1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Çırak yetişmiyor
Çırak yetişmiyor

Çırak yetişmiyor

Terzilik, hazır giyime olan talebin artması ile terzi çırağının yetişmemesinden dolayı unutulmaya yüz tutuyor. Ayakta durmaya çalışan terziler ise zor durumda. 60 yıldır terzilik işiyle uğraşan Şakir Ünal, çırak yetişmediğini ve mesleğin bitmek üzere oldu

A+A-
Hazır konfeksiyon ürünlerinin piyasada artmasıyla terzilik mesleği hızlı bir düşüşe geçti. 90’lı yıllardan sonra vatandaşların piyasada artan hazır giyime yönelmesiyle el emeği göz nuru olan terziliği de bitirme noktasına getirdi. Terzilik mesleğine yıllarını vermiş ustalar da bitmek üzere. 1957 yılından itibaren terzilik yapan Şakir Ünal, 60 yıldır yaptığı terzilik mesleğinden memnun olduğunu ama çırak yetişmediği için üzüldüğünü ifade etti. Terziliğe başladığı yıllarda ustaların yanlarında 8 çırak ve kalfa yetiştirdiğini söyleyen Ünal, hem hazır giyimin artmasıyla hem de okulların 8 yıldan 12 yıla çıkarılmasıyla çırak yetişmesinin imkansızlaştığını aktardı.

TERZİLİK EMEK VE ZAMAN İSTER
Terziler İş Hanında terziliğe devam eden Şakir Ünal, bu zamanda yetişen terzilerin donanımlı olmadığını belirterek, terzi olabilmek için 10 ile 14 yaş aralığında çırak olmak gerektiğini söyledi. Ünal, “Terzilik mesleğinin bir sınavı var. Öyle herkes çıkıp da ben terziyim demesin. Terzilik emek ve zaman gerektiren bir meslektir. Şu an da konfeksiyonda çalışanda terziyim diyor, paça düzeltende terziyim diyor. Ama bir takım dik desen hiçbiri dikemez. Terzi olan kişi takımda dikecek, paçada tamir edecek, abiyede dikecek yani iğne ipliğin devreye girdiği her işi halledebilecek donanımda olması gerekiyor. Terzi olabilmek için en az 5 yıl çalışmak gerekiyor. 10 yıl sonra ben terziyim diyebilirsin. Bende 11 yaşında başladım ve askerlikten döndükten sonra yani 22-23 yaşlarında kendi iş yerimi açabildim” ifadelerini kullandı.

TERZİ MESLEĞİ DURMA NOKTASINDA
90’lı yıllardan sonra Hazır giyim ürünlerinin artmasıyla terziliğin eskisi gibi ilgi görmediğini kaydeden Şakir Ünal, “Talebin az olması ve benimde yaşımın ilerlemesiyle birlikte ayda 1 takım anca dikiyorum. Eskiden bir terzi evinde 8 çıraktan fazla çalışırdı ve talebinde fazla olması nedeniyle 15-20 takım ve 70 pantolondan aşağı iş olmazdı. Şimdilerde bütün meslektaşlarımız yalnız çalışıyor. Çıraklık ve kalfalık olayı bitti. Bizde adres belli olsun diye eşimiz dostumuz geliyor diye mesleğe devam ediyoruz. Zengini de fakiri de gelip takım diktirirdi. Hazır giyimin artmasıyla orta halli insanlar terzinin yanında takım diktirmez oldu. Şu an zevk sahibi insanlar ve bürokratlar takım diktiriyor” şeklinde konuştu.

ETİ SENİN KEMİĞİ BENİM
Terzilik mesleğine nasıl başladığını anlatan 38 yaşındaki Mehmet Acar ise, terziye çırak olarak verildiğinde babasının eti senin kemiği benim diyerek işe başlattığını söyledi. Terzilik yapmaktan dolayı pişman olmadığını ve işini severek yaptığını belirten terzi Mehmet Acar, 25 yıldır bu meslekte olduğunu ve kendisinin son terzi ustası olduğunu ifade etti. Kendisinden sonra Konya’da terzi ustası yetişmediğini ve son terzi olduğunu aktaran Acar, “Bu duruma sevinsem mi ağlasam mı bilemedim. Esnaf odasından aldığım bilgiye göre benden sonra terzi ustası yok. 38 yaşındayım ve 25 yıldır bu mesleği yapıyorum. Eskiden 1 ayda 20’den fazla takım dikerdik şu anda 5 tane diktiğimizde sevinir olduk” diye konuştu.

TERZİLİK ZOR ZANAAT
Terziliğe sıfırdan başladığını ve ilk işinin boş beze iğne çekmek olduğundan bahseden terzi Acar, bu mesleği öğrenene kadar çok zorlandığını ama yaptığı işe değdiğini söyledi. Çırak bulma noktasında çok zorlandıklarını ve bulamadıklarını ifade eden Acar, “Bu meslek küçük yaştan öğrenilebilir. 18 yaşında terziliğe başlanılmaz. Çırak olarak başlayacaksan yaşın küçük olacak. Zaten terzilik mesleği konfeksiyon ürünleri ve seri üretimle birlikte ciddi yara aldı. Üstüne geç yaşta terzilik mesleğini öğrenmeye çalışanlar olunca geri çevirmek zorunda kalıyoruz” dedi.

OKULLARDA PRATİK VERİLMELİ
Okulların 8 yıl zorunlu olmasıyla terziliğin yara aldığını ve 12 yıla çıkmasıyla çırak bulmanın imkansızlaştığına dikkat çeken Acar, terzilik öğrenmek isteyen çocukların heveslerinin kursaklarında bırakıldığını söyledi. Meslek edindirmenin önemine vurgu yapan Acar, “Eskiler, bir altın bilezik sahibi ol derlerdi. Böyle önemli bir şeydir meslek edinmek” dedi. Okulların sanayiye yakın olması ve öğrencilere teoriğin yanında pratiğinde verilmesi gerektiğini aktaran Acar, şunları söyledi: “Madem zorunlu eğitim 12 yıla çıktı o zaman okulların sanayiye yakın olması gerekiyor ki öğrenciler teoride öğrendiklerini pratiğe dökebilsin. Terzilik yapmak isteyen öğrenciler tespit edilip bir sınıfta toplanmalı ve her gün 2 saat bir usta eşliğinde ders görmesi gerekiyor. Herkes okursa ve başka mesleklere yönelirse terzilik gibi meslekleri kimler yapacak? Devletimizin bunları göz önünde bulundurması ve çalışmalarını terzilik gibi önemli mesleklerin canlanmasına katkı sağlamak için düzenlemeli.”/Mesut Ercüment

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.