkin düşmüştü ki, dayanamayıp bir armut çaldı..

Adamı yakalayıp cezalandırılmak üzere İmparator'un karşısına çıkardılar. Hırsız imparatoru görünce ona şöyle dedi;

"Değerli efendim, çok açtım,

dayanamadım çaldım ve yedim. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer affedersiniz size paha biçilemez bir armağanım olacak.."

İmparator dudak büker;

"Senin gibi birinde paha biçilemez ne olabilir ki?"

Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatır ve;

"Bu çekirdeği ekerseniz bir gün içinde altın meyveler veren bir ağacın yeşerdiğini göreceksiniz.."

İmparator kahkaha atarak;

"Ek o zaman, altın meyveleri görünce affederim seni.." dedi.

Yoksul adam;

"Haşmetlim bu tohumu ben ekemem çünkü ben bir hırsızım..

Bu tohumu ancak, ömründe hiç çalmamış, başkalarına hiç haksızlık yapmamış, yalan söylememiş biri ekebilir. Tohum o zaman gücünü gösterir, aksi takdirde onu ekeni zehirler, tarif edilemez acılarla öldürür. Sultanım, bu tohumu ancak siz ekebilirsiniz.."

İmparator irkildi, suratını astı, bir süre düşündü, sonra hırçın bir sesle;

"Ben imparator'um bahçıvan değil, o tohumu başbakana ver eksin de altın meyveleri görelim." dedi..

Yoksul adam, tohumu başbakana uzatınca başbakan telaşe içerisinde imparatora dönüp itiraz etti.

"Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim, sihirli tohumu ziyan ederim. Bence bu tohumu hazinedar başı eksin.."

Hazinedar başı da hemen bir bahane buldu ve bu görevi başkasına devretti.

Bir bir orada bulunan herkes sudan sebeplerle tohum ekme görevinden kaçındılar..

Sonra İmparator, doğan sessizliğin içerisinde bir süre düşündü. Başı önünde başbakana, hazinedara ve bütün görevlilere dik dik baktı ve;

"Hadi bakalım bu hırsız bahçıvana tohumun nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim." dedi.

Cebinden bir altın çıkarıp yoksul adamın tutması için attı.

Herkesin ceplerinden sessiz sedasız birer altın çıkarıp adama vermesini izledi..

Sonra da gülerek;

"Bas git buradan be adam, bugünlük bu ders hepimize yeter.." dedi.

Ortalığın toz duman olduğu şu günlerde tohumu ekecek temiz kimse var mı dersiniz?

Okumayı, hele hele uzun yazıları okumayı pek sevmeyen bir toplumuz, okuyan nokta ya da herhangi bir ifade simgesi koyabilir mi?

+++ 

Dünya çok büyükmüş, neye göre?

Bırakın kıyaslamayı, santimi, kiloyu

Bakın, yüzü gülüyor mu, insanın

Huzurlu mu, neş'eli mi, memnun mu

Kendi iç dünyasında mutlu mu?

+++

Asla unutulmaz günlerde bir tek sen vardın.

CAN

Her gün güneşin doğuşun da

Ve her günbatımında birini beklersin ya ,

Hani canından çok sevdiğin birini ,

Her an gelecekmiş gibi ,

Beklersin,

Çok özlüyorum desen de ,

Gelmez.....

İşte o an uykuların kaçar .

Uykuların kaçtı mı ?

Huzurun gider..

Huzurun gitti mi ?

Mutluluğu kaybedersin..

Kaybettiğinde anlarsın ,

Yüreğinde seni de götürdüğünü ..

Artık ,

Ruhun yaşar ölü bedenimde....

Bu yazı toplam 384 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.